Tantura’yı okuduk.

Ulus sordu, Tantura’nın ailesi anlattı…

O günlerde nasıl geldik…

Tantura 1960’lı yıllara kadar Baf’ın zenginlerindendi.

Baf limanının çoğu onundu.

Dükkânları, depoları, tekneleri vardı.

Yanında işçiler çalıştırıyordu.

Ve derken EOKA…

Sonra zalimce harcama, kıyım başladı.

Müşterileri gitti, sermaye eridi.

Erimeden önce direndi Tantura.

1963 yılında bizler Aşağı Baf’tan kaçıp Mıutallo’ya giderken o “gitmem” demiş ancak Rum çete onu zorla, silahla esir aldı, yerinden koparttı.

Sonra götürüp Mutallo’ya bıraktı.

Mal, mülk sahibi dev gidi Tantura, bir anda eski, döküntü bir evde kiracı durumuna düştü.

Sonrası malum.

1974 süreci çalıştırıldı.

Ve dağlar patlayınca artık Kıbrıslıtürklerin varlığı iyice yokluğa yazıldı.

O günlerden bu günlere nasıl geldik diye çok düşündüm.

Herkes düşündü.

Olmayacak olayları kapımızda bir gecede bulduk.

Sarsıldık.

İnanmadık.

Ama olayların gelişmesi ile istemesek de var olanların ortasında bulduk kendimizi.

Şimdi bu durumdan nasıl kurtuluruz, durumunda bakıyoruz.

Anastasiadis’te kabahat yok mu?

Akıncı’da?

Ve diğer görüşmecilerde?

Hepsi de “çözüm” dediler durdular.

En ciddi yol alanlar bunlardı.

Sonuncular.

Çok ümitliydiler.

Derken Suriye planları darmaduman etti her yeri.

Türkiye umduğunu bulamadı.

ABD hesaplarını oturtamadı.

Rusya yüzyıllık rüyasını ABD ve Türkiye sayesinde eline aldı, Akdeniz’e indi.

Kıbrıs’ta çözüm olsaydı.

İlk şart askerin burayı boşaltması gerekecekti.

Ne garip bir durum…

Bize çözüm için askersizleştirmek gerekiyorken, bizi sömürenlere asker…

Ve bu terse durumla bir defa daha karşı karşıyayız.

Ya askerin kucağında 1960 gibi yaşamaya çalışacağız…

Ya da ilelebet askerin emrinde bağımsız olduğumuz sanarak ve giderek eriyerek.

Tantura…

Siyah beyaz filmler gibi aklımda kalan o sisli günlerin en akılda kalan adamıydı.

Babamla birlikte çok benzerlikler yaşadılar…

O da Baf limanında iş yapıyordu, babam da…

Onu da Kıbrıslırumlar iş yapmasın diye boykot ettiler, babamı da…

O da sonunda limandaki işini kapattı, babam da.

Sonunda ikisi de ev sahibi iken o da Mutallo’da kiracı oldu, babam da…

Ve ikisi de savaştan sonra çok sevdikleri Baf’larını bırakıp yabancı oldukları kuzeydeki kasabalara yerleştiler.

İkisi de sevmedikleri bu yerlerde öldüler.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31