Kıbrıs Türk halkı, tarihinin en kritik sürecinden geçiyor. TC Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’ın tam da bu sürecin içinde KKTC’ye yapacağı ziyaret büyük önem taşıyor.
  
Tarihi niteliği olan bir ziyaret bu.
  
Halkımızın özgür iradesiyle siyasal sorumluluk verdiği yetkililerin sorunlarımızın ana kaynaklarını ve bu sorunların aşılabilmesine dair gerçekçi beklentileri net biçimde Sayın Erdoğan’a anlatmaları gerekir. Ele geçen fırsat iyi değerlendirilmeli.
  
Türkiye büyük bir ülke. Büyük meseleleri var. O nedenle Türkiye’nin sayın başbakanı büyük ülkesinin büyük meseleleri ortasında Kıbrıs’ın meselelerine yeterince zamanını ayıramamış olabilir.
  
Ama şimdi KKTC’ye gelecek ve 2 gün boyunca KKTC’nin meselelerine yerinde odaklanabilme fırsatını bulacak. Odaklanacağı meselelerimizi ona anlatabilme adına, bu 2 gün içinde kaybedilecek tek dakikamız bile yoktur.
    *       *       *
  
Kıbrıs Türk halkı, Türkiye’den kontrolsüz ve sınırsız nüfus akışından tedirgindir. Bu akış, yasadışı ve suça şartlanmış unsurları da çok miktarda barındırıyor. Nüfus patlamasına ve suç saldırısına KKTC’deki olanaklar yanıt verebilmekte gittikçe yetersiz kalıyor.
  
Yatırımlar işsizlik sorununa çözüm getiren bir çizgide gelişmiyor. İthal yatırımlar, ithal işgücünü de peşi sıra getirirken, yerli işsizlerin sayısında patlamalar yaşanıyor. İşsizlik oranı ürpertici boyutta artıyor. Dış kaynaklı büyük yatırımlar, yerel sermayenin rekabet gücünü yok etti. Yatırımların, yerli sermayeye de kucak açacak bir ortaklık sistemini içermesi ve yatırımlardaki işgücü ihtiyacının yerel insan kaynaklarını da gözetmesi gerekir.
  
Üretme ve pazarlama olanaklarına sahip olabilsek harikalar yaratıp kendi ayaklarımız üzerinde durmayı başarabilecek bir halkız…
  
Ekonomi ve devlet bütçesi bugün çok zor bir durumdaysa, bunun nedeni üretim ve pazarlama olanaklarımızın gittikçe kısıtlanmasıdır. Kıbrıs Türk halkı balık tutmasını bilir ama, ne yapsın ki balık tutacak oltası da, denizi de elinden alınmış ve biten denizin kıyısına, çaresizlikler içinde sürülmüştür.  
  
Malı ve hizmeti üreterek pazarlama sisteminin tıkır tıkır işlediği ortamlarda Kıbrıslı Türklerin parmak ısırtan başarılara imza attıkları görmezden gelinemez.
  
Devlet bütçesinin çökertici yüklerden kurtuluşu, özel sektör yatırımlarının başarısına bağlıdır.
  
O nedenle özel sektörü motive ederek üretken duruma getirecek olan bir reçete, bize acilen gereken o kurtuluş formülünün ta kendisidir…
 
Özel sektörün üretken bir dinamizmle ayağa kalması işsizliğin de çaresidir. İş bekleyenlerin devlet kapısına yığılma paranoyası böylelikle aşılabilecek…
  
Şimdi özelleştirme gündemde… KİT’lerin, devlet denetimindeki üretim ve hizmet alanlarının özelleştirileceğine ilişkin haberlerin ulaşmadığı kulak kalmadı… O konudaki çalışmalar olağanüstü gizlilik içinde yapılsa bile…
  
Ama yasasından ve önlemlerinden bile yoksun bu özelleştirme operasyonu kurtuluşumuzun çaresi olamaz. Daha büyük kaoslar yaratır.
  
Kurumların Türkiyeli iş adamlarına satıldığı, onlar çalışanlarını Türkiye’den getirttikleri ve de Türkiye’ye ihracat konusunda etkin önlemler alınmadığı sürece bu iş de yaştır…
     *       *       *  
  
Pazarı olmayan bir ülkenin üretken olmasını ve kendi gölünde balık tutmasını beklemek abesle iştigaldir…
  
70 milyon nüfuslu Anavatan pazarının kapıları KKTC ürünlerine sonuna kadar açılmalı, KKTC’nin önündeki gümrük ve mevzuat duvarları yıkılsın bakalım bu minik ülke kalkınmaz mı!.. Kalkınır da, kendi kendine yeterli konuma da gelir… “Kaliteli üretim KKTC’den, tüketim Anavatan”dan ilkesi bir çıkış noktası olmalı..
  
Rekabet kaygısına da hiç kapılmamalı Türkiye’deki özel sektör. Kıbrıslının üretiminin eti ne, budu ne onların üretiminin yanında?!..
  
Bütün bunların inandırıcı bir dille değerli konuğumuz TC Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’a anlatılmasının tam zamanıdır. Fırsat en iyi şekilde değerlendirilmeli.

KAYNAK: Kıbrıs Gazetesi

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31