Eğer bir ülkeyi yönetenler;

Kendilerinin sebep oldukları bir felaket nedeniyle işsizlik ve açlığa sürüklenen ve de artık can havliyle yollara ve Bakanlık önlerine dökülmek zorunda kalan vatandaşlarının yüzlerine dahi bakamayacak duruma gelmişse;

- Anlayın ki o ülke ya batmış ya da batmak üzeredir.

Ve – daha önce de söylüyorduk – o ülkede insan odaklı, insanı yaşatmaya endeksli bir yapı yerine, insanı ya sefil edip kaçırma, ya da yok etmeye yönelik bir siyasi rejim söz konusudur.

Artık yaşadıkları büyük dramı anlatmaya kelimelerin yetersiz kaldığı KTHY çalışanlarının durumu;

Ya ruhsal dengelerini kaybederek kendi canlarını da tehlikeye atacak bir noktadadır, ya da aynı büyük stres ve travmadan dolayı, onulmaz hastalıklar, ani kalp krizi veya beyin kanaması gibi sağlık sorunlarından – Allah göstermesin – hayatlarını yitirecek boyutta…

Tüm bunlar abartı değil, Kuzey Kıbrıs kamuoyunun gözleri önünde cereyan eden ve dünya üzerinde pek az ülkede görülebilen trajik ve artık dehşete dönüşmekte olan bir tablonun ta kendisidir.

Sen… Bir ülkenin ulusal havayolu şirketini türlü beceriksizlikler ve birtakım başka hesaplarla göz göre göre batıracaksın…

Sonra da dönüp orada çalışan günahsız insanlardan intikam alırcasına, onları işsiz ve aşsız bırakacaksın…

Oysa insan odaklı bir sistem, bu ülkenin bayrağını taşıyan ulusal nitelikli havayolu şirketinin batmasının sorumluları kim olursa olsun;

Orada aç ve açıkta kalan insanlara sahip çıkardı. Birikimlerini anında öder – partizan istihdamlar yapmak yerine – onları başka bir alanda istihdam ederdi.

Boş vaadlerle tamamen oyalamaya ve adeta suçsuz günahsız insanlardan intikam almaya dayalı tarifsiz acılarla yüklü bir süreç yaşanmasına izin vermezdi. Sosyal devlet veya aslında “devlet gibi devlet” vatandaşını bu halde bırakmazdı.

Üstelik o insanlar kendi günahları olmayan bir durum karşısında işsiz, aşsız kalmışlardır.

Kıbrıs konusunda konuşurken çoğu zaman;

Devletimiz bu adadaki teminatımızdır” sözlerini çok duyarız.

Ve doğru… Eğer bu devlet acımasız siyasi bir rejime yedirilmemiş olsaydı, yukarıdaki sözleri her bir KKTC vatandaşının ağzından gururla duyardınız.

Ne ki, Kıbrıs konusunda Güney Kıbrıs Rum Yönetimine karşı “teminat” ve “güvence” olarak düşünülen bu devlet;

Bizzat kendi vatandaşı için teminat olamıyor.

Kendi egemenlik alanı içindeki insanına, bıraktık sosyal devleti, sıradan bir devlet gibi de sahip çıkamıyor, kol-kanat geremiyor.

Onca partizan istihdamlar sürerken, eski KTHY’nin sefaletin eşiğindeki çalışanlarını yok sayan, hiçbir sosyal güvence mekanizmasını çalıştırmayan, bunun için de geçerli ve anlaşılır bir sebep gösteremeyen bir devletin neyin veya kimin güvencesi olduğunu sormaz mı insan?

Yoksa sadece mevcut siyasi rejim ve oligarklarının güvencesi olması için mi kurdu insanlarımız bu devleti?

Hiç sanmıyorum…

* * *

Bakanlar Kurulu toplantısı sırasında eylem yapan eski KTHY çalışanlarına görünmeden sıvışabilmek için arka kapıdan jilet gibi koyu takımları ve rüzgârda uçuşan kravatlarıyla tozlu topraklı tarlaya dalan Bakan fotoğraflarını görünce doğrusu eski KTHY çalışanlarına değil ama onlara çok acıdım.

Çünkü aç, yorgun, bitkin, işsiz ve moralsiz bırakılan insanlar, herşeye rağmen onurlarını koruyorlar ve korudukça da gözümde yüceliyorlar.

Bu yüzden düşürüldükleri kötü durumdan dolayı merhamet hislerim ayağa kalkar ama onlara acımak, hakaret olur bir yerde…

Korudukları onurlarını ve bu çerçevedeki mücadelelerini gıptayla izlerim, onlar bilendikçe, ben de mevcut sisteme daha çok bilenirim.

Bakan efendilere gelince…

Aman ha bir daha o jilet gibi laci takımlar ve ayna gibi ayakkabılarınızla tozlu topraklı tarlalara kaçmayın… Korkmayın siz eski KTHY çalışanlarını yemeye çalışsanız da, onlar sizi yemez. Yine de kaçacaksanız, Nikaragua’yı bir gecede terk eden Somoza ile Viet Nam’ı terk eden son ABD askerlerinin yaptığı gibi bir helikopter çağırın da, giderayak toza toprağa batmamış olun…

İnsana insan muamelesi yapan çağdaş bir sistemin özlemini çekenlerin ise tabiatında ve geleneğinde yoktur insan yemek…

Ama ya bu insan odaklı olmayan rejim ve bekçilerinin?

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31