Elinde fotoğraf makinesi ile sokağa çıkardı…

Esnafa laf atardı…

Esnaf ona laf atardı.

Gülüşürlerdi…

Sonra arabayı kendisi kullanırdı.

Denktaş böyle bir adamdı.

Sevenler var, sevmeyenler var.

Ama o bir Kıbrıslıydı.

Öyle gördük eskiden.

Öyle de bildik.

Baf’a geldiği günleri hatırlarım onun.

Önünde eskort olmazdı.

Konuşacaksa çıkıp konuşurdu.

Bir seferde Hasan Dayı (Deli Hasan) elini kaldırdı, “konuşacam” dedi…

Herkes Denktaş’a baktı.

Denktaş “konuşsun” dedi.

Hasan Dayı konuştu…

“Belediyesi var parkı yok…

Elektriği var şafkı yok…

Bütün pezevenkler bir araya geldi…

Birbirlerinden farkı yok…”

Yönetimi eleştiren konuşmasından sonra okuduğu şiir hatırladığım kadarıyla oydu.

Denktaş alkışladı onu.

Ve işine baktı.

Korumaları olduğunu hatırlamam.

Özlediğimiz aslında Denktaş değil…

Denktaş’ın sıcak Kıbrıslı tavırları.

Saraya Talat geldi…

Sonra Eroğlu…

İkisi de, sarayı halka açacağız, dediler…

Açtılar, açmadılar meselesi değil takıldığım…

Bu açıklamayı neden yapma ihtiyacı duydukları…

Yok yani.

Eskiye ait bir şey kalmadı…

Birkaç dönemdir yağışa hasret Kıbrıs’a yağmur düşüyor.

Yağmur berekettir derdik.

Derler de…

Hasretle bekler çiftçi…

Özlemle bekler bahçeci…

Ve belediyelerin gözü buluttadır.

Hal böyleyken meteoroloji bir felaket haberi verir gibi vermeye başladı yağmuru…

Çünkü Harmancı açıkladı.

“Çarpık yapılaşma…

Dere yataklarının yönlerinin değiştirilmesi.

Bitirilmeyen kanalizasyonlar…

Ve açılmaması gereken yerlerin imara açılması…”

Tek övündüğümüz Denktaş’ın fotoğraf makinesi ile halkın arasında dolaşması değildi…

Halktan ayrılmaya çalışmaması da değil.

Övündüğümüz kültürümüz vardı.

En basitinden bakkalları düşünün.

Pirinç bir bakkalda neyse diğer bütün bakkallarda da aynı idi.

Dürüstlük vardı.

Pazarlık yapılacak diye kazık atmayı bilmezdi kimse.

Ancak.

Nüfus artırılma çabalarına hiç birimiz yumruğu masaya vurarak dur diyemedik.

Ve nüfusla beraber aramıza karışanları Harmancı sıraladı…

Talan, rüşvet, yasak inşaatlar ve devam eden bir sürü aykırılık.

 Neden böyle yazdım derseniz…

Mustafa Akıncı’nın Facebook’ta birkaç fotoğrafını gördüm…

Fotoğraflar Doğan Türk Birliği - Lefke Maçındandı.

Halk ile kucak kucağaydı…

Ümit ışığı gibi çaktı o fotoğraflarda…

İçimden “Vay be daha bitmemişiz” dedim…

Gururlandım…

Saray denilen yerin taş yığını olduğunu, bizleri temsil edemediğini biliyorum…

O taş yığınının Akıncı ile ışıldayacağı o günü sabırsızlıkla bekliyorum.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31