Geçtiğimiz hafta Türkiye’de yapılan Genel Seçimlerde HDP’nin seçim barajını aşması ile, AKP tek başına iktidar olma şansını kaybetti. 12 yıl sonra Türkiye yine koalisyon hükümetleriyle yönetilecek. Aslında demokrasi ile yönetilen ülkelerde koalisyon hükümetleri hiç de korkulacak hükümet modelleri değildir. Bilhassa Avrupa’da birçok ülke koalisyon hükümetleri tarafından yönetilmişler, halen de yönetiliyorlar. Koalisyon hükümetleri döneminde de ekonomik büyüme ve gelişme sağlanmıştır. Çünkü Avrupa ülkelerinde hoşgörü ve anlayış hakimdir. Diğer karşıt partileri ötekileştirme yoktur. Seçimden sonra TBMM’deki milletvekili dağılımı da koalisyon hükümetinden başka seçenek bırakmıyor. Gerçi azınlık hükümeti kurulması da bir seçenektir, ama bugünkü Türkiye’de azınlık hükümetinin icraat yapması mümkün değildir. Üstelik Türkiye Ekonomisi bu kadar kırılgan bir noktada iken. Dahası AKP, bana göre dimdik ayakta dururken. Bugün TBMM’de AKP dışındaki partilerin, farklılıklarını bir yana bırakıp ortak bir paydada buluşamamaları sebebi ile Türkiye bir ekonomik krize girerse, ilk seçimde AKP bir daha yıkılmamak üzere iktidara gelecektir.

                                      ***

AKP’den kurtulmak için Türkiye halkları ile birlikte Türk siyasetinin de önünde tek bir şans vardır. Yukarıda da yazdım. AKP dışında TBMM’de temsil edilen partiler, farklılıklarını koruyarak, ama dondurarak, AKP’ye karşı bir koalisyon oluşturmalıdırlar. Bu koalisyonun yolsuzluklarının hesabının sorulacağı tarihe kadar, bir seçim hükümeti olduğu deklâre edilmelidir. Piyasalara güven vermek için de ekonomi ile ilgili kilit bakanlıklara iş bilen teknokratlar atanmalıdır. Daha sonra ise sıfırlanamayan euroların, ayakkabılardaki milyon dolarların, gezi olaylarının, MİT TIR’larının, yargı ve polisin siyassalaştırılmasının hesabı başta Erdoğan ve ailesi olmak üzere AKP ve yandaşlardan sorulmalıdır. Bu defa Silivri’de hesap verme sırası onlara gelmelidir. Bu şekilde AKP’nin defteri dürüldükten ve TC Siyasi Tarihinin çöplüğüne atıldıktan sonra yapılacak erken bir genel seçimle, diğer partiler sosyal, ekonomik ve siyasi farklılıklarını öne çıkararak seçmenden oy talep etmelidirler. Bundan sonra takdir Türkiye halklarının olacaktır. Türkiye’yi hangi parti veya partilerin yönetmesini isterlerse, o parti veya partileri seçecektirler. Aksi olur ve AKP hangi hükümet modeli olursa olsun, hükümette yer alırsa, ilk seçimde tek başına hükümet olacaktır. AKP dışındaki partiler halktan yolsuzluklarının hesabını sormak için oy istemişler ve almışlardır. Buna rağmen diğer partileri ötekileştirir ve biz asla onlarla koalisyon kurmayız diye diretirlerse, bırakın yolsuzlukların hesabını sormayı, Türkiye’ye padişahlığı getirecek olan AKP’yi bu defa temelli olarak Türkiye’nin başına getireceklerdir. Bakmayın bugün süt dökmüş kedi gibi, Erdoğan’ın etmediği lâf bırakmadığı Baykal’ı kabulünde verdiği ılımlı mesajlara. Muhalefet partileri eğer AKP’ye karşı birleşemezlerse, yarın Erdoğan’ın çelik pençeleri altında inleyeceklerdir. 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31