* Yeni koalisyon hükümeti hafta başında startını aldı… Dilerim, Cumhurbaşkanı Dr. Derviş Eroğlu’nun “tarihi” olarak nitelendirdiği Dr. Sibel Siber hükümetini özletip aratmaz… Hadi bunlar da tarih yazsın da görelim…
   * CTP–UBP koalisyonunun Ankara’nın tercihi olduğu kesinlikle ortaya çıktı. Ne ki, Ankara’nın bu tercihine itibar edilmedi. Şimdi asıl merak edilen, bu tavra karşı Ankara’nın itibarının ne düzeyde olacağı!.. 
   * Dr. Sibel Siber’in başbakanlığı tam 80 gün sürdü… Jules Verne “80 Günde Devr-i Âlem”i yazmıştı. Dilerim eli kalem tutan Sibel Siber de ilk fırsatta “80 Günde Devr-i İktidarım”ı yazar..  
   * Veeee, ana muhalefet şimdi UBP… Hadi bakalım UBP… Muhalefet nasıl yapılırmış göster… Ana muhalefetimiz olarak gündeme alacağın o kadar çok konumuz var ki!..
   * Dr. Sibel Siber Hükümeti, yangın helikopteri alınması kararını üreterek gitti... Ey Özkan Yorgancıoğlu Hükümeti... Boynuna asılan bu kararı yaşama geçir en kısa sürede de, görelim!..
   * Yeni içişleri bakanımız Teberrüken Uluçay’ın adının zor telâffuz edildiğini söyleyenler var. Önerimdir: “Teber Ulu” olsun adı meselâ… 
   * Kıbrıs Türk siyasetinde bıyıklılar sendromu… Bıyıklarını dudağında değil, beyninde taşıyanları göz ardı eden bir sendrom bu…
   * Yeni başbakanımız Özkan Yorgancıoğlu, ilk demecinde kangrenleşen sorunların çözüleceğine vurgu yaptı. Kangrenlere çözüm mü?.. Nasıl?.. Bilinen o ki, kangrenlerin tek çözümü kesip atmaktır… Kesme işlemi başlarsa hiçbir organımız yerinde kalmayacak… 
   * Acı gerçek: 5 yıllık KKTC pasaportu 205 TL, tüm ülkelerde vizesiz kullanılabilen Kıbrıs Cumhuriyeti pasaportu ise 186 TL… “Gidin Rum’un pasaportunu alın” telkini açıkça KKTC Devletinden geliyor. KKTC vatandaşı ne yapsın? 
   * Rahatlığın batması çok kötü bir şeydir... Ve bazı insanlara rahatlık fena batar... Rahatlığın battığı insanlar, kendilerini de, başkalarını da fena halde rahatsız ederler... Onlardan dikkatle korunmak gerek…  
   * “Batı Cephesinde Yeni Bir şey Yok”… Yeni şeyler, hem de en dehşetlisinden, hep doğu cephesinde nedense!..  
   * Mucize yaratan ve yarattıkları mucizelerle dünyayı değiştiren toplumlar, iş günü sendromu olanlar değil, tatil günü sendromu olanlardır. 
   *Eskiden tek-tük kaldırım mühendisi vardı, şimdi sürüsüne bereket, o mühendislerden kaldırımlar geçilmez oldu...
   * Kızıl Gezegen Mars’a gitmek isteyenlerin sayısı artıyor. “Elysium” filmindeki yapay cenneti orada bulacaklarını mı sanıyorlar, ne?!..
   * BM Güvenlik Konseyi’nin malûm güvensizlik kaynağı 5 daimi üyesi orada da olacaksa, kalkıp da Mars’a gitmeyi aklınızın ucundan bile geçirmeyin ey dünyalılar… 
   * “3 saat hazırlan; 1 saat sıra bekle; 2 ton ter dök; sonra 2 dakika içerisinde gelin ve damatla ter alış verişinde bulunarak olayı bitir… İşte ülkemin ‘düğün’ anlayışı…” (Teşekkürler Ayşegül Özmen Garabli)
   * Haftanın öğüdü Tagore’dan: “Güneş olamazsan yıldız ol. Ama gökteki en parlak yıldız sen ol.”
   * “Fırtınanın şiddeti ne olursa olsun, martı sevdiği denizden asla vazgeçmez.” Albert Camus.
   * Temel’in dünyası: Temel hayatında ilk kez helikoptere binmiş. Zaten soğuk olan hava, helikopter yükseldikçe daha da soğumuş. Üşüyen Temel pilota seslenmek zorunda kalmış: “Ula uşağım, üşidim… Şu üstteki vantilatörü kapat daa…”
   * Ve şiir… Can Yücel’den: “Şu deniz aşırı davul sesleri / Yine kim bilir neyi kutluyorlar… / Batmış olmalı ki, bu bahtsız şehri / Her sabah yeniden kurtarıyorlar…” 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31