Nerden başlasam bilemiyorum…

Yaşanılanları düşündükçe hem heyecanlanıyorum hem de kıskanıyorum…

Çünkü bu durum bizde tam tersine işliyor…

Kürt’ü, Türk’ü, Ermeni’si, Kıbrıslısı, Alevi’si yan yana…

Solcusu, sağcısı, ülkücüsü, komünisti, Kemalist’i omuz omuza…

Galatasaraylısı, Fenerbahçelisi, Beşiktaşlısı, Bursasporlusu sırt sırta…

Hepsi Diktatör Erdoğan’a ve partisi AKP’ye karşı tek yürek olmuşlar…

Herhalde sırf bu durum yüzünden Obama Erdoğan’a çok kızgındır…

Çünkü ABD’nin yıllarca Kürt, Türk, Laz, Alevi, Sünni, sağ, sol diye ayırdıklarını, Erdoğan bir gecede birleştirmeyi başardı…

Yalnız biz yine bir yolunu bulup bu durumun bile içine etmeyi başardık…

Erdoğan’ın “bela” olarak adlandırdığı twitter sayesinde ayaklanan tüm kesimler gibi bizde Kıbrıs’tan destek vermek için aynı yolla Kuğulu Park’ta toplandık…

Çoğunluk Türkiye kökenli insanlar ve öğrencilerdi…

Doğal olarak da TC Bayrakları ve Atatürk resimleri ön plana çıkıyordu…

Buraya kadar her şey normal giderken, Gezi Parkı’na destek vermek için eyleme katılan bir kesim arkadaşımız bu durumdan rahatsızlık duydular…

Türkiye’de bu kadar farklı kesimden insanlar omuz omuza mücadele verirken, bu arkadaşlarımızın tahammülsüzlüğü beni çok üzdü…

Sonuçta bu insanlardan ne yapmalarını bekliyorlardı?

Erdoğan’ın “ayyaş” dediği kişi bu insanların lideri…

Eğer siz destek amacı ile oraya geliyorsanız, bazı şeylere katlanmak zorundasınız…

Ha “Katlanmak istemiyoruz” diyorsanız, o zaman destek vermenin de bir anlamı kalmıyor…

Kimse size Türk Bayrağını sallayınız ya da Atatürk’ün posteri ile yürüyünüz demiyor…

Ama aynı şekilde sizde başkalarına yürümesin dememelisiniz…

Bu düşünce ile davrandığınız sürece, 28 Ocak 2011yılında İnönü Meydanı’ndaki mitingde açılan pankartlara bahane bulup mücadeleyi bölenlerden ne farkınız kalır?

Ben o bayrak ile yürümem, ben bu pankartın arkasında durmam, ben bu sloganı istemem, Atatürk’ü sevmem, Ankara’ya laf istemem…

Bunlar tamamı ile korkaklık ve bahanedir…

Üstelik bunlardan rahatsızlık duyup, “faşizme karşı omuz omuza” diye slogan atmakta başlıca bir komedidir…

Kibir dünyanın en kötü şeyidir…

İşte bunun en büyük örneğini Erdoğan’da gördük…

“Tek doğru benim” mantığı ile bir şeyler başarmak mümkün değildir…

Adanın Kuzeyinde bir işgal varsa, bu Türkiye Halkı’nın değil, geçmişten günümüze Ankara’yı yönetenlerin eseridir…

Tabii bizim işbirlikçileri de unutmuyorum…

Bunu ayırt etmek bu kadar zor olmamalı…

Kişisel hırslar ve takıntılar yüzünden ayrılıkçı davranmaya kimsenin hakkı yoktur…

Gezi Parkı sayesinde, Türkiye’de koyun olmadığını söyleyen ve günden güne büyüyen bir halk olduğunu gördük…

Mesele kesilen iki ağaç değil, Erdoğan’ın yıllardır uyguladığı baskıya ve diktatörce uygulamalara karşı bir direniştir…

Bu olayı dar çerçevede görmek yerine, doğru pencereden bakmamız gerekiyor…

Başta Mehmet Ali Talat olmak üzere birçok siyasetçimizin AKP hayranlığı var…

Özellikle bunu dile getirirlerken, AKP’nin Türkiye’de askeri vesayeti yıkıp, onun yerine demokrasiyi getirdiğini iddia edip bunu örnek olarak gösteriyorlar…

Türkiye’deki gelişmeler bu kişilerin dediği gibi olsaydı, sanırım bundan en çok mutlu olacak kesim herhalde Türkiye Halkı olurdu diye düşünüyorum…

Düşünsenize, Türkiye’de iç savaş çıkmış, hükümete karşı isyan var ve Türkiye bu haberleri kendi basınından değil, yabancı basından öğreniyor…

Sizlerin demokrasi anlayışı bu mu?

Kendi halkına karşı kimyasal gaz kullanan, 26 yaşındaki genç bir kızın öldürülmesine “provokasyon” diyebilen bir insan mı demokrat?

Gerçekten “yalakalığın” sınırı yok…

Bunlar koltuğa gelebilmek için bizlere Hitler’i bile Gandi diye yutturmaya çalışırlar…

Uyan Kıbrıslı, artık bazı şeylerin değişme vakti gelmiştir…

Ama slogana gelince “faşizme karşı omuz omuza”…

Adamın her yerinden kibir akıyor…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31