Mehmet miydi Murat mı?

Belki Süleyman…

Kim bilir Hamdi de olabilir.

Her neyse…

İsme takılmamak lazım…

Kimin ne olduğu ne için bulunduğuydu önemli.

Neticede o bir insandı.

İnsan veya insanlar tarafından işlenmiş cinayetti.

Katiller götürüp Aşağı Baf’taki mağaraya atmışlardı cesedini.

Babam birisine fısıltıyla söylüyordu, “Yazık etmişler”.

Oradan duydum.

Bir Türkün Rumlar tarafından katledildiğini öğrendim.

Kinim bir daha artmıştı.

Korkum da elbet…

Bu kin benden vallahi de gidemez andını daha sık tekrarlar olmuştum…

O tarafa hiç geçmemeli, diyordum.

Yıllar geçti.

Korkular tavan yaptı.

Paniklemeler, tedirginlikler…

Sonra kurşun sesleri…

Bombalar.

Ölmeler, öldürmeler.

Dünya böyle olmamalıydı.

Karşı taraf da, karşı tarafa kin de...

Ne var ki karşı dediğimizde?

Burnuyla nefes alan, ağzıyla konuşan, üzülen, sevinen bir canlı…

Tıpkı biz.

Tek fark beynine işlenenlerle, bizimkisine kazınanlar.

Gördüklerimizi aynı görsek de beyinlerimiz farklı algılar.

Farklı değerlendirir.

Ve vücut farklı algılara göre hareket eder.

Yaşanabilir bir çevremiz var.

Birçok canlıyı barındıran yerküre…

Kendi kendine güneş etrafında dolaşarak gerekli şartları hazırlıyor, hazırda tutuyor.

Birkaç santimlik kayma olsa.

Düşünmeyin bile.

Nasıl bir tufan çıkar, nasıl karmaşa olur.

Ve nokta…

Evrende kendi kendine dolaşan bir küre tabut.

Milyarlarca ceset.

Belki o zaman hava olmadığı için cesetlerimiz çürümez de.

Mikroorganizmalar olmadığı için erimez de.

Olduğu gibi aynı sakalla, aynı yüz ifadesiyle dolanır dururuz ama bunu kimse bilemez.

Ta ki beş on trilyon yıl geçecek.

Tesadüfen dünyada başladığı gibi canlılık oluşacak.

İçlerinde bir akılı tür çıkıp uzayı araştıracak.

Ve bizi bulacak.

Belki de yeniden hayat verecek…

Sonra biz orayı da karıştıracağız…

Olur mu?

Neden olmasın…

KKTC’de polise daha fazla yetki vermeyi tasarlıyorlar, buna çalışıyorlar.

Ki asayiş olsun…

Hey gidi akıl hey…

Adını hatırlayamadığım o Türk’ü yine kim oldukları hala açıklanmayan ama bilinen Türk’ler katletti.

O mağaraya, ben, “kin” andını daha çok yapayım…

Beynim gözlerimin gördüklerini beynim, karşıdakilerin algıladıklarından farklı algılasın diye attı.…

Ve Kıbrıs bugünlere geldi

Oysa o günlerde poliste tabanca bile yoktu…

 Ve huzur bugünden çoktu….

Öyleyse beyler düşünün…

Beyinlerinize bir tekalemit zamanı gelmedi mi?

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5