Bir temel atma töreni vardı Kıbrıs’ın kuzeyinde…

Başlarında Bülent Arınç.

Bir sıra dizildiler.

Ortada Arınç, yanlarında bizim yetkililer…

Ve firma sahibi…

Başlarına kask koymamışlardı daha.

Betona zaman vardı.

Beton dökecen, demiri döşeyecen ki başına maazallah bir şey düşmesin.

Düşerse sakatlanmayasın.

Zaten iş yeri güvenliğinde olmazsa olmazdır kask.

Beyazı var, sarısı var…

Hatta mavisi.

Ama kırmızısı var mı bilmiyorum.

Madencilerde görmüştüm kaskı.

Başlarında fener vardı.

Karanlık dehlizlerde ilerlerlerken ellerini kullanmadan yollarını buluyorlardı.

Çapaladıkları yerleri engelsiz görebiliyorlardı.

Dünkü törendekilerin başlarında kask yoktu, ışık da.

Ama kask yanlarında duruyordu.

Birileri getirdiler.

Hepsinin önlerine koydular.

Birisi aldı, başına koydu, güldü.

Diğerleri bakmadılar bile.

Ne gereği vardı ki kaska.

Kask dediğin canlı iş yerlerinde olmalı…

Başına beton parçası, taş, demir düşmesin, kafayı yarmayasın diyedir.

İş güvenliği meselesi…

Bizden kendisini yetkili yerine koyanların hepsi oradaydı, bir tek Yorgancıoğlu yoktu.

Cumhurbaşkanı…

Ulaştırma bakanı.

Gözleri sağda solda duran TC’li yetkililerdeydi.

İyi yapmış mıyım bakışlarıydı onlarınki.

Kurdele keserken, mikrofonda konuşurken…

Kim daha göze girecekti meselesiydi bu.

Kimse kalkıp da TC’li firma yetkilisine, “Sen kimsin ki Avrupa’da uçak firması kurup, bizim izolasyonları kaldırmak için çalışacaksın,” diye sormadı.

Güldüler.

Kimse kalkıp da, “ben Kıbrıs’ı çok sevdim, burada daha yapacak işlerim var” deyişine, “dur bakalım izin aldın mı, bizimle görüştün mü” demedi.

O ne söylediyse bizimkiler alkışladılar.

 Ve kurdeleyi keserek borudan beton akıtma işine geçtiler.

Boru bu.

İncesi var, kalını var.

Gri renklisi, siyahı, hatta koyu yeşili var…

Ama kırmızı renklisi var mı bilemem.

Bazı borulardan su akar, bazılarından petrol.

Bazılarından sadece kablo geçirilir bazılarından ise kamyon.

Ciddiyim.

Kamyon geçecek kadar genişlikte borular var.

İyi ki bize o kadar büyük boru döşemediler daha.

Bizimkiler gaz için, su için bir de kimlikle girenler için…

Diyeceğim o ki…

Kurdeleyi bizimkiler kesip, onlar boruyu akıtırlarken, onlar Kıbrıs’ta ambargolar kalksın Kıbrıslılar rahatlasın demişlerdi…

Bizimkiler de alkışlamışlardı…

O anda düşündüm de kimse onlara, “ciddi misiniz” diye soramadı.

Ben sorayım…

Gerçekten TC, Kıbrıslıların bağımsız olmalarını, kendi devletlerini kurup onlarla iki komşu ülke olarak devam etmelerini istiyorlar mı?

Yoksa hepsi hikâye, işimiz boru mu?

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31