Bakanlık için ismi daha ilk geçtiği günlerde ona kefil olduğumu yazmıştım…

Elbette bu yaptığım çok riskli bir şeydi…

Hele de KKTC şartlarında…

Ama o hem duruşu, hem icraatları, hem de düzgün kişiliği ile beni haklı çıkardı…

O yüzden Mehmet Harmancı’ya çok teşekkürler ediyorum…

Özellikle TKP kültüründen gelmesi ve Akıncı gibi bir lideri benimsemesi, onun dik duruşundaki en büyük etkendi…

Tabii aldığı aile terbiyesi ve onurla taşıdığı Kıbrıs kültürü de…

Kumsallarımızı kendi elleri ile temizleyerek bir bakanın sadece özel davetlere ve açılışlara katılması gerekmediğini gösterdi bizlere…

Ve bu kısacık dönemde saymakla bitmeyecek olumlu icraatları ile bizlere bir bakanın kısıtlı yetkiler ile neler yapabileceğini kanıtladı…

Gönül isterdi ki, değişimden bahseden CTP-BG ve DP-UG değişime öncülük etselerdi…

Ve her şeye rağmen Mehmet Harmancı’nın o bakanlıkta kalmasını sağlasalardı…

Ama ne yazık ki, sözde parti içi dengeler ve benden olmayanla bu yolu yürümem mantığı buna izin vermiyor…

Bu partiler gerçekten toplum yararına bir şey yapmak isteselerdi, bana göre böyle “radikal” kararlar alırlardı…

Anacak bu partilerin üye yapıları buna izin vermiyor…

CTP hükümete gelmişse, aldığı tüm bakanlıkların başında bir CTP’li olmalıdır…

Hatta müdüründen, temizlikçisine kadar…

Bu diğer tüm partiler içinde geçerli olan bir durum…

Neyse, mümkün olmayanları bırakıp, mümkün olana bakalım…

Yani, CTP- DP hükümetine…

Öncelikle ortaklıkları hayırlı olsun…

Bana göre mümkün olan en doğru hükümet modeli gerçekleşmiştir…

AKP’nin baskısı ve Talat’ın ısrarı ile CTP’nin hükümeti UBP ile kuracağını tahmin etmiştim…

Hatta bir ara ibre tamamı ile UBP’ye dönmüştü…

Ancak CTP tavanında ve tabanında bulunan bazı kişiler buna izin vermediler…

İşte asıl tebrik edilmesi gereken insanlar onlar…

CTP doğru olanı yapmış ve tamamı ile AKP’nin kontrolü altına giren UBP ile ortaklık kurmamıştır

Ayrıca CTP’nin bu kararı, AKP’ye karşı da doğrudan bir mesaj içermektedir…

Şimdi asıl önemli olan bundan sonrasıdır…

Hükümet kurulduğu anda ilk ziyaretçisi Elçi Akça olacaktır…

Tabii elinde ekonomik paketiyle birlikte…

İşte o an verilecek olan tepki, yeni hükümetin nasıl bir yol izleyeceğinin habercisi olacaktır…

Sibel Hanım gibi davranıp, ardından da bir taahhüt mektubu gönderilecekse, bu iş en baştan itibaren yaş demektir…

Aksi bir tutum sergilenirse!

Yani, bu paket bize uymaz, biz kendi programımızı hazırlayacağız denirse, gelecek için bir umut olacaktır…

Ancak şunu peşinen söyleyeyim ki, Ankara bu hükümete çok az tolerans gösterecektir…

Çünkü hükümetin bir ortağı CTP ise, diğer bir ortağı da DP’dir…

Yani, Derviş Eroğlu’dur…

Dolayısıyla Ankara bu durumdan duyduğu rahatsızlığı mutlaka elinde bulundurduğu imkanlar ile gösterecektir…

Bazıları “yine Eroğlu” kazandı diyor…

Hayır, bu defa Eroğlu değil, bana göre az da olsa toplumun kendisi kazanmıştır…

Bunun nedeni kurulan yeni hükümetin yapacağı icraatlar değil, Ankara’ya verilen mesajdır…

Ve bu mesaj da oldukça açıktır;

“Kıbrıslı Türklerin tavanını belki ama tabanını asla satın alamazsın ve dayatmalarını burada asla uygulayamasın”…

*Not: özellikle CTP kendisine verilen bu fırsatı iyi kullanmalıdır… Çünkü aksi bir durum halinde gazetelerin yeni manşeti “CTP tumba” olacaktır… 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31