“Toparlanıyoruz” dedi, toparlandı gitti…

Çünkü başını kaldırdın mı topuzu yersin bu ülkede.

Bu felsefe yapımız sanırım biz doğmadan önce de vardı, ileride de olacaktır…

Örnek mi?

Dr.İhsan Ali…

Baf’ta yaşayan bir Kıbrıslıtürk doktordu…

Baflılara yardımlarını kimse inkar edemez…

Onu yakından tanıyan babam ondan hep iyi olarak bahsederdi…

Bu yüzden liderliğini, insanlığını hep iyi bildim...

Babam bir ara sırf İhsan Doktor’cuydu diye TMT tarafından ölümle tehdit edilmişti…

O olaydan sonra – silahlı iki Baflı Türk tarafından kendi arabasıyla üstelik öldürülmek üzere götürüldüğü o günden sonra- babam TMT yemini etmiş TMT’ci olmuştu.

Ve o günden sonra İhsan Doktor’dan fazla bahsetmeyerek yaşamasını sürdürdü…

İhsan Doktor’un büyük bir hatası vardı, o da Denktaş’a ciddi rakip olması…

O, bilhassa Kıbrıs’ın geleceği ile ilgili düşüncesinde Denktaş’la zıt görüşteydi…

O, İnönü gibi Kıbrıslıtürklerin 1960 Kıbrıs Cumhuriyeti’ne sıkıca sarılmalarını isterken Denktaş bizlerin gettolarda yaşaması ve Kıbrıs halkının Türk ve Rum olarak ikiye ayrılıp gelecekte Kıbrıs’ın da bölünmesini istemiştir…

Hatta İnönü’nün tıpkı İhsan Doktor gibi, “Cumhuriyette kalın” demesine rağmen Denktaş bu uğurda geri adım atmadı.

Ve sonunda Makarios’un danışmalığını da yapan İhsan Doktor’u hain ilan ederek Türklerin yoğun yaşadıkları bölgelere girmesini yasakladılar.

Hain edildikten sonra Doktor hep diğer tarafta yaşadı zorunlu birkaç halden başka Tük bölgesine giremedi…

Türk bölgesinde kalan yakınları ise çıkamıyorlardı…

“Toparlanıyoruz” dedi, toparlandı gitti…

Özersay’ın görüşmeci olarak görevinde kaldığı dönemde Kıbrıs’ta çözüm olmayacağını hepimiz gibi o da biliyor olmalıydı…

Hatta Eroğlu da biliyordu, Hristofyas da…

Ancak ne olduysa oldu Özersay,”Ben yokum” dedi gitti…

Oysa ki işler tıkır tıkırdı…

New York dersen New York…

Hilton dersen Hilton…

İstanbul, Brüksel, Londra…

Ban Ki Moon, RTE, Cemil Çiçek…

 Ne ararsan var bu pazarda…

Bir elin yağda bir elin baldadır.

Ye, iç, gez cebinden çıkacakları düşünmeden hem de…

Nasılsa çözüm olmayacak…

Nasılsa biz de çözüm istemiyoruz zaten deyip sesini çıkartmasa Özersay yine bu bal kaymak meselesine devam edecekti…

Kimse de onu yapamadıkları için suçlayamayacaktı…

Yani yedikleri kar yiyecekleri de kar kalacaktı…

Ki durup dururken, “ Toparlanıyoruz” deyip gitti…

Neden gittiğini şimdilik anlayamadım…

Belki anavatanı emretmiştir, belki de bir bildiği vardır…

Bir bildiği yoksa yanlış yaptığını ayağı yere basmayınca anlayacaktır.

Her neyse Doktor’dan biraz bahsederek günümüze geldim…

Doktor başarıp Denktaş’ın yerine geçseydi…

Ve Kıbrıslıtürkleri lideri olsaydı…

Muhtemelen bugün ne görüşmecilere gerek kalacaktı ne de Özersay güya “önemli” bir işten ayrılmış gibi muamele görecekti…

Ne yazık ki yanlışlar hep aleyhimize oldu…

Hala oluyor.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31