Adına devlet denen bu ucube kurumsal yapıyı yönetme iddiasında olanlar, bir taraftan bütçe açıklarının büyümesinden şikâyet ederken, diğer taraftan da toplaması gereken vergi gelirlerini affetmekte, kesilen her türlü cezayı da toplayamadığı için, iki türlü gelir kaybına uğramaktadır. Çareyi HP endeksini düşük çıkararak vatandaşını çalmakta bulmakta, uyguladığı sıkı mali politikalarıyla hayatı pahalılandırarak çekilmez hale getirmektedir. Düşen tüketim harcamaları nedeniyle de devletin gelirleri de düşmektedir. Bu şekilde kısır döngü yaratılarak daha fazla TC’eye muhtaç olunmaktadır.

                                            ***

Daha önce de yazdım. Anımsatayım. Son vergi affı kararnamesi ile sadece iki kişi veya kuruma tam 67 milyon lira bağışlandı. Dava edilip hakkında yargı kararı alınan vergi yüzsüzlerinin bile borçlarını  ödemeleri halinde %45’ine af getirildi. Bunun yanında Çalışma Dairesinin “kaçak işçi” çalıştıran işyerlerine kesmiş olduğu cezaların %70’nin ödenmemesine karşın sadece seyredilmekte, böylece hazine milyonlarca liralık gelirden mahrum olurken, kaçak işçi çalıştırmak da teşvik edilmiş oluyor. Çalışanlarını asgari ücretten ödenir gösteren birçok yüzsüz işveren tarafından, sosyal fonlar ile vergi dairesinin çalınmasına göz yuman bu ucube yapı, gelir artışı için dolaylı vergilere yüklenmektedir. Digi Tech’ten 10 milyon dolar, Ercan’ı alan Taş Yapı’dan da %16 KDV bedeli olan 16 milyon euroyu almadığı gibi,  Sosyal Sigortalar Yasasında değişiklik yapılmadığı için, bugün kamudan emekli olanlar da 15 yıllık bir yatırımdan sonra yeniden emekli olmakta ve çifte emekli maaşı almaktadırlar. İngiliz zamanında kamudan emekli olanların, değil bir işletmede veya kendi nam ve hesabına çalışması, 1 bağ yasemin veya iki tane bulgur köftesi sattığı dahi tesbit edilmesi halinde emekli maaşı anında kesilir ve bir daha zor bağlanırdı. Bu ucube kurumsal yapıda değil kamudan emekli olanlar, kamuda halen çalışmakta olanlar da mesleklerine uygun işleri biraz da bağlı oldukları kurumların imkânlarını da kullanarak yapmaktadırlar. Vergi vermedikleri gibi daha ucuza çalışacak imkânlara sahip olduklarından serbest meslek sahiplerine de haksız rekabet etmektedirler. Valinin bakanı da 16 milyon TL ekstra gelir toplayacak diye, devletin yüzmilyonlarca liralık alacağından af kararnamesi ile vazgeçmektedir. Bu arada yeniden anımsatayım. Yüzmilyonlarca doları sahipleri tarafından hortumlanan bankalar için bu hükümetçik de kılını bile kıpırtdatmıyor. Bu arada TC Yardım Heyeti’nin 2013 Durum Raporunu incelediğimiz zaman kamu borcunun GSYİH’nın %150’sini geçtiğini ve bunun artarak tehlikeli boyutlara ulaştığını görürüz. Bilhasa kamu iç borcunu yerel, bilhassa iki kamu bankası ile İhtiyat Sandığından borçlanan bu ucube yapı yüzünden İhtiyat Sandığı da, kamu bankaları da risk altındadırlar. Bırakın ana parayı, son yıllarda kamu borç faizinin ödenmesi için bütçeleştirilen kaynaklar da, başka alanlarda kullanıldığı için borç sürekli artmaktadır. Ucube yapının kamusunun, kredi olarak kullandığı ve ödemediği krediler yüzünden, bankaların kredi olarak kullandıracakları kaynakları azalmaktadır. Bu ise kredi faizlerinin yüksek olmasının başlıca nedenlerinden biridir. Yüksek faiz ise yüksek maliyet ve daha az yatırım demektir. Tüm bu gerçeklere rağmen yönettiklerini (!) sananlar emirname ile vergi yüzsüzlerine af getirip, almaları gereken parayı onlara bağışlamaktadırlar.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31