Rap, rap, rap, rap…

Rap, rap, rap, rap…

Rap, rap, rap, rap…

Sıra sıraydı öğrenci grupları.

Önde küçükler.

Arkada biraz daha büyükler.

Sıra sıraydılar.

Ayaklar aynı anda hareket ediyordu.

Uygun adımdı.

Rap, rap, rap, rap diye geçiyorlardı.

Baştaki kemere sokulmuş bayrağı taşıyordu.

Arkada marşlar çalıyordu.

Sonra öğrenci faslı bitti.

Askerlerin faslı başladı.

Rap, rap, rap, rap…

Rap, rap, rap, rap…

Rap, rap, rap, rap…

Geçiyorlardı.

Başlarında rütbelileri ilerliyorlardı.

Yüzler hedefe kilitlenmiş gibi bakıyordu.

Duygu sıfırdı ancak.

Gülmek, somurtmak, ağlamak yoktu.

Eller tek gibiydi.

Ayaklar da öyle.

Bir taraf öne diğer taraf arkaya.

Tek vücut misali…

Rap, rap, rap, rap…

Rap, rap, rap, rap…

Boy boy dizilmişti askerler.

Omuzlarında tüfekler.

Kaşlar çatıktı.

Başlarda kasklar.

Ve bellerde kemere sarılmış şarjörler.

Geçip gittiler.

Sonra jeeplerin boy gösterisi başladı…

Sonra tankların ve ağır silahların ilerleyişleri…

Brooom, brooom, brooom…

Egzoz dumanları yükseldi göğe.

Paletler asfaltı ezdi.

Yürünen, basılan asfalt inliyordu.

Deprem gibi sarsıntıyı hissetmek için kulağı yere dayamaya gerek yoktu…

Yolun kenarındaki platformda komutanlar, askerler, asker eşleri ve cumhurbaşkanı ile eşi…

Cumhurbaşkanı ayaktaydı.

Komutanlar ayaktaydı.

Biri selam veriyor diğeri selamı alıyor.

Disiplin öndeydi.

Ve güç gösterisi için yapılması gereken ne varsa oradaydı.

Ki durdum.

Yahu dedim…

Bu törenleri hep gördük.

Yaşadık.

İçindeydik.

Önde geçen o öğrencilerden biriydim bir zamanlar.

Sonra arkada rap, rap, rap, rap yürüyen asker...

Kemerde bayrak taşımadım ama omuzda silah taşımıştım.

Sırayla mı tüm bunlar?

Herkes asker doğup asker mi yaşamalı?

Sonra, ne gereği var tüm bu törenlere diye sordum kendime.

Ne için tüm bunlar?

Çağımız uzay çağı…

İnternet çağı.

Sosyal iletişim çağı..

Tık, dersin hangi şehirde, hangi mevzide, kaç silah, kaç asker, görürsün.

Hatta silahların içindeki barutun cinsini…

Peki bu çağda böyle gösteriler ne için yapılır?

Yok eğer düşmana korku vermekse, düşman zaten korkuyor olmalı.

Aksine bilinmeyen daha korkunç olmalı.

Öyleyse bu ne?

Bu yazdığım tören, herhangi bir ülkenin tören yazısı olabilir…

Ama törenler genelde o ülkelerin kendi zafer günlerinde olur…

Peki bizde neden olur?

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31