Süleyman Demirel’in cenaze töreni çok ilginç görüntülere sahne oldu...

Türkiye’nin önde gelen TV kanalları bu görüntülere ve yaşanılanlara tören günün akşamı ana haber bültenlerinde geniş yer verdi...

Örnek vermek gerekirse, mesela Erdoğan ile Gül’ün aralarında esen soğuk rüzgar ve cenaze töreni sonrası Erdoğan – Gül görüşmesi gibi...

Adamlar işini o kadar bir iyi yapıyor ki, en ufak bir detayı dahi kaçırmıyorlar...

Fakat bu kadar ince ayrıntıya yer veren TV kanallarının cenaze töreninin en önemli olayına hiç yer vermemesi doğrusu habercilik açısından beni fazlasıyla düşündürdü...

Çünkü “yabancı” ve “bağımsız” bir devletin, Türkiyeli bir siyasetçinin cenaze törenine bu kadar üst düzey bir katılım gerçekleştirdiğine sanırım Türkiye daha önce hiç tanıklık etmemişti!..

Yani “bu bir ilk” olabilir!..

Düşünsenize!..

KKTC Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı...

KKTC Başbakanı Özkan Yorgancıoğlu...

KKTC 3’üncü Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu...

KKTC kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Raif Denktaş’ın oğlu, eski başbakan yardımcısı Serdar Denktaş...

Temsil düzeyine bakar mısınız?

Boru değil yani!..

Bir ülkenin cumhurbaşkanı, başbakanı, eski cumhurbaşkanı ile eski başbakan yardımcısı ülkenize geliyor ve sizin eski cumhurbaşkanınızın cenaze törenine katılıyor ama basınınız haberlerinde onlara en ufak bir yer vermiyor!..

Tıpkı Yalova kaymakamına yer vermedikleri gibi!..

Daha iyi anlaşılması için şöyle bir örnek verelim;

Düşünün ki aynı cenaze törenine bizimkiler değil de Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve Başbakan Dimitri Medvedev katılmış olsaydı, Türkiye basını tören ile ilgili haberlerini yine aynı şekilde mi verirdi?

Yoksa tüm haberlerini Putin’in üzerine mi inşaa ederlerdi...

Veya Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande ile Başbakan Manuel Valls törene katılmak üzere Türkiye’ye gelmişler!..

Sizce aynı şekilde ağırlanıp, aynı şekilde sessiz bir şekilde Türkiye’den ayrılabilirler miydi?

Bakınız Rusya ve Fransa’nın eski cumhurbaşkanları ile devletlerinin kurucusunun oğlunu falan da yazmıyorum...

Sadece en üst düzeyde bulunan iki devlet adamının bu cenaze törenine katıldığını farz ediniz diyorum!..

Sonuç yine mi böyle olurdu?

Medvedev koşarak Erdoğan’ın elini sıkmaya mı çalışırdı?

Yoksa tam aksi mi yaşanırdı?

Elbette ben gerçekleri bilen ve yıllardır bunları kaleme alan bir kişiyim...

Fakat ne yazık ki gerek çıkarı için gerekse de saflığı yüzünden halen KKTC’nin bağımsız bir devlet, Türkiye’nin de bu bağımsız devleti tanıyan tek ülke olduğu safsatasına inananlar var!..

Şimdi konuyu çok daha iyi anlamınız için kendimizden bir örnek veriyorum;

Türkiye’de Erdoğan’ın varlığından bile haberdar olmadığı dernekler KKTC’ye geldiklerinde ellerini kollarını sallayarak KKTC Cumhurbaşkanı ile görüşebiliyorlar...

Yine Türkiye’den bıraktım Eroğan’ı, Davutoğlu’nu falan...

Meclis Başkanı Cemil Çiçek’i, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nu falan da geçtim...

Yahu isminin önünde AKP ile ilgili en ufak bir unvan bulanan kişiye biz neredeyse devlet töreni ile karşılama yapıyoruz...

Bu kişi KKTC’nin cumhurbaşkanı, meclis başkanı, başbakanı, başbakan yardımcısı ve ilgili bakanları tarafından makamlarında ağırlanıyor...

AKP’yi bir kenara bıraktım, Türkiye’nin muhalefetini bile bu düzeyde ağırlıyoruz...

Kimi dönemlerde KKTC cumhurbaşkanının gelen kişileri karşılamak için hava alanına gittiğine bile şahit olduk!..

***

Değerli okurlar, Türkiye’yi yönetenler KKTC’yi bir devlet olarak görmüyor...

Artık bu gerçeği tüm toplum olarak kabullenmeliyiz...

Çünkü burada yanlış olan Türkiye’yi yönetenler değil hala daha aramızda “burası bağımsız bir devlettir” safsatasını savunanlar ve bu safsataya inananlardır...

Fakat bunun yanında gerçek olan bir şey varsa, o da burada bir toplumun var olduğudur...

İşte bu noktada bizleri temsilen Türkiye’deki törenlere gidenler veya siyasi temaslarda bulunanların ezikliği ve etkisizliği bu toplumun onurunu zedeliyor...

Tam da bu noktada ben Sayın Akıncı’nın o koltuğa sırf prosedürleri uygulamak için seçilmediğinin altını çiziyorum...

Toplum ondan diğerlerinden farklı davranmasını istiyor...

Sırf bu nedenledir ki başındaki 40 yıllık saltanatı yıkıp Sayın Akıncı’yı o makama getirdi...

O makamın resmi ismi “Kıbrıs Türk Toplumu Lideri”dir...

Ben bir Kıbrıslı olarak liderimin sahte makamın prosedürlerini uygulamak ve sahte makamın gereğini yerine getirmek için Türkiye’ye gidip bu toplumun onurunu zedelemek yerine, realite yolunda korkusuzca toplumuna liderlik etmesini beklerim...

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31