16 Aralık 2020 Çarşamba 13:57
985 Okunma
Erdoğan: Bu karar ülkemizin egemenlik hakkına saldırıdır

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Niğde-Ankara Otoyolu 2. Kesim Açılış Töreni'ne canlı bağlantıyla katıldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamalarından öne çıkan başlıklar:

Yatırıma, üretime, ihracata ve istihdama yönelik özel destekleri ve teşvikleri asla ihmal etmiyoruz. Ankara-Niğde Otoyolu'nun ülkemize, sağlayacağı vakit ve yakıt tasarrufu sayesinde yılda 1,6 milyar liranın üzerinde katkısı olacaktır.

"İlk defa bir NATO üyesi olarak ülkemize uygulanmıştır"

Ülkemizde meşru rekabet zemininde mücadele edemeyenler tek taraflı yaptırım tehditleriyle bizi yolumuzdan çevirmeye çalışıyor. Bir süredir gündemde olan ABD yaptırımları açıklandı. Çok net ifade ediyorum 2017'den bu yana CAATSA konusunda hiçbir ülkeye Türkiye’den başka bu yaptırım uygulanmamıştır. İlk defa bir NATO üyesi olarak ülkemize uygulanmıştır.

"Bu karar ülkemizin egemenlik haklarına yönelik aleni bir saldırıdır"

Bu nasıl bir ittifaktır? Bu nasıl bir müttefikliktir? Bu karar ülkemizin egemenlik haklarına yönelik aleni bir saldırıdır. Kararın gerekçesi nedir? Gerekçe, Türkiye'nin Rusya'dan S-400 hava savunma sistemi almasıdır. Peki, Türkiye bu yola ne için başvurmuştur? Amerika çok zuun zamandır kendi elindeki hava savunma sistemlerinin ülkemize satışına izin ermiyor. Kaldı ki F-35 uçaklarının bine yakın parçasını Türkiye üretiyor ve Amerika’ya veriyor. Senato’da çıkan engellerin yanı sıra, bu sistemleri almak için istediğimiz şartların hiçbirini karşılamayan Amerika, biz ihtiyacımızı başka bir yerden karşıladık diye yaptırım silahını çekmiştir.

"Asıl amaç yeniden bizi kendilerine bağımlı hale getirmektir"

Önümüze konan, Türkiye'nin S-400 alması ve bu sistemin hiçbir teknik izah getirilemeyen F-35’ler için, paranın büyük kısmını verdiğimiz halde tehdit teşkil ettiği iddiası sadece bir bahaneden ibarettir. Asıl amaç, ülkemizin savunma sanayiinde son dönemde başlattığı atılımların önünü keserek yeniden bizi mutlak olarak kendilerine bağımlı hale getirmektir. Üstelik bunu kendi yayınladıkları raporda alenen belirtiyorlar.

En başından beri muhataplarımızın karşısına 'S-400 konusunda endişeniz varsa gelin teknik çalışma grubu kuralım, sorunu diyalog ve diplomasi yoluyla çözelim.' teklifiyle gittik. Fakat belli ki maksat üzüm yemek değil bağcıyı dövmek. Şayet S-400 konusu olmasaydı başka bir gerekçeyle benzer yollara başvurulacağı anlaşılıyor.

"Savunma Sanayii Başkanlığımızın projelerini hızlandıracağız"

Peki şimdi ne olacak? Biz kendi işimize bakacağız. Savunma sanayiimizi, her bakımdan bağımsız hale getirmek için dünkünün iki kat fazlasıyla çalışacağız. Savunma Sanayii Başkanlığımızın projelerini hızlandıracağız, savunma sanayii firmalarımıza daha çok destek olacağız. Daha evvel yaptırım kararı alınan bakanlarımıza yaptığımız gibi, Savunma Sanayii Başkanımız İsmail Demir'e ve ekibine daha çok sahip çıkacağız. Kamu kurumlarımızla, vakıf şirketlerimizle, özel sektörümüzle yakın iş birliği içinde yolumuza devam edeceğiz.

Üstelik ülke olarak böyle bir durumla ilk defa da karşılaşmıyoruz. Türkiye, 1974 Kıbrıs Harekatından sonra da yaptırıma tabii tutulmuştu. İşte o yaptırımın ardından bugünkü savunma sanayiimizin temellerini atmıştık. Bugünkü yaptırım kararıyla da her alanda küresel liderlik seviyesine çıkacak bir savunma sanayii inşa etme yolunda adımlarımızı hızlandıracağız.

"Türkiye artık yaptırımlarla kilitlenip kalma noktasını geride bırakmıştır"

Hükümetlerimiz döneminde, savunma sanayiine verdiğimiz önemin sebebi, tam da böyle durumlarda ülkemizin ayakta kalmasını sağlamaktır. Terörle mücadelemizi, sınır ötesi harekatlarımızı, savunma sanayii ürünleri ihracatımızı, yüksek teknolojiye dayalı her türlü araç ve gerecin tasarımını, yazılımını, üretimini kararlılıkla devam ettireceğiz.

Hamdolsun Türkiye artık bu tür yaptırımlarla kilitlenip kalma noktasını çoktan geride bırakmıştır. Elbette sıkıntılar olacaktır ama her sıkıntı bize beraberinde çözümü için bir kapı da aralayacaktır. Bir kez daha bu şarkı burada bitmez diyoruz, bir kez daha durmak yok yola devam diyoruz, bir kez daha sen Türkiye'sin, büyük düşün diyoruz.

Savunma sanayiimizden yeni müjdeler alıyoruz. ASELSAN ve ROKETSAN tarafından geliştirilen ilk yerli ve milli hava savunma füze sistemimiz HİSAR-A'nın envantere giriş öncesi son kabul testi yapıldı. Son test birkaç ay gecikti. Normal şartlarda yurtdışından tedarik edilen parçaya ambargo uygulandı. Yerli parçayı kısa sürede geliştirdik, füzeye entegre ettik kısa sürede neticeye ulaştık.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.