Geride bıraktığımız hafta boyunca yaşananlar aynen bir satranç tahtasındaki hayati hamlelere benziyordu.

Yaşananlar gerçekten çok ilginçti.

Kıbrıs Türkü tarihi bir kalabalıkla meydanlara inerek tarihi bir tepkiyi yansıtıyordu.

Meydana kimin ne için indiği belli olmayan bir mitingte, Türkiye karşıtı bir söylemin ortaya çıkması, Rum tarafını da AB’yi de fazlasıyla mutlu ediyordu.
Bu söylemlerin meydanda yer alması için aslında AB de Rum da çok büyük bir çaba sarfetti.

Meydanlarda açılan pankartlarla kimileri Başbakan Erdoğanı protesto ediyordu, kimileri Türkiye’nin Ada üzerindeki söz sahibi olan politikasını. Kimileri de Ada’daki Rumdan ve AB’den kaynaklanan çözümsüzlüğü.
O tarihi kalabalık da işte bu şekilde oluştu…

Lakin bütün bir kalabalığın Türkiye karşıtıymış gibi lanse edilmesi de protestonun hazırlık safhası hakkındaki her türlü gizli çalışmaları da açığa çıkartıyordu.

Mitingin ardından AB boş durmadı ve kendisinden beklenen tepkiyi gecikmeden ortaya koyuverdi.

Yine sadece konuşmuş olmak için konuştu.
Türkiye’ye -kendince aba altından sopasını da gösterdi- askerlerini Ada’dan çek diyordu.

Yunanistan da benzer bir üslupla, “süreçte biz de varız” diyerek tepkisini yansıtıyordu.
Aktörler bir bir ortaya çıktı, açıklamalar gecikmeden peş peşe geldi.
Türkiye bütün bu yaşananlara kendince hazırlıklıydı, çünkü ortaya konan senaryo yıllardır hep aynıydı.

Türkiye’nin nasıl bir tepki vereceği beklenirken Türkiye’den “Sulu şaka” gibi bir yanıt gecikmeden geldi. Herşey çok açıktı. Türkiye, “ Ne yaparsanız yapın Ada’da ben de varım” diyordu.
Verilen tepki ne AB’yi mutlu etti ne de Rumu.

Çünkü yıllardır hayalden ibaret olan bir proje hayata geçiyordu.

İnanması bile zor olan, şaka gibi düşünülen, ama yıllarca dilden dile dolaşan tarihi bir projenin temeli atılıyordu.
AB başta olmak üzere bütün dünyaya verilen bir yanıtı, televizyonlar canlı yayınla aktarıyordu.

Vizyonel değerler açısından AB standardını yakalayamamakla eleştirilen Türkiye, benzeri görülmemiş bir projeyi hayata geçirerek şakadan ibaret olan hayali bir durum, gerçeğe dönüştürüyordu.

Yanıt aynen şuydu…“Bensiz bir çözüm asla olmaz. Ada’da ben de varım!..”

Toplam uzunluğu 107 kilometreyi bulan Türkiye'den KKTC'ye su götürecek hattın 80 kilometresi denizin altından geçecekti.
Dünya’da benzeri olmayan ve ilk defa gerçekleştirilen çok büyük bir projeydi. Hem teknik açıdan hem de politik duruştaki kararlılığın ifadesi bakımından çok önemliydi.

Kameralar önünde Anamur'dan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne su göndermek için inşa edilen Alaköprü Barajı'nın temeli atılıyordu.

Törende Başbakan Erdoğan çok açık ve net konuştu.
“Küresel ölçekli bir projeyle KKTC halkının yanındayız... Her hal ve şartta KKTC'nin yanında olduk, olmaya da devam edeceğiz. Bu projeler, KKTC'nin yalnız bırakılmayacağını ilan ediyor. Kıbrıs'la aramızı bozmak isteyenlere asla müsaade etmeyeceğiz... Bu su, Ada’nın tümünü yeşertmeye yetecektir.”

Başbakan’ın açıklamasının dengeleri alt üst ettiği bir gerçekti.
Bu proje Rum tarafını da AB’yi de fazlasıyla rahatsız etmeye yeter de artardı bile.

Hayata geçirilen proje ile Anamur'dan yılda 75 milyon metreküp miktarındaki gelecek olan su, KKTC'ye Güzelyalı bölgesinden dağıtılacak.

Kurulacak pompa istasyonunun yanı sıra bir de 26,5 milyon metreküp depolama hacimli Geçitköy Barajı inşa edilecek.

Velhasılıkelam bu proje ile Kuzey Kıbrıs’ın 50 yıllık su ihtiyacı da karşılanmış olacak.

Şimdi, Rum tarafı ve AB yaşananlar karşısında nasıl bir hamle yapacak bekleyip görmek gerek.
Ama içinde bulundukları şoktan kurtulabilmeleri için yardımcı olabile adına dost elini onlara uzatmak lazım.

Yaşanan şokun ardından barajın buz gibi sularından içecekleri bir bardak su, belki de yaşadıkları bu büyük sıkıntıdan kurtulmalarına yardımcı olur.

Ne dersiniz?

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31