Türkiye’deki seçimlerle ilgili yazı yazmak bizim için “dış mesele” değildir. Çünkü sonuçları ülkemizle ilintilidir ve bizi ilgilendirir. Bu nedenle seçimleri merakla takip etmekteyim. Bir değerlendirme yapmak için ise seçimlerle yakından ilgilenen siyaset bilimci dostlarımla görüştüm. Bu görüşmelerden sonra bir değerlendirme yapmak istedim. Bu değerlendirmeyi duygusal bakmadan akademik ve siyasal olarak yapmaya çalıştım.

*

AK Parti için propaganda söylemleri çok net. Turgut Özal'dan sonra ilk defa Türkiye'nin önüne bir vizyon kondu: “2023” Aslında bununla ilgili olarak 1999'dan beri projeksiyonlar çizilmekte. Ancak ilk defa AK Parti’nin sahip çıktığını söylemek mümkün. AK Parti başından bu yana insan merkezli çalışamlar yapmakta. İnsanı da madde ve anlam bütünleşmesi içinde değerlendiren bütünlükçü bir yaklaşım bu. Bunu; ekonomiye, eğitime, siyasete, dış politikaya dahası hayatın her alanına uygulamaya çalışması partinin yayılma ve büyümesini sağladı. Çünkü bu anlayış, hem siyasi hem de felsefik bir algılayış. AK Parti bunu eylemsel olarak ve politik hayata başarılı bir şekilde uyguluyor. Ancak, liberalizasyon politiklarına çok gömüldü. Bu seçim sürecinin AK Parti için başarılı geçeceği ortada.

*

CHP liderlik değişimi ile yeni bir momentum yakaladı. Ancak yeni söylemler çok popülist. Yine de CHP’nin ilk kez kendini sorgulaması ve cevap araması demokrasi için önemli. Artık ilkel anlamda, “devlet kuran parti” sıfatından kurtulmak isteyen bir parti konumunda. Tartışılması gerekense “devletin partisi mi yoksa halkın partısı mi” olduğu. CHP bugüne kadar askerlerin, bürokratik oligarkların egemenliğinden ve desteğinden güç aldı. Bunu cumhuriyet mitinglerinde de gördük. Son gelişmelerle, askeri yapıyı sivil demokrasi sisteminin kısmen dışına attılar. Bu yüzden CHP, kendini bireye hitap eden bir yapıya bürünmenin sıkıntısını yaşıyor. Ama halen devlet aygıtının bir partisi gibi duruyor. Dolayısıyla seçimlerde olağanüstü biri çıkışı olmasını beklemek ütopik.

BTP ise “etnik kimlik kavgasını silahla mı yoksa siyasetle mi yapalım” paradoksunun içinde. Seçim sonrası birleşerek parti çalışmalarına devam edecekler. Ancak güçlü bir çıkış yapmaları, sağduyu sömürüsü yaptıkları için zor. MHP klasik MHP. Soğuk savaş söylemleri ile ürkek ve çekingen, bazen de çığırtkan bir havada.

Sonuç olarak; AK Parti’nin, olağandışı bir şey olmazsa birinci parti ve tek başına iktidar olacağını düşünmekteyim. Konuyu seçim yaklaştıkça değerlendireceğiz ve sonuçları hep birlikte göreceğiz.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5