Kurultay sürecinde, benzer yazılar yazmıştım… Madem ki bazı isimler anlaşamıyor ve birbirleriyle kavga edecekler… Madem ki örneğin partiyi paylaşamayan iki kişi var ve her ikisi de partinin parçalanması pahasına bu yarışı bırakmayacak; o zaman siz onları bırakacaksınız!
   UBP’nin başka kurtuluş şansı yok…
   Kavga sürerse, parti yarın bölünürse, kaybeden kim olur?
   Geçmiş, “siyasi baskıların, demokratik özürlülüğün” çok daha şiddetli olduğu günlerdi…
   Bu nedenle, “geçmişte gidenler UBP’den milim güç götüremedi” diyebilirsiniz ama öyle değil; geçmiş farklıydı…
   Erkeninden temmuz sonu yapılacak ilk genel seçime bölünmüş giren UBP üçüncü, hatta dördüncü parti bile olur…
   Ama, kişisel hırslar dizginlenmeli.
   Partiyi getirebileceği nokta iyi analiz edilmeli.
   Önemli olan parti içi liderlik ya da parti içi iktidar kavgası değildir.
   Önemli olan UBP’dir…
   Hade çıksın bir kişi ve “haksızsın be Serhat” desin. Bir tarafın yanlıları, “Kişisel hırs partiyi böldü” diyor. Öteki tarafın yanlıları da tıpatıp aynısını söylüyor…
   Doğru olan, “kişilerle hareket” değil, UBP ile birlikte yürümektir.
   Kişiler geçicidir…
   “UBP’ciyim” diyorsanız, partiye sahip çıkarsınız…
   Ya da partinin bitirilmesini seyredersiniz… Çıkarlarınız da taaa kendinizi yeni iktidar partilerine kabul ettirene kadar zarara uğrar!!!
   Benzer yorumu CTP için de yapıyorum her zaman…
   Partiyi yüzde 50’ye yakın bir noktadan alıp, hem Cumhurbaşkanı hem Meclis Başkanı CTP’liyken, üç beş kişinin kişisel hesabı uğruna küçültenlerin yeniden aday olmaması gerektiğini yazdım…
   Yazmaya devam edeceğim…
   Her iki parti ile ilgili yorumları yazarken, hedefim “kişiler” değildir…
   Bunu özellikle vurgulamak isterim…
   Şu anda UBP’de yaşananların bu ülkeye, Kıbrıslı Türk neslinin devamına ciddi zarar verdiği inancındayım ve bu yaşananlara sebebiyet verenlerin sorumluluğu olduğu düşüncesindeyim…
   Tekrar edeyim…
   Sorunum isimler veya kişiler değildir…
   Sorunum, UBP’yi ve CTP’yi, yani “bizim” partilerimizi ve toplumsal varlığımızı en öne koyabilmektir…
   Aslolan UBP ve CTP’dir…
   Her ikisi de bu toplumun temel siyasi örgütlenme noktalarıdır…
   Aslolan Kıbrıslı Türk toplumudur…
   Aslolan, Kıbrıslı Türk neslinin tükenip gitmemesi olasılığıdır… UBP ve CTP giderse, bu toplum biter…
   Kişisel hesaplarını, parti ve toplumun önüne koyup, onun bunun talimatıyla siyaset yapanların; kenara çekilip, toruncuk sevmeleri gerekir… Aksi takdirde, onlar ego tatmin ederken, biz yok olacağız…
   Evet, tekrar ediyorum, CTP ve UBP’nin bitmesi demek, Kıbrıslı Türk toplumunun da sonlanması demektir…
   Tek kavgam budur; tek amacım bu noktaya dikkat çekebilmektir…
   Şunu da eklemek lazım ki; UBP’nin ve CTP’nin şu anda geldiği durum, bölünme ve yok olmadan başka bir şey değildir…
   “Ben gerçek UBP’liyim” diyenler, partinin bölünme noktasına iki eski kurt politikacının sebep olduğunu görüyorlardır… Bundan eminim… Bu partiyi, bazı merkezler bitirmeye karar vermiş de olabilir. Bu partinin bitişi, toplumsal varlığımızın zayıflamasıdır… Öyle ya da böyle; mevcut durumda UBP, kendi kendini tumba ettiriyor…
   Ya sahip çıkarsınız, ya da ilk seçimde ailece sandığa gömülürsünüz…
   Sizin gömülmeniz değildir derdim- tekrar edeyim- toplumumuzdur…
   UBP nasıl mı kurtulur?
   UBP, kişileri ve kişisel çıkarları değil; toplumu ve toplumun varlığını düşünen partilileri varsa kurtulur!
   Kısacası; gerçek UBP’lilik yoksa, UBP da tumba, Kıbrıs Türk toplumu da tumba!
   Genel seçimler mi?
   Mevcut ortamda genel seçimler bir şeyi değiştirmez ama örgütlü olduğumuz partilerin sağlam duruşunun seçimlerle bir alakası yoktur. Bunu da ayrıca belirtmiş olayım.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31