Sahibini yok sayıp veya görmezden gelip gasp edilen mallar hakkında söz söyleyen Egemen Bağış, hem kendi ülkesinden, hem de bizden epeyce eleştiriler aldı…

Bu kadar eleştiri yeter miydi?

Asla yetmez…

Ama yapmış olduğu talihsiz açıklama ile bizleri uyandırdığından ona bir de teşekkür borçluyuz.

Unutmayınız ki sahilin ak pak olması için dışa vurmuş ficaların toplanması gerekir …

O, bir bakıma sahilin yeteri kadar kirli olduğunu fark etmemizi sağladı…

Gelelim konumuza…

“Masada birçok seçenek var “ deyip o saçma sapan düşüncesine dile getirmişti sayın Bağış.

Biz de diyelim ki hazır masadaki seçeneklerden söz edilmişken, irdeleyelim…

Seçeneklerden birincisi, Kıbrıs’ta tüm karşı çıkmalara rağmen Birleşik Federal Kıbrıs Cumhuriyeti kuruldu.

Yeni cumhuriyetin idaresinde bugünkü gibi kukla yönetim olmayacağı gibi yerleşiklerle askerlere de yer kalmayacak.

Türk askeri haliyle bozulmuş anayasal düzeni yeniden düzenlediği için elinde tuttuğu arazileri sahiplerine terk edip, ülkesine dönmeli.

Askerlerle beraber tarlaları ekecekler yalanı ile taşınan yerleşikler de işgallerinde tuttukları köylerle arazileri esas sahiplerine bu kadar yıldır kullanma bedeli olarak tazminat da ödeyerek teslim edecekler ve kendi ülkelerine dönecekler…

Ve ilk adım olarak da Türkiye bu kadar yılda  Kıbrıs’ın kuzeyinde oluşan tahribatı ufak ufak düzenlenmeye çalışılacak…

Gelelim ikinci seçeneğe…

Çözüm federasyon olmadı, konfederasyon şeklinde kabul edildi…

Yine buranın sahipleri kendi idarelerinde bir hükümet kuracaklar…

Haliyle bu hükümeti de Kıbrıs vatandaşları kuracaklar…

Yani o da kukla olmayacak…

Asker de elçi de bu yönetime karışamayacağından geri çekilecekler…

Askerlerin ve yerleşiklerin bir kısmı kalabilecekken çoğu anlaşmalar gereği ülkelerine geri dönecekler.

Elçi, elçi olacak, yani  haddin bilecek, kalkınma bankası adıyla cami inşaatları, ilahiyat ve külliye tamamen iptal edilecek.

İki ülke arasındaki işler gerek ticaret, gerek turizm her neyse normal iki ülke gibi yürütülecek.

Girişler el ve kol sallayarak olamayacak…

Ve son seçenek: çözümsüzlük…

Bu durumda bile kuzeydeki devlet KKTC ya da başka bir adlar bağımsız olarak yoluna devam edecek..

Bağımsızlık demek yine asker ve elçinin sözünün geçmediği , yerleşiklerin çoğunun da döndükleri bir yönetim demek olacağından yukarıda sayılanlar aynen burada da olacak…

Bağış’a patavatsızca söz söyledi diye çok kızmış olabiliriz …

Oysa ki o, uyuyan bizlerin yüzüne bir lenger su döktü…

İyi ki döktü ve ben de seçenekleri düşündüm.

Şimdi bağlanmak haricinde üç seçenek daha vardı masa üzerinde…

3’e bir…

Çoğunluk kazanacaksa ki kazanmalı…

Bağlanmak seçeneği kaybeder…

Yani seçeneklerden üçün yanındaki bir, ki Bağış’ındır kaybedecek.

Doğal olarak- veya İrsen’in dediği gibi, “Gayet doğal”-, Egemen Bağış gerekeni yapmalı…

Ne mi gerekiyor?

Üç seçenek sonrası ne yapılacağını yukarıda yazdım…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31