RTE’nin gönderdiği uçağa binip gidince anladım.

İyi başlamıştık oysa.

Statükoya, “Dur bakalım” demişti, “biz daha ölmedik.”

Ve yapacaklarımızı size göstermeye geldim.

Ne güzeldi hayali

Ne güzeldi o tatlı rüya…

Olmaz demeyin yine olacaktır elbet istenenler.

Belki bugün değil ama bir gün mutlaka…

RTE’nin gönderdiği uçağa binip gelince bir daha anladım.

Değişen hiçbir şey yokmuş…

Tıpkı Denktaş tıpkı MAT tıpkı Eroğlu…

Hepsi de uçağa binip gitmişlerdi.

Akıncı o gün Ankara’ya gidince televizyonlara sarıldım.

Yine bir umutla…

Karşılama törenini merak ediyordum.

Bir toplumun lideri gibi mi karşılanacaktı, bir cumhurbaşkanı gibi mi?

Uçaktan inişi…

Halıya basışı…

Karşılanışı.

Sanki Obama…

Sanki Krusçev…

Sanki Dealema…

Hele önde KKTC ve TC bayrakları sallandıran atlıların arasından süzülüşü…

Biz bunun için mi coşmuştuk?

O gün nasıl da heyecan basmıştı herkesi.

Güya dağdaki bayraklar barış adına özüm adına silinecekti.

Yine de tek açıdan bakmamalı.

Olay 60 yılda kabuk tutmuş bir olay.

Kazınsa kanayacak, yara iyileşmeden yenide enfekte olacak.

Organı kessen organsız kalınacak.

Başlatanların çoğu şimdi yoklar.

Hepsi de gitmiş.

Ne EOKA ne TMT kurucuları…

Ve bilhassa onlara silah göndererek “yardım” da bulunanlar.

Şimdi çoğu aramızda yok.

Ve kitaplara dizilmiş satırlar arasında tarihe mal olmuş geçmişi yeniden diriltmek çok zor.

Düşünün 1963-64 çatışmalarını.

Bandabuliyadaki katliamı.

Ve Lefkoşa’daki cinayeti…

Hele Bayraktar Camiye konulan bombayı...

Birileri “yap” dedi birileri tetiği çekti.

Olayın bu boyuta geleceğini onlar dahi görememiş olabilirler.

Çünkü bir üstte başkaları vardı emirleri verdiren.

Bugünküler de o günde yaşananların farkında olmayabilirler.

Böyle kazınmayacak kadar kalın sırlarla kaplı defteri pat diye açıp tozunu almak bile zamana ihtiyaç duyarken…

Akıncı gelmiş.

Umutlanmışız…

Yine de o gün RTE’nin gönderdiği çağa binmeyecekti Akıncı.

“En azından borç defterimize bir de uçak yakıtı borcu yazmayın, ileride bize size uçak bile göndermiştik demeyin” demesi gerekirdi…

Ve gidecekse ile de tarifeli bir uçağa binip tarifeli bir uçakla dönmeliydi Akıncı.

Umalım.

Umutlanalım.

Ama uyaralım da…

Keşke, o uçağa binişin, yaptığın son yanlışın olur, diyelim.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31