Ersin Tatar girmişti bu uçurtma sevdasına…

Bu uçurtma rüzgârda uçurduğumuz uçurtma değil.

Oyuncak o.

Çıkarsın bir tepeliğe…

Tutarsın ipini…

Koş…

Yükselir…

Yükselir.

Sonra keyifle uçuşunu izlersin.

Ne çekme ister, ne tekleme, ne de koşma.

O düşene kadar oradadır artık.

Bu sözü söylerken iktidardı Tatar.

Moral vermek için söylemişti…

Biraz da dalga geçme vardı sözlerinde...

Geldi geçti.

Unutuldu.

Ekonomimiz onlar sayesinde güya uçacaktı.

Hatta ekonomimizle birlikte KKTC de yükseklere havalanacaktı.

Ne güzeldi o günler.

Otur, politikacıların söylemlerine bak ve inan.

İnan ki mutlu ol.

Yalan veya doğru olmadığını bile bile mutluluktan keyfin yerine gelsin.

Uzat ayaklarını koltuğa, bak televizyona, Sultan Süleyman’ı izle…

“Ne biçim insanlarmış be,” de, “oğullarını keserler, yardımcılarının kafasını uçururlar”...

Allah’tan ki 3. Selim vardı…

O adam, duygusaldı…

Kibardı da.

Hem besteleri vardı, hem de güfte yazarıydı.

Zaten duygusallıktan kötülük gelmez insana.

Hatta hayvana…

 2003’te de vardı böyle bir uçurtma furyası…

O zaman uçmak yok, sepet sepet yumurtalar vardı.

Altın yumurtlayan tavuklar geziyordu aramızda…

Ellerinde ayakkabı kutucukları, “Bir evet deyin, bakın bu kutucuklardan neler çıkacak, sizler nasıl uçacaktınız,” derlerdi.

Nitekim söylemler bizleri uyutmuştu ama uçurmamıştı…

Çünkü bu uçmak pek hayırlara vesile olmamıştı.

Ayaklarımız havada kalmıştı sadece…

Yere inmeliydik de nasıl?

Şimdi Politis Gazetesi yazdı.

Çözüm olursa uçacağız.

Hem de hep beraber.

Umuttur bu.

Fakirin ekmeği.

Ye Memet ye, derler umuda…

Bir çözümle koskoca Kıbrıs kanatlanacak.

Ortadoğu’nun, hatta Asya ve Avrupa’nın en iyisi olacak.

Anında bu sözün mucidi Ersin Tatar, “olur mu hiç öyle yalan dolan… İnanmayın o laflara”  dedi.

O biliyor neyin yalan, neyin doğru olacağını.

Hatta ne olması gerektiğine emin.

Ki konuştu.

Uçacağız dediğinde kendisi çakılmıştı…

Hatta partisi darmaduman olmuştu.

Deve kuşu misal…

Kanatları var,  uçamaz.

Tavuk da öyle...

Hatta horoz.

Horozun bir kabarması var ki sanırsın uçacak.

Gerinir gerinir…

Sonra sadece bağırır avazı çıktığı kadar…

Bizimkiler de böyle.

Uçacağız derler kabarmaları ile birlikte.

Çakılırlar.

Dilin kemiği yok ki…

Sen de, de.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31