Bir karaltı vardı asfaltın üstünde.

Hareketsizdi.

Yavaşladım, durdum.

Kirpiydi.

Ezilmişti.

Asfalt kan gölüydü.

Baktım.

Onun için yapılacak hiçbir şey yoktu.

Kıbrıs’ta da böyle vahşetler var İstanbul’da da.

Muhtemelen dünyanın her yerinde…

Nedense şeklinden mi, dikenlerinden mi bilinmez ama sürücüler kirpi gördüklerinde ezerler.

Keyif alırlar.

Gururlanırlar.

Oysa karşıya yiyecek aramaya geçen kirpinin kimseye zararı yoktur.

Tesadüf bu ya…

Aynı yolda ve aynı zaman diliminde…

Az sonra yolda kıvranan bir cisim belirdi.

Uzundu.

Kıvraktı.

Zikzak yapıyordu.

Tam karayılan değildi bu.

Batsali de değildi.

İkisi karışımı bir şey…

Ön ön gidemeyen hayvan geri geri asfalttan kaçmaya çalışıyordu.

Durdum.

Yaklaştım.

Kuyruğuna yakın tarafta muhtemelen arabanın ezmesi ile açık yarası vardı.

Asfalt kan dolmuştu.

Bir odun ile asfalt kenarına ittim, gittim.

“Nerede görürsen başını ez” derler yılan için.

Hep kötülerler hayvanı.

Oysa yılan üreticilere faydalı bir yaratık…

Kıbrıs’ta zehirlenerek, ezilerek ortadan kaldırılan karayılanlardan sonra ortalık fare dolmuştu.

Ve hükümet yurtdışından yılan ithal etmek zorunda kalmıştı.

O yılanlar şimdi koruma altındalar.

Geçenlerde ikisini tarla kenarında sevişirken görmüştüm.

Birbirlerine sarılmışlardı.

Tuhaf bir duyguya kapıldım.

İnsanın nefretle kaçıştığı yılanlar birbirlerine âşık.

Kim bilir belki de birbirlerine aşık insanlara yılanların bakışı da bizim onlara bakışımız gibidir...

İnsanın zulüm yaptığı sadece, yürüyen, sürünen canlılara değil.

Ağaçlara da acımasız…

Ve toprağa.

Birkaç kilo altın için zeytinleri söktüler, attılar.

Koskoca İda (Kaz) Dağlarını talan ettiler.

Beyler biraz daha para kazansın, daha çok insana yer açılsın diye İstanbul’da yol, köprü bahanesi ile milyon ağaç kestiler…

Dünyanın ekosistemi durup dururken bozulmadı.

Lağımını denize, zehrini yeraltına akıtırsan…

Bulutlar zehir yağar, topraktan ölüm fışkırır hayat yerine.

Ve bilim adamları açıkladılar…

Böyle giderse ki az zaman kaldı…

Birçok canlı türü gibi insan türü de tehlikede…

Dünyanın bu gidişi geri çevirmesi için de kesilen ağaç sayısı kadar zamana…

Yani Milyon seneye ihtiyaç duyar.

Bu arada insan zaten olmaz.

Ne ilginç…

Şelalenin ucu göründüğü, sal uçuruma süratle yaklaştığı halde saldakiler birbirlerini yemeye devam ediyorlar.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31