Cafer Gürcafer hiddetlenmiş;

Bulut İnşaat, neyin nesidir, arkasında kim vardır bilmeyiz ama saymış 7 milyon lira ve zor günler geçiren bir inşaat şirketinin elindeki daireleri alıp, bunu çok ucuz fiyat satacak diye gürlüyor.

Neymiş bizi yutacaklarmış!

Kusura bakma Cafer efendi, şimdiye kadar sizler hem bu devleti hem de vatandaşı yuttunuz, kimse bir şey demedi bu kez de onlar yutuversinler, ne olmuş yani!

İşin gırgırı bir yana, eğer bu ülkede 140 metre kare bir daire 35 bin sterline satılıyorsa ve bunun 25 bin sterlini 10 yıllık takside bölünüyorsa, ‘bizi yutacaklar’ diye yaygara yapmak yerine, bu şirket ne kadar güvenilirdir, vatandaşın dolandırılma riski var mıdır, bunlar kimin nesi kimin fesi diye merak etmek gerek.

Bu ülkede bir takım inşaat şirketlerinin yıllardan beridir aralarında çete kurup devlet ihalelerini anlaşmalı olarak fahiş fiyata aldıklarını bilmeyen yoktur.

Devlet kaynaklarını bitmeyen deniz gibi gören bu aç kurt şirketler yıllarca devletin ensesinden halkı sömürmüş, haksız kazanç elde etmiş ama iş vergi ödemeye gelince eşlerine aldıkları lüks araçları bile şirket masrafı olarak gösterip deyim yerindeyse halkı çalmışlardır.

Şimdi vatandaşa ucuz daire satarak ev sahibi yapacak bir şirket ortaya çıkmış ve bu şirket kendilerinden olmadığı için linç etme girişimi başlatmışlardır.

Kimse kusura bakmasın;

Vatandaş ucuza ev sahibi olacaksa olsun, bunun kime zararı olur ki?

Siz eğer iyi niyetliyseniz ve bu halkı düşünüyorsanız bırakın kendinizin yutulma korkusunu, bu şirket kimdir, arlı mıdır assız mıdır, üç kağıtçı mıdır diye araştırın ve eğer böyle bir şey varsa da vatandaşa gelebilecek zararların önüne geçmeye çalışın.

Sadece Bulut inşaat değil, buraya gelecekse TOKİ de gelsin…  

Onlarla ortak iş yapıp, yıllardır yiyip yuttuğunuz vatandaşı bundan böyle nasıl olur da ucuz ev sahibi yaparım diye düşünün biraz.

Hele de devletin malını alıp yıllarca işleten ama para kazanıp devlete olan borcunu ödemeyenlerin bu konuda söz söyleme hakları bile yoktur.

Önce devlete ve halka olan yükümlülüklerinizi getirin, sonra bütün müşterilerinize koçanlarını verin, sonra çıkın ortaya ve boyunuzun ölçüsünü görelim.

Vatandaşı ucuz daire sahibi yapmak suç değil aksine sevaptır, hizmettir…

 

Okur Görüşü

“Aslanbaba bizi temsil etmiyor!”

“Sayın Özadam,

bahse konu milletvekili (Aslanbaba) her ortamda T.C kökenli olduğunu iddia ederek hem demagoji yapıyor hem de toplum arasındaki bölücülüğü perçinliyor. Kendisi hem Kıbrıs Vatandaşı, hem TC vatandaşı hem KKTC vatandaşı hem de İngiliz vatandaşıdır. Annesi aslen Larnakalı oup babası Adanalıdır. Vekil seçildi seçileli suni ve gereksiz konularla ortamı sulandırmakta ve insanlar arası nifak sokmaktadır. Bir zümrenin değil de halkın vekili olduğunu sürekli unutarak münferit çıkarların peşinde koşmaktan usanmayan bir şahıs nasıl olur da milleti temsil eder? Ayrıca 3 yıldır gümrüğünü dahi ödemediği kendisine ait olmayan bir aracı sürmekte tüm yasal mevzuatı göz göre göre alt üst etmektedir.

Aracın ne seyrüseferi , ne sigortası ne muayenesi yoktur. Aracın yasal olarak trafikte bulunması mümkün değildir. Herkese akıl vereceğine önce kendisi ülkesinin yasalarına uysun ve Dış Türklerden Sorumlu vekil maskaralıklarıyla milleti aracılarıyla dolandırmaktan vazgeçsin. İnsanda biraz utanma biraz arlanma olur değil mi? O yüzden kendi kapısının önü kirli olan başkasına temizlik dersi veremez.Aslen Bir İskele bölgeli olarak bizi temsil ettiğine de kesinlikle inanmıyorum.
Saygılar ve iyi çalışmalar…”

(Ahmet KANSAY)

 

MESAJ KUTUSU

 

Sayın Ersin TATAR, dün ziyaret için gittiğiniz DAÜ Rektörü Öztoprak devletten alacağı olan burs paralarını isteyince keyfiniz kaçmış ve yemeğe kalmadan Lefkoşa’ya geri dönmüşsünüz. Bu sıralar kime selam verseniz devletin borçlarını hatırlatıyor değil mi?

Sayın Hasan BOZER, kim ne derse desin kamu çalışanları arasında en fazla özveri gösteren kesimlerin başında meclis çalışanları geliyor. Saate bakmadan çalışan personeline zaman zaman bazı jestler yapmanız ve çalışma koşullarını iyileştirmeniz bekleniyor.

Sayın Fuat NAMSOY, bir grup Karşıyaka sakini yeteri kadar hizmet alamadıklarından dolayı imza toplamaya başladılar. Belediyeyi zarara uğrattığınızı düşünenlerin sayısı her geçen gün artıyor. Dedektif gibi peşinize düştüler bilesiniz.

Sayın Ersan SANER, önünüzde zaten KTHY gibi kötü bir deneyim varken bari Ercan konusunda aynı hataları yapmayıp siyasi geleceğinizi tehlikeye atmayın. Oysa bu gencecik yaşınızda isterseniz siyasetteki ömrünüz çok uzun olabilir.

Sayın Bünyamin MERHAMETSİZ, Kuzucuk köyü halkından şikayetler her geçen gün artıyor. Mandıralarla iç içe bir yaşam çekilmez hale gelmiş. Bölge halkı ziyaretinizi bekliyor ama burnunuza da bir tıkaç alarak gitmenizi öneriyor.

Sayın Ceyhun ÜMİTER, son zamanlarda idare amiri olarak Hastanede yoğun bir tempoda çalışmanız anlaşılan sizi hayli yoruyor. Dün yine serum aldığınız söylendi  birazda sağlınıza dikkat etseniz iyi olur çok sayıda kişi sizden memnun. Hastaneye kim gelse işleri ile ilgilendiğiniz için tebrik ederiz.

Sayın Ertuğrul HASİPOĞLU, Boşuna dememişler kurt politikacı olduğunuz hafta sonları İlçe binasına gelen vatandaşların en fazla size sıra numarası aldıkları görülüyor çok sayıda partili tek size ulaştığı ve sorunlarını aktardıkları için memnun olduklarını dile getiriyor.

Sayın Oktay KAYALP, vatandaşlar yine yağmur yağdığında isyan ediyorlar arabaları ile yollara çıkmaktan korkuyorlar. O müteahhitlik şirketini biraz daha sıksanız da kazıp kapadıkları yerleri sağlam örtseler. Çok sayıda arabanın ön düzenleri çukurlardan dolayı gitti haberiniz olsun.

Sayın Cem DANA, Ahmet Kaşif’le aranızın açık olduğunu duyduk. Bunun nedeni ise ailenizden bir kişinin dahi işe alınmadığı söyleniyor. Üzülmeyin siyaset bu kadar işte bir günde insanı sıfır ile çarparlar.

Sayın Faiz SUCUOĞLU,  Bağ restorandaki yemekten sora üst düzeyden bir hanımefendi sizi telefonla arayıp fena halde fırçalamış ve dayanamayıp telefonu yüzüne kapamışsınız. Sizin gibi mülayim bir adam da çileden çıktıysa diğerleri ne yapsa yeridir artık.

Sayın Mehmet ÇANGAR, belediyeden alacağınız olan 2 milyon sterlinlik çek çıkınca derin bir nefes almışsınız. Yatın kalkın da Maliye Bakanına dua edin. Biraz ayak sürüse daha çok koştururdunuz.

Sayın Derviş EKŞİCİ, hadi kadınları bir nebze olsun anlarız da sizin de bir dizi tutkunu olduğunuzu duyunca çok yadırgadık doğrusu. Fatmagül’ün suçunu çözebildiniz mi bari? İyi seyirler dileriz.

Sayın Özer KANLI, dün Mağusa’ya yaptığınız ziyaret ‘BRT ofisini basmaya gitti’ olarak algılandı. Bize gelen telefonlardan sonra pes doğrusu dedik.  Namık Kemal sineklerden ve dedikodudan boşuna şikayet etmemiş değil mi? Allahtan dün yanınızda şahitleriniz vardı.

Sayın Cafer GÜRCAFER, Mimoza Otel’e müşteri çıkmayınca yine sizin adınız anılmaya başlandı. Parayı bulduysanız ne ala, yoksa karşınızda güçlü bir muhalefet var işiniz bir hayli zor.

Sayın Ünal AYDOĞAN, büyük bir medya gurubu ile sektöre dev yatırım yapıp çok ses getireceğiniz söyleniyor. Kadro çalışmalarına hız verdiğiniz ve yakında sürpriz isimlerle kamuoyunun karşısına çıkacağınızı duyduk. Hayırlı ve uğurlu olsun.

Sayın Güvenç CANTAŞ, eh artık parti meclisi üyeliğinden sonra vekillik de yakışır değil mi? Özellikle gençlik kollarından çok büyük bir desteğiniz var sakın bu fırsatı kaçırmayın.

Sayın Hasan ARIBURUN, dünkü basın  açıklamanız ne kadar güzeldi öyle? Bizce de zamlar yetersizdir biraz daha yapsınlar. Vatandaş artık zam olmadığı zaman yadırgamaya başladı zaten.

Sayın Yusuf EKER, yeni bir Galatasaray Derneği için kolları sıvadığınız söyleniyor. Gördük ama sizin gibi fanatiğine de ilk defa rastlıyoruz. Hakan şükür ile çektirdiğiniz fotoğraftan çok etkilendiniz desenize.

Sayın Ferhat ATİK, kamu yayıncılığı konusunda dün yazdıklarınızdan sonra belki bizde de artık bu kurumlara gereken değer verilir. Bandrol paraları kuruma değil de devletin hazinesine gidince, bizim kurumlar dilenci konumunda kalıyorlar.

Sayın Hüseyin TURAN, YDÜ de artık futbol takımı kurduğuna göre takımın başına da sizi getirirler değil mi?  Sakın ha kendinizi gençlik yıllarında sanıp da sahaya filan ineyim demeyin, ne olur ne olmaz!

Sayın Turgay AVCI, ne zaman telefonlara bakmasanız hemen ardından siyasette yeni bir gelişme olur. Bu kez de Tahsin beyle artık tepsiyi fırına verdiğiniz söyleniyor. Bizce de denemekte fayda var, ne kaybedersiniz ki?

 

Günün Fıkrası : Angarya…

Bir gün profesörlerin aklına rahatsız edici bir soru takılmış. Eşleriyle olan cinsel hayatları acaba bir zevk mi, yoksa angarya mı?
Düşünmüşler, aralarında tartışmışlar ama bir sonuca varamamışlar.
İçlerinden biri "Doçentlere danışalım, bakalım onlar ne düşünüyor bu konuda?" demiş. Gidip sormuşlar. Doçentler düşünmüş ve "Siz bilirsiniz hocam" demişler proflara. 
Proflar için bu soru karın ağrısı olmuş. Gidip yardımcı doçentlere başvurmuşlar, onlar da bir süre düşünüp "Siz daha iyi bilirsiniz hocam" demişler. 
Proflar bir cevap bulamamanın sıkıntısı içinde bir de asistanlara soralım demişler. Neyse utana sıkıla sormuşlar. "Sizce bizim eşlerimizle olan cinsel hayatımız bir zevk midir, yoksa angarya mı?"
Asistanlar hep bir ağızdan "zevktir" diye bağırmışlar. Proflar merak etmişler nasıl bu kadar emin ve çabuk cevap verebildiklerini.
Asistanlar hep bir ağızdan cevaplamışlar:
"Angarya olsaydı bize yaptırırdınız hocam."

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31