Ağır para cezalarının kesilmesine vesile olan hız kameralarının tarlasına dönüştürülen bir ülkedeyiz. Buna rağmen trafik facialarının önüne geçilememesi, paraya dayalı denetim anlayışının trafik sorunumuza bir çözüm olamayacağının göstergesidir. 
   2005 yılından beri devrede olan ve sayıları gittikçe artırılan bu hız kameralarının verileri hakkında, ne kadar para cezası kestikleri ve ceza olarak kesilen paraların nasıl değerlendirildiği şimdiye dek hiçbir açıklama ile kamuoyumuza duyurulmadı.  
   İnsanlarımızın yollarımızdaki hız kameralarına dair itirazları ve kuşkuları gittikçe yoğunlaşıyor. Sürüş sırasında çok dikkatli oldukları halde yine de hız kamerası cezası ödemek zorunda kalanların da ciddiye alınması gereken bir iddiaları var. Bu iddia, kameraların bazılarının bozuk olabileceğine ve haksız cezalar kesebileceklerine dairdir...
   Akla çok yakın bir iddia. Bütün sistemlerin bozuk olduğu, sistemsizliğin sisteme dönüştürüldüğü bu ülkede doğru ve sistemli çalışan bir tek bu hız kameraları mıdır? İnsanlarımızın müsterih olabilmeleri için her gün yüzlerce ceza yazan bu kameraların ciddi bir teftişten geçirilmesi ve cezaya girenlerin de belgeleri incelemeleri  gerekir.
    *       *       *
   Yine bu bağlamda, dünyanın hiçbir medeni ülkesinde rastlanmayacak acayipliklere de tanık olmaktayız… Başkent Lefkoşa’dan bir örnek:  Uzunluğu bir km. bile olmayan Dr. Burhan Nalbantoğlu Caddesi üzerinde kısa aralıkla iki tane hız kamerası var. Bunlar  harıl harıl çalışır ve ceza keserler. Ama aynı caddenin üzerindeki ışıklar geceleri haftalardır yanmıyor. Üstelik tam Devlet Hastanesinin karşısındaki trafik ışıkları da, ki bu ışıklar iki hız kamerasının tam ortasındadır, ücreti ödenmiyor diye iptal edildi.

   Bu durumda devletin verdiği mesaj şudur: "Vatandaşların trafikteki can güvenliği umurumda değildir. Benim asıl umurumda olan, o hız kameralarıyla halkın parasını söğüşlemektir!" "Devlet adamı" vasfına haiz her sayını bu konu üzerinde düşünmeye ve önlem almaya davet ederim.
    *       *      *
   Konumuzu bir başka acayipliğimizi irdeleyerek sürdüreyim:
   Geçen hafta Maliye Bakanlığı Vergi Dairesi tarafından bir kez daha resmen açıklandı ki, seyrüsefer ruhsatı çıkartmayan 30 bini aşkın sürücü trafikte pervasızca fır dönmektedir. Bu gerçeği bir buçuk yıl kadar önce eski Maliye Bakanı Ersin Tatar da seslendirmişti. Aradan bu kadar zaman geçtiği halde, bilgisayarlarda kayıtlı olan bu binlerce ruhsatsız sürücü hâlâ saptanıp üzerlerine gidilmedi mi? Pes!.. 
   Bir de "Yakında E Devlet olacağız" diye böbürleniriz!... O  yararlanılamayan bilgisayarlar ya sökülüp atılsın, ya da o bilgisayarlardan yararlanamayan yetkililer kapı önüne konulsun… Devlet de, trafik güvenliği de resmen istismar ediliyor. Vergisini gününde ödeyen düzgün insanlarımız da keriz yerine konuluyor!.. Ayıptır beyler, ayıp!..
    *       *       *
   Ya trafiğin bir parçası olan kaldırımlarımızın durumu? Geçen hafta bizim gazete duyurdu… Hem de fotoğrafıyla birlikte… 17 yaşındaki Fatma Özokan başkent Lefkoşa'da Necmettin Erbakan Caddesi’nin kaldırımında yürürken 1 metre derinliğindeki rögar çukuruna düşerek yaralandı. Kız şimdi hastanede tedavi altında. 
   Yayaların trafikteki güvenliği için var olan kaldırımlar maalesef Lefkoşa'da yaya tuzaklarından farksız. Birkaç yıl önce dönemin bakanı Hasan Taçoy da Dereboyu'nda rögar çukuruna düşerek ayağını kırmıştı. Kamuoyunun hiç bilgisine gelmeyen kaldırım kazalarının ise haddi hesabı yoktur.Belediyemizde bu kaldırımların ve rögarların sorumlusu olan birim hiç değilse halktan özür dilemeyi düşünmez mi?.. 
   Bir okurum mesaj gönderdi. Lefkoşa Kuğulu Park’ın ahşap kaldırımındaki girinti, çıkıntı ve çökmeler de birilerinin sakatlanmasına vesile olacak durumda… Ama ilgilenen yok!.. 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31