Geçim derdinin insanları en olmadıkları yollara  sürdüğünü hepimiz biliriz. Kimileri şanslıdır,yasal cizgide kendilerini ve mesul olduklarının hayatlarını idame etmek için iş imkanı bulur,kimileri bu kadar şanslı olmayabiliyor.

Hayatlarını idame etme zorunluluğu onları her türlü tehlikeli yollara mecbur kılabılıyor, ki buda devletın suçudur, ve bu durumda eğer Türkiye'nin doğusunda yaşıyorsanız ve kürtseniz işte ozaman bittiğinizin resmidir.

Şırnak'ın Uludere ilçesinde hayatlarını kazanma mecburiyetinden sınır  ticareti(kaçakcılık)yapan bir gruba devletin en kirli en zalim eliyle ‘katliam’ yapıldı,Daha çocuk sayılacak yaşta olan 38 Kürt genci hunharca öldürüldü,yaşları 20 yi geçmeyen bu gençlerin tek derdi ‘geçim’... Devlet,buradaki ekonomik zorluğu ve işsizlik derdinden bu insanların yıllardır buradan kaçakçılık yaptığını bildiği halde ‘tarihte sık rastlanan’, ‘insanlık tarihinde’ pek yeri olmayan ancak Hitler,Mussolini gibi aşagılık adamların başvurdugu yok etme yoluna gitti.

38 canımız daha gitti hem de ne sebepten olduğu dahi bilinmeden hemde bile bile, şairlerin üstüne ağıt gibi şiirler yazdığı 33 canımızdan sonra 38 can daha…

Genelkurmay’ın açıkladığı,’operasyon hatası’zırvalığına kimse inanmadı nitekim Genelkurmayın kendiside yalan oldugunu biliyor. Hükümet,muhalefet sus pus.En erken açıklama ancak 19 saat sonra yapıldı. O da, ‘hayatını kaybedenlerin içinde gazi yakınları ve korucu yakınları var,üzüldük’ demek oldu. Bu nasıl bir açıklama? Bu nasıl bir insanlık anlayışı?

Onların arasında korucu yakını ve gazi yakını olmasa üzülmeyecek misiniz? 38 masum sivil katledilmiş bunun bi anlamı yok mu?

Bunu yapan askerse evet sessiz kalırsın ve senın için bi anlam ifade etmez ve nitekim katledilenler ‘Kürt’ onun için ne vicdanın rahatsız olur ne de insanlığın.Türkiye Cumhuriyetinde bunun yeri var,daha öncede yaptı halada yapıyor ve yapmaya devam edecek bunu hepimiz biliyoruz ama Seyit Rıza dan bir cümleyi siz insanlıktan nasibini almamışlara tekrardan hatırlatırım,’ben hilelerinizle baş edemedim buna yanarım ama bende karşınızda egilmedim sizde buna yanın’ ve yanmaya devam edeceksiniz…

Tayip Erdoğan,olaydan iki gün sonra olay yerine gidiyor, ordaki acıları paylaşmak ve  üzülmek yerine,bu ulkede biraz vicdanlı gazetelerin,’devlet vatandaşını katletti’ manşetine sarıyor hem de duyarsızca,s anki gazetedeki manşet yalanmışcasına hem de acılarım ortasında hem de bizden utanmadan…

Hükümet erkanının çok politik oldugunu biliyordum ama bukadar vicdansız,duyarsız oldugunu ikinci kez gördüm(birincisi Van depreminde) ve lanet ettim onlara çıkan her oya. Muhalefetten zaten bişey beklemiyorum,çünkü CHP böyle şeylere alışık,buna karşı gelmek ezberlerine ters. MHP’nin çizgisi belli, faşist Türk partisinden,Kürt katliamına karşı durmak zaten beklenmez, nitekim bu olayı protesto edenleri  proveke etmeye çalışanların ‘it kafasına’ benzer el işaretlerinden kimler oldugunu görüyoruz.

Türk medyası vicdanını nerede bıraktıgı belli değil, kimseden adam akıllı bir açıklama gelmiyor,38 insanın katli önemli değil, onların çıkarları ve sisteme ters düşmeme telaşları daha önemli . Katliamı duyuranda yumuşak dokunuşlara dikkat ediyor,devletin ‘sıradan’ bi hatasıymış gibi yada bı trafık kazasıymış gibi olayı duyuruyor.Şimdi biz kalkıp neye yanalım 38 canımıza mı? Yoksa bu katliamı bile bile yapan devlete mi? Yada buna duyarsız kalan cevrelere mi?

Bu katliam Kürtlere değilde Türklere yapılsaydı bu insan(cık)lar yine böyle mi davranacaklar mıydı?

Hiç zannetmiyorum…

Katliamdan sağ kurtulan bir tanığın ifadesi,Kürt olmanın bu ülkede hangi acıları yaşayabilecegın,ne olacagının net cevabını veriyor bize.İfade aynen şöyle:’askerler bizi durdurdu ve geldiğimiz yerden geri dönmemiz söylendi ve hava saldırısı başladı’

Katliamın planlı,projeli oldugu her halinden belli, kime ne mesaj verilmeye çalışılıyor yada neye, hangi duruma misillemedir bilmiyorum ama devlet, katilliğini en çirkin haliyle bir daha gösterdi hemde vatandaşının katili…

Katliamdan geriye yanan bedenler,parcalanmış cesetler,benzit bidonları,yollara düşmüş umutlar ve bıraktıgı boşluğu,acıları, feryatları görünce kendime uzun bi süre gelemedim. Kürt oldugu için öldürülenlerin acısı bi yandan bu katlıama sessiz kalan hatta sevinen insanların bende bıraktığı duyguyu bi yanda yaşamak beni hem derinden acıttı hem de bu ülkeye olan inancımı sarstı tekrardan.

Yeni yıla girerken herkese mutlu, umutlu mesajlar vermek isterdim ama 2011 in son deminde bu denli büyük bi acı yaşamak tüm umutları sildi süpürdü.2012 ye dair verebilecegımız pek umutlu mesajlarım kalmadı yinede huzur, barış dileyebilirim tüm iyimserliğimi toplayarak ve son olarak gidenlere ; EĞER SİZİ UNUTURSAM  KALBİM KURUSUN diyorum…


 
 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31