Bırakın Özbekler ve öteki Türkçe konuşan Asya halklarını, ayrılıkları çok daha kısa zaman önce gerçekleşen başka örnekleri ele alın:

Örneğin, 1750’lerde Londra’daki mecliste temsil edilmeyi talep eden Kuzey Amerika’daki İngiliz sömürge halkının talepleri kabul edilseydi, bugün acaba nasıl bir dünyada yaşardık?

Bugün Amerika’nın hala kreması olan WASP’lar, İngiliz idiler…

Mecliste temsil talepleri reddedilince, isyan ettiler, vergileri ödemediler, anavatanları ile savaşıp, yendiler ve ayrı bir devlet kurdular:

ABD...

Halâ White Anglo Saxon Protestans’dırlar…

Bir yakınımla evli bir Amerikalı kız, bana dedi ki “Ailemi, Fatih William dönemine kadar, biliyorum!”

Ama o bir İngiliz değil, Amerikalı…

Aynı soydan geliyorlar ama başka bir devletin yurttaşı…

Kanada’nın ve Avustralya’nın anayasalarında, devlet başkanı, halâ İngiltere Kraliçesi’dir…

Ve üstelik onların, İngiltere ile savaşmışlıkları da yok!

Qubeec dışında bütün Kanada’da konuşulan dil, İngilizce … 

Avustralya deseniz, iki yüz yıl önce, İngiliz mahkûmların kurduğu bir sömürge toplumu…

Orada da konuşulan dil İngilizce…

Yeni Zelanda da öyle…

Sadece yüz yıl önce, bu insanların tümü de kendini İngiliz saymaktaydı…

Çanakkale Savaşları sonrası, başka uluslar oldular.

Kanada’nın uluslaşması da Çanakkale yüzündendir, biliyor musunuz?

İzmir’i aldıktan sonra, Çanakkale Boğazı’ndaki “Tarafsız Bölge’ye” yürüyen Mustafa Kemal’in ordularına karşı, İngiliz hükümeti ateşle karşılık vermek niyetinde idi…

Ama askere ihtiyacı vardı…

Müttefikler onu reddetti…

“Sömürgeler”e başvurdu… 

Avustralya ve Kanada’ya…

Onlar da reddettiler…

Kendi özgür, bağımsız iradelerinin doruğa vurmasıdır bu olay!

Ondan sonra, yavaş yavaş, kendi kimlikleri ile uluslaştılar.

Mustafa Kemal’in Sydney’deki heykeli, bunun anısınadır…

İngiliz kökeninden gelip de bugün başka bir “ulus” olan başka kimler var?

Şimdilerde adına Botswana denilen eski Rodezya’nın beyazları…

Cecil Rodes isimli bir İngiliz’in kurduğu bu devlet, İngiliz maceracılarının istilasına uğrar…

Ama sonradan o insanlar İngilizce konuşup, iki nesil önce İngiltere’den gelmiş olmalarına rağmen, Rodezyalı olurlar…

Ve Güney Afrika Cumhuriyeti’nin BOER’leri…

Aslında çoğu Hollandalı olmakla beraber, önemli bir kısmı da İngiliz kökenlidir! Ama günümüzde hiçbiri kendini Hollandalı veya İngiliz diye tanımlamaz! “Afrikaan”dırlar…

Dilleri de özel bir Hollanda lehçesi ile İngilizce olmasına karşın!

Ve artık, ırk ayrımcılığı bitmiş, yönetim Nelson Mandela önderliğinde, renkli Afrikalılar’a geçmiş olmasına karşın…

Günümüzde, ırksal aidiyeti konuşmak, ayıptan da öte, suçtur…

Etnik aidiyet ise ulusal aidiyetin sadece bir rengi olabilir…

Ulus, bireylerin gönüllü, politik seçiminden oluşan bir antitedir.

Aslında kategoriktir.

Ezelden beri olmadığı gibi, ebede kadar var olacağını söyleyebilmek için de kâhin olmak gerekir! Nation anlamında, Ulus devlet’in bir ürünü olup, onunla birlikte ortadan kalkacağı, var sayılabilir…

Daha 18.yy’da Osmanlı İmparatorluğu’nun ortadan kalkacağını kim ileri sürebilirdi ki?

Devletler gibi, devlet biçimleri de doğar gelişir ve ölürler…

Tarihe bakın, dediğim anlaşılır…

Ulus kavramı da buna bağlı bir şeydir…

Kurgudur ve kurgulanabilirdir…

İş ki kurgulaması başarılabilinsin…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31