40 senedir bizimle ilgili ahkam bitmedi...

“Kıbrıslıtürklerin hakları...”

“Kıbrıstürkünün çıkarları...”

“Kıbrıstürk Toplumu’nun menfaatleri...”

Bir kişi de çıkıp deseydi ya...

Bu adada yaşayan herkesin hakları ve menfaatleri diye...

Sürekli bir bölme, bir ayrımcılık…

İki toplumu bir arada kullanmaktan ve tek halk olgusundan korkuyoruz…

Nedense bu menfaatler meselesini en çok dile getiren Türkiyeli yetkililer...

Neden?

1960’ta işin içine bir garantörlük girdi...

Ancak özellikle 1974’ten sonra daha çok “Anavatan” kısmı dillendirildi...

Garantörlük zaten Kıbrıs Cumhuriyeti adına değil miydi?

Türkiye Başbakan Yardımcısı Ali Babacan’da konuştu…

Egemen Bey’den fırsat bulmak zor ama o da bir şeyler söylemekten geri kalmadı…

“Güney Kıbrıs Rum Kesimi'nin problemleri kendine aittir…”

“O yüzden çözmek için, adada yaşayan tüm halka ait kaynakların bir bakıma teminat olarak gösterilmesi, Türkiye ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti açısından kabul edilemez” dedi...

Türkiye adına söylemesini bir derece anlarım...

TC hala Kıbrıs Cumhuriyeti’nin garantörü olduğuna göre, Kıbrıs Cumhuriyeti’nin haklarını korumak durumunda değil mi?

60 anlaşmaları bunu gerektirmiyor mu?

Tabii ki Kıbrıs Cumhuriyeti’nde Kıbrıslıtürkler de var...

Ama o yıllar önceydi…

Yani biz o devletti terk ettiğimizden beri…

Geri dönün çağrılarına kulak asmadan ayrılıkçı yapının peşinden koşmayı tercih ettik…

Sayın Babacan uluslararası hukuktan doğan hakların kullanılacağını da söylüyor...

Yapma Sayın babacan…

Bu güne kadar Türkiye Kıbrıs politikasında hangi uluslararası hukuk temelinde hareket etmiştir...

BM Güvenlik Konseyi’nin kararlarını sallamayanlar sizler değil misiniz?

Tam tersi, uluslararası hukukun dışında ne varsa uyguladınız…

Bunu fırsat haline çevirdiniz…  

KKTC’yi kurdurmak başta olmak üzere, Rum mallarını yağmaladınız, yağmalattınız…

Tam bir çıkar düzeni yarattınız…

Savaş suçu işleyerek kontrolsüz nüfus taşıdınız...

Elçinin vali gibi davranması sağladınız...

Köylerin isimlerinin değiştirilmesinden, soyadı kanununa kadar yapılan her şey uluslar arası hukukun dışında değil midir?

Hatta ve hatta Sayın Babacan’la birlikte TC’li tüm yetkililerin açıklamaları...

Erdoğan’ın İrsen Bey’e “senin maaşın kaç” demesi...

Bu yapılanlar ve söylenenler düzenin ispatıdır…

Eğer amaç uluslararası hukuk çerçevesinde bir çözüm hedefi olsaydı...

Ve bu çerçevede Rumların önüne çözüm konsaydı, bundan nereye kaçacaklardı...

En büyük argümanları devlet içinde tanınmayan devlet kurmamız ve mallarını mülk hakkı dışında “gollifa” gibi dağıtmamıdır…

Geçin bunları artık...

Modası da geçti zaten...

Başka havalardan çalınız artık…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31