Kıbrıs Cumhuriyeti’nin kuzeyinde kurulan dünyanın tanımadığı yapının meclis denilen binasında açılış vardı birkaç zaman önce.

Bir işim vardı.

Birilerini görmem gerekiyordu.

-Meclisin açılışına gel, aradıklarının hepsi orada görüşürsünüz, dediler gittim.

Kokteyl vardı.

 Bir otel adını vererek, “sponsor” dediler sonra da KKTC bütçesinden bilmem kaç bin TL gittiğinden bahsettiler.

Ayaküstü atıştırıyordu millet.

Köfte, sandviç çeşitleri, börekler ama başta Kıbrıs kültürü ile ilgi olmayan sigara böreği, içerisinde bol şeker bulunan sahte meyve suları vardı.

Alkol yoktu.

-Neden? Diye sorduğumda, “Öyle” dediler.

Önceden de açılışlarda alkol verilmiyormuş.

AKP ile ilgisi yokmuş bunun.

İnanmadım.

 Kalabalık arasında ilk gördüğüm, çıkmak üzere olan Derviş Eroğlu idi.

Tokalaştım.

“Merhaba” dedim, “merhaba” dedi, gitti.

Nereden tanıyacaktı ki?

Sonra Zorlu Töre geldi.

Belli bir yerlerden mutlu bir haber almış etrafa gülüyordu.

“Nasılsınız” dedi yaklaştı.

“İyiyim” dedi arkadaşım.

“İyiyim” dedim.

Bizleri tanıştırdı, “Arkadaşım Dolgun”.

Yüzüme baktı, gülümsedi, “Afrika’da yazar” deyince hafifçe dişlerini sıktı…

Hiç de memnun olmayan bir sesle homurdanarak, “Memnun oldum” dedi kaçtı.

Beni sevmedi…

Sonra Mehmet Çakıcı ile karşılaştık.

Havanın kirleniyor olduğu meselesine girmedik.

Lefkoşa’nın kirli akan suyunu da konuşmadık.

Ama havadan sudan konuştuk.

Derken Sonay Adem koşarak geldi, “Hoş geldin Dolgun” dedi.

İrsen Küçük sayesinde son günlerde daha çok gördüğümüz ülkücülerin selamlaşma modeli alın alına kafaları tokuşmadık.

Sadece öpüştük.

Derken bize doğru gelen Ahmet Kaşif’in fark ettim.

Üstüne gittim.

Ona döndüm.

-Doktorum hoş geldin, dedi.

Beni tanımıştı.

Sevindim.

-Bak, dedim,” UBP delegesi değilim. Oyum yok. Ama desteğim sanadır”…

-Keşke dedi, “oylama halka yaptırılsaydı”.

Aslında bu fikir bile hoşuma gitmişti ama sonradan düşündüm de halka sorulsaydı Ahmet Kaşif yine kazanamayacaktı.

Çünkü…

Neyse kokteyl bitti dağıldık.

Aradan bir zaman geçti.

Sular duruldu.

Foyalar meydana çıktı.

Döneklerin kim oldukları, neden döndükleri anlaşıldı.

Anavatanları öyle uygun gördü, başbakan yeniden İrsen Küçük olacak.

O, verilen tüm emirleri yerine getirdi, bundan sonra da getirecek.

Yapmamak gibi bir lüksleri yok o koltuğa oturanların.

Fakat olmaz ya, diyelim birileri emirlere rağmen, “yapmam” dese anavatanları biraz uğraşacak.

Zaten başlarında Suriye gibi bir sürü sorunları var.

Oysa İrsen sayesinde kafaları rahat.

“Yap” derler İrsen pat diye yapar.

Dönüp bakmazlar bile KKTC’ye.

Ahmet Kaşif, “keşke halk seçse” demişti ya…

Oysaki halk seçerse de kazanamayacak…

Çünkü halk da İrsen’i destekleyen anavatanlarının ağzına bakan TC’lilerden oluşmakta.

Ahmet Kaşif bu ayrıntıyı unutmuş.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31