“Halk bizden usandı. Sadece UBP’den değil, bütün siyasi partilerden ve siyasetçilerden usandı.”

Bu sözler, UBP Girne Milletvekili Ergün Serdaroğlu’na ait… UBP’de yaşanan kriz sonrasında, YENİDÜZEN Gazetesi için konuştuğumuz Serdaroğlu, son derece açık cevapladı, bütün sorularımı.

Son derece de çarpıcı açıklamalar yaptı.

Ama bir röportajdan bende en fazla iz bırakan sanırım bu sözlerdi. Her şeyden önce bunlar aslında toplumsal olarak, tam da içinde bulunduğumuz durumun özeti.

Teker teker bireyler olarak hissettiklerimizin ta kendisi…

Ne yalan söyleyeyim, ben de USANDIM!!!

Ve acıdır açıkça görebiliyorum ki, siz de öyle!

Bu kısır kavgalardan, birbirinin aynı söylemlerden usanan, ama belki çokça da umudu kırılan toplum, ciddi bir uzaklaşma yaşıyor, siyasetten.

Siyasete girmek uzun süredir, onurlu bir iş değil! Ve kesinlikle tespit etmekten çekinmeyelim ki, siyasete giriş kolaylaştığı kadar, meclisin itibar ve kalitesi de düşüyor!

Siyasi partiler, “nitelikli” adayları ikna etmekte zorluk yaşıyor.

Siyaset yalanla eşdeğer tutuluyor. Ve uzun süredir, bir aynılık edebiyatı üzerinden okuyoruz, buralarda da siyaseti.

Kapalı ve küçük toplum olmanın dezavantajıyla, dünyadan kopuk kendi içimizdeki baskı ve tehditler altında yaratmaya çalıştığımız demokrasi, olgunlaşmış bir kültürel birikim yaratamadı hala.

Yaşanan hayatın bedelini, yapılan hatanın hesabını sormak, sorgulamak konusunda ciddi bir eksikliğimiz var.

HAVADİS Gazetesi’nin Red Border’e yaptırdığı araştırma sonuçları da tam da bu durumu ortaya koyuyor.

Bugün bir seçim olsa, kimse sandığa gitmekte istekli değil!

Kimse yeniden bir seçim istemiyor. Çünkü ardı ardına yaşanan seçimler, demokrasinin bir gereği değil, siyasi istikrarsızlık ve belirsizliğin açık göstergelerine dönüştü uzun süredir, adanın Kuzey’inde.

Red Border’e göre, seçmenin önemli bir bölümü kararsız. Ve önümüzdeki süreçte seçim sonucunu da bu kararsızlar belirleyecek.

Türkiye’den gelen göçmenler ve işinsanlarının tavrı da yine sonuçta belirleyici olacak. Özellikle iki büyük siyasi parti, UBP ve CTP için.

Araştırma sonuçlarının dikkat çekici bir tarafı da UBP’nin bütün kötü icraatlarına rağmen, oylarında biraz düşüş olsa bile, hala birinci parti olması ve iktidarını koruması.

Diğer taraftan bu kadar kötü bir hükümet dönemine rağmen, muhalefette olan CTP’nin oylarında radikal bir yükseliş olmaması.

Kamuoyu araştırmaları mutlak doğruyu yansıtmasalar da süreçler için önemli verilerdir ve mutlaka değerlendirilmelidir.

Bu sonuçların da ortaya koyduğu altı çizilmesi gereken son derece önemli noktalar var.

Öncelikle kararsız seçmenin yüksekliği sadece bir seçimin uzak görünmesinden ya da bir takvim belirlenmemesinden kaynaklanmıyor.

Toplum, seçime gitmek adına bir heyecan ve farklılık bulamıyor. Yaşadığı güvensizliği ortadan kaldıracak enstrümanları göremiyor.

Bu veri özellikle muhalefet partileri açısından değerlendirilmesi gereken bir noktadır.

UBP hükümetinin her şeye rağmen hala alıcısının olması da mevcut düzensizlik içinden çıkarılan düzen ve kimden ne isteneceğinin bilinmesinden kaynaklı belirliliktir.

Seçim süreçlerinde kararsızlar önemli bir rol oynar. Kararsızların çokluğu usanmışlık ve bezginlik yanında, son ana kadar güçlü olanı görmek isteğidir de aynı zamanda. Böylece yıllardır kangren haline gelmiş çıkara odaklı siyaset için daha sağlıklı oy kullanılabileceği düşünülür.

O yüzden de iş vaatleri bu kadar önemli olabiliyor, bir partiyi alt üst edip, dengeleri değiştirebilir. Çünkü siyasetçi, uzun süre önce yitirdiği ganimet arazi rantının yerine, istihdam ve kamuyu yerleştirdi. Şimdi bu alanda da yaşanan kısıtlamalar ve baskılar vaade odaklı siyasetçiyi zor durumda bırakıyor.

Bugün yaşanan her şeye rağmen hala muhalefet partilerinin, özellikle de CTP’nin oylarını yükseltememesindeki önemli sebeplerden biri de toplumun karşısında somut bir fark koyamamaları, dahası belli ki hala geçmiş dönemi unutturamamaları.

3 yıl öncesinin hesabı hala kesilemiyor ve bu kadar başarısız bir hükümete rağmen destek bir garanti gibi saklanıyorsa, burada mutlaka toplumsal bir sorumluluk vardır ancak siyasetçinin de varlığını hissettirerek, kendini göstermesi gerekiyor.

Bugün UBP içinde yaşanan kriz ibret vericidir. Bu kriz ortamında son derece çarpıcı ve doğru bir tespit ortaya koyan Serdaroğlu’nun sözleri de düşündürücüdür.

Toplum siyasetçiden siyasetten umudunu kestiği yerde demokrasiden uzaklaşacak, günübirlik kişisel çıkarlar daha da ağır basacaktır.

Bütün bunların görülmesi ve artık eski yöntemlerle yürütülen siyasetlerin tam da UBP’de olduğu gibi, zarar verici boyutlara geldiğinin farkına varılıp, muhalefeti, ,iktidarı, sağcısı, solcusuyla yeni bir anlayış için hazırlanılması gerekiyor.

Ancak bu anlayış farkını ortaya koyan kazanacak ve kazandıracaktır!

Kaynak:Yenidüzen Gazetesi

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31