Libya, 1.775.500 metre karelik alanı olan, nüfusunun %90’dan fazlasını Arap ve Müslüman insanların oluşturduğu bir coğrafya. İçinde bulunduğumuz süreçte Libya halkı zor günler yaşıyor. Ortak endişe Libya’nın yeni bir Irak faciasına dönüşmemesi. Önce Tunus, arkasından Mısır, Yemen, Ürdün, Cezayir ve bir bütün olarak Ortadoğu da meydana gelen olaylar diktatörlüğe, sömürülmeye ve hala daha bu yüzyılda devam eden yönetim anlayışına haklı bir başkaldırı idi aslında. Bu topraklarda yaşayan insanlar kendi ülkelerinde esir olmaktan kurtulup kendi ülkelerini kendileri yönetmek istemişlerdi. Baskı olmadan, emirler olmadan, cunta yönetimi olmadan. Demokrasiyi benimsemiş çoğulculuğun ön plana çıktığı, emeğin karşılığını aldığı bir düzen. Libyalılar da bu uğurda isteklerini dile getirdiler. Ve işlerin çığırından çıktığı olaylar serisi başladı. Libya lideri Kaddafi kendi yönetiminin devamını sağlamak için binlerce insanı katletti.

Ne tesadüftür ki, Ortadoğu da ayni anda, ayni anlamı taşıyan olaylar, ayni zaman diliminde yaşanmaya başladı. Yıllarca bu toprakları ve bu topraklarda yaşayan insanları istedikleri şekilde yöneten yöneticiler, batınında desteğini alarak ömürlerini zevki sefa içinde geçirmişler. Şimdi ise arkalarına bile bakmadan yarattıkları düzenden kaçıyorlar. Bu olayların en son yaşanmaya başladığı ülke Libya. Bu ülkeyi 42 yıldır Muammer Kaddafi yönetiyor. Hem de istediği gibi. Yeşil Kitap diye bir manifesto yayınlayan Kaddafi, bu kitaba göre halkın doğrudan yönetime katılmasını ön görüyor. Ama gerçekte öyle değil. Kurulan halk meclisleri olmasına rağmen insanlar buralara seçimle değil, emirle katılıyorlar. Dolayısı ile bu ülkede haktan, adaletten özgürlükten bahsetmek pek de mümkün değil. Her şey Ortadoğu’ daki ayaklanma ve bu ayaklanmanın getirdiği cesaretle başladı. Libya halkı yönetime karşı değişim bayrağını açtı. Önce Kaddafi kendi ordusuna kendi halkını düşman gösterdi. Binlerce insan canını kaybetti. Olaylar yaşandı. Bitti bitiyor, Kaddafi pes etti denirken, bir anda dünyanın her yerine demokrasi ve özgürlük götürmeyi ve bu uğurda sınır tanımamayı kendilerine görev edinmiş batılı ülkeler ortaya çıktı. Gitti denen Kaddafi şimdi kahraman oluyor. Koalisyon güçleri işgal olmaksızın ve de kara harekâtına dönüşmeksizin operasyon başlattı. Üstelik BM’den bu yönde karar alınarak. Başta Fransa, ABD, Almanya, İngiltere ve Kanada birleşerek Libya’ya bomba yağdırmaya başladılar. Peki, bu karar neden olayların ilk başladığı günlerde değil de şimdi alındı. Çünkü Kaddafi’nin direneceğini beklemiyorlardı. Klasik olacak ama işin içinde elbette petrol ve doğal kaynaklar var. Libya bulunduğu bölgede Avrupa’ya en yakın ülke. Bu ülkede yapılacak tüm faaliyetler elbette batılı ülkelerdeki şirketlere verilecek. Petrolünü yine burada etkin devletlerin şirketleri işleyip önemli kazançlar elde edecek. Buda sıkıntılı günler yaşayan Avrupalı devletlere ilaç gibi gelecek.

Bir ülkede yaşanan içsel olaylar ve bunun getirdiği olumsuzluklar, o ülkenin üstüne bomba yağdırarak, özellikli ve stratejik yerlerini yerle bir ederek, sivil insanları öldürerek normalleştirilebilir mi? Libya halkını sözde Kaddafi’nin öldürmesinden kurtarmak için yabancı ülke güçleri öldürüyor. Saldırılarla ilgili elle tutulur mantıklı bir açıklama yok. Daha önce Irak’ta, Afganistan’da yaşananlar şimdide Libya da yaşanıyor. Libya da askeri operasyon çözüm mü? Ya sonrasında ne olacak. Bunlar düşünüldü mü? Burayı da yabancı ülkeler yönetmeye kalkarsa bunun adı artık sömürgecilik olur. Bana göre bu olaylar tesadüf değil. Bu bölgede tüm dengeler değişecek. Bu noktada hem Kıbrıs, hem de Türkiye’nin rolü önemli. Kıbrıs’ta buluna İngiliz üslerinin kullanılması gündemde. Şu an için böyle bir durum yok. Türkiye operasyona sıcak bakmıyor. Zaman nasıl gelişecek, söylendiği gibi amaç sadece Libya halkını korumaksa ve hedef askeri noktalarsa ki bu başarıldı gibi görünüyor,
operasyon ne zaman duracak? Konu ile ilgili olarak dünya ikiye bölündü. ‘Doğru mu,
yanlış mı?’ diye tartışılırken olanlar Libya halkına oluyor.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31