20 Kasım 1928 tarihinde yayınlanan bir emirname ile, İslam Malları İdaresi (Evkaf Yönetimi) yeniden düzenlenmekteydi. Buna göre:

a) Kıbrıs'ta İslâm dinine ait, her türlü camii, mezarlık, okul ve diğer dini kurumlara ait, taşınır ve taşınmaz mallarla yönetimiyle ilgili yasalar yapmak yetkisi, valiye veriliyordu.

b)  Artık, Evkafı yönetmek üzere atanacak iki murahhastan, Kıbrıslı olanı da vali atayacaktı.

c) Evkaf çalışanları, sömürge memuru statüsünde olacaklardı.

d) Bunların maaşları, evkaf gelirlerinden karşılanacaktı

e) Vakıf mütevellilerinin atanması ve azli, valinin de onayı ile evkaf murahhası tarafından yapılacaktı.

f) Evkafın gelir fazlası, eskiden olduğu gibi, İstanbul'daki Evkaf hazinesine değil, Kıbrıs Evkaf hazinesine yatırılacaktı.

g) Vali gerekli gördüğü zamanlarda, bu yasaları değiştirilebilecek, vergi ve harçları saptayabilecekti.

h) Uygulamada, bu fermanın hükümleri esas alınacaktı.

            Böylece İslami bir hayır kurumunun, bir gayrimüslim tarafından yönetilmesinin, dine sığmamasına katlanmak bir yana; Hıristiyan vakıflarının idaresi ise, tamamıyla başpiskoposluğun yetkisinde idi. Türkler bu durumu, gelişmelerinin önüne bilinçli olarak konmuş bir engel olarak algılamakta, bütünü ile haksız sayılabi­lirler miydi?

31 Mart 1949 tarihinde sömürge yöneti­minin önerdiği yeni Evkaf Kanunu da yönetim topluma devredilmediği için, reddedilir. Bu konuda Halkın Sesi gazetesinde bir makalesi yayın­lanan Ahmet Mithat Berberoğlu, yeni yasanın, Türk İşleri Komisyonu'nun Ara Raporu’nda belirtilen tavsiyelere uymadığını ve kabul edilemez olduğunu ifade eder. Bu dönemde Necati Özkan ile Dr. Küçük arasında, evkafın yönetilmesine değgin bir makale düellosu başlar. Özkan, denetimsiz yönetimin suistimale açık olacağını, yönetimin mutlaka denetlenmesi gerektiğini düşünmektedir. Dr. Küçük ise denetlenmek fikrine, şiddetle karşı olup, İngiliz yönetiminin, evkaf işlerine hiçbir biçimde karıştırılmaması gerektiğini düşünmektedir. Sonuçta, Küçük/Kaymak ekibinin ısrarlı politikaları, etkili olur.

28 Mart 1954 günü, Lefkoşa'da adanın her tarafından gelen Türkler'in katılımıyla, Evkaf yönetiminin Türk toplumuna devredilmesi talebiyle, büyük bir miting düzenlenir. Halkın Sesi, katılımcıların sayısını 20 bin olarak vermektedir. Mitingte Müftü Dana Efendi, Faiz Kaymak, Dr. Fazıl Küçük, Mağusa adına Av. Ahmet Zaim, Hürsöz Gazetesi başyazarı Fevzi Ali Rıza, Kıbrıs Türk Kurumları Başkan vekili Ahmet Mithat Berberoğlu, Fadıl Korkut ve Derviş Ahmet Raşit birer konuşma yaparlar.

23 Temmuz 1955'te yayınlanan bir yasa ile asırlık Evkaf mücadelesi, sonucunu verir.

Bundan böyle Evkaf, seçimlerle oluşturulacak bir delegasyonlar kuru­lunun seçeceği bir konsey tarafından, yönetilecektir.

14 Nisan 1956 günü Lefkoşa Kaza Komiseri (Kaymakam) başkanlığında yapılan bir toplantı ile Evkaf Yüksek Konseyi ve İcra Kurulu oluşturulur. 15 Nisan günü, Lefkoşa'da Evkaf Merkezi önünde büyük bir kalabalığın katılımı ile bina önündeki göndere törenle Türk Bayrağı çekilir. Toplantıda Dr. Küçük ve Faiz Kaymak, birer konuşma yaparak, törenin anlamını açıklarlar.

Evkaf Türk Yönetimi’ne geçmiştir! 1956’da topluma devredilirken vaz edilen kurallara göre mi; 1928 tarihli sömürge yasasına göre mi yönetiliyor? Karar sizin… Halkın seçtiği komisyonlar mı? Vali’nin yerine hükümet adını verdiğimiz siyasi otorite mi?

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31