Ülkemize dair hep güzel şeyleri yazmak isteriz ama, bu istek ne yazık ki içimizde hep ukde olarak kalıyor. Güzel şeyleri yazabilmek için, güzel işlerle yüzleşebilmemiz gerek. Bizim yüzleştirildiklerimiz ise her bağlamda hep düş kırıcı, üzücü işler olmakta.
  
Şimdi yani eğri oturup doğru konuşmak gerekirse, bir haftadan fazla zamana yayılan bayram tatiline ne ihtiyacı vardı bu yerlerde süründürülen ülkenin? Üç günlük bayramı bir haftaya çıkardık!.. Hiç kimse bu konuda Türkiye’yi örnek göstermesin. İşimize geldiğinde Türkiye’dekinden farklı işler yapmamız gerektiğini, her konuda Türkiye’nin izinden gitme marifetine ve uyduculuğuna gerek olmadığını bolca söyleriz. Ama söz konusu olan uzun bir tatilse, akan sular durur. Var mı tatil gibisi!.. Kıbrıs Türk insanına tatili, dinlenceyi ve eğlenceyi ver!.. “Aha Türkiye yaptı, biz niye yapmayalım?” Ama beri yanda Türkiye kalkınma hızını gittikçe yükseltiyor. Biz ise kalkınma olayını sıfırlayıp, yerin dibine çakmakla meşgulüz!..
  
Türkiye’de hükümet kararıyla bayram tatili 9 güne çıkarılmışsa çıkarılsın efendim. Bu, dinsel günlere ayrı bir özen gösteren AKP hükümetinin takdiri. Hem orası yetmiş beş milyonluk büyük bir ülke. Devasa nüfusunun yanında, devasa mesafeleri de var. Bayramın o uzun mesafeler içinde insanların yorucu ve zaman alıcı gidişleri ve dönüşleri, yoğun trafikte perişan olmaları söz konusu… İnsanlara o geniş coğrafyada bayramı kutlayabilme adına zaman gerekir.
  
Peki bizim minik ülkemizde durumlar öyle mi ya?. Ne ekonomik, ne kültürel ve ne de sosyal açıdan öyle değildir. Bayram kutlamaları ve etkinlikleri avuç içi kadar coğrafyada yapılır. Zaten alabildiğine hantallaşan yapısı içinde üretimini ve hizmetlerini yeterince yapamayan devletimiz uzun bayram tatili ahkamlarında daha bir felç edildi. Arife günü şu ya da bu uyduruk gerekçeyle işinin başına gitmeyen görevlilerin çetelesi tutuldu mu?..Devlet daireleri bir hafta kapatıldı. Sonra da öyle bir rehavetle açıldı ki, vay başımıza gelen!.. Bu dairelerde günlerce işlerini yapamayan vatandaşları pazartesi bir telaşlı koşuşturmacadır aldı. Genel temizlik ve bakım işleri aksatıldı. Bayram sonrası hastanelerde ve dairelerde izdihamların oluşmasına neden olundu. Uzun bayram tatili boyunca da hırsızlık olayları tavan yaptı. Neden yapmasın ki?.. Günlerce kapatılan ve gözetimsiz kalan mekanlarda hırsızlara rahatça cirit atma olanağı sunuldu.
  
Maliye Bakanımızın devletsel tahsilatlar yapılamadığından memur ve emekli maaşlarının ödenmesinde zorluklarla karşılaşılacağını, devlet hazinesinin boş olduğunu söylemesine karşın, uzun tatil kararından asla ödün verilmedi. Neticede memur ve emekli maaşlarını denkleştirebilme adına bayram öncesinde bankalardan on milyonlarca lira borçlanıldı. Bu yeni bir faiz yükü demektir ayrıca. O büyük yük de, zaten binlerce dolar borçlu olarak doğmakta olan çocuklarımızın sırtına havale edildi. Alın size çocuklarımıza bayram harçlığı!..
 
Uzun tatilin rehavetine maalesef bazı özel sektör kurumları da katıldı. Siz devlet kurumu musunuz kardeşim? Size ne bu hantal devlet, hantallığa devam bağlamında, kendi memuruna bir hafta tatil vermişse?.. Özel sektör dinamizminin ve üretiminin devlete örnek olması gerekmez mi?. Ama bu ülkede artık balık baştan kuyruğa kadar kokar!..
  
Bu satırları da bayramın ortasından itibaren internetsiz ve iletişimsiz kalmanın acısı ve öfkesi içinde yazıyorum. Bağlı olduğun internet şirketi tıpkı devlet dairesi imiş gibi bir haftalık tatile girince ve internet bağlantın kopunca derdini anlatacak kimseyi bulamıyorsun. İnternet şirketinin kapıları da kapalı, telefonları da. Saçını başını yoluyorsun ve paran karşılığında hizmet aldığın şirketin hiçbir elemanına ulaşamıyorsun. Bu durumlarda nöbetçi eleman koymaları gerek ama ne gezer!.. Telefonları kırarcasına imdat aramaların boşuna.
  
Bu ne biçim bir özel girişimcilik anlayışıdır kardeşim? Hizmet vermekle yükümlü olduğun abonelerin internete dayalı hiçbir işini yapamıyor. Mesaj ve haberi ne alabiliyor, ne de verebiliyorsun… Yazdığın yazıyı gazetene ulaştırabilmek için anandan emdiğin sütü burnundan akıtıyorsun. Senin özel internet hizmetlilerin tatil geçirecek diye sen sinir krizleri geçiriyorsun. Kalp krizi de geçirebilirsin. Kimin umurunda!.. Millet uzun bayram tatilinde!.. Resmi sektörüyle, özel sektörüyle ülke ve devlet görsün gözün!..   

Kaynak: Kıbrıs Gazetesi

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31