Verin Güzelyurt’u gitsin, eminim ki Rumlar bizden iyi bakar. 

Herkesin içinde yağmur yağması özlemi vardır. 

Aşıkların, bedbahtların, üreticilerin, hayvancıların; herkesin ama herkesin içinde yağmur özlemi vardır; bir tek Güzelyurt’lular hariç. 

Çünkü yağmur yağdığında Güzelyurt’u sel alır götürür, yolları çamur olur, insanı Güzelyurt’a göç etmiş olmaya lanet okur. Tarlası evi olan satıp Gönyeliye, Lefkoşa’ya göç etmek ister. 

NE YAPSIN FAKİR FUKARA

Güzelyurt halkının büyük bir bölümü zor şartlar altında yaşıyor. 

Narenciye ile patates üretiminin karşılık bulduğu durum belli. 

Yani işin özeti Güzelyurt’lular geçi,nemez durumda. 

Daha kış mevsiminin başındayı ve yaklaşık 3 gündür yağmur yağıyor; önceki akşam Meteoroloji Dairesi Müdürü Fehmi Oktay ile ayak üstü konuştuk “muhtemelen 19 kasıma kadar yağmur devam edecek” dedi. 

Önceki gece de olanlar oldu zaten Girne’yi, Boğaz, Dikmen ve Güzelyurt’u kelime anlamıyla sel bastı. 

Güzelyurt için ne söylendiyse ne ifade edildiyse yapılmadı. 

Geçtiğimiz sel baskınında eşya dağıtımı yapıldı ki “insan dönen filmlerden utanır”.. 

Hala eşyasını alamayan fakir fukara var; çifte çifte alanlar da var. 

Yine bir kış mevsimi başlangıcı ve yine Güzelyurt’u sel aldı filmi sahnede. 

Bu yıl yağışlar bol olacak; gerekli tedbir alınmazsa daha çok su basacak Güzelyurt’u. 

Önlem alınacağına da inanmıyorum ama bu böyle giderse UBP Güzelyurt’tan bu sefer öyle yüksek oy beklemesin. 

UBP VEKİLLERİ KOLLARI SIVAMALI

Güzelyurt’tan son sel baskınında iki bakan bir de Genel Sekreter Vekili vardı ve yine de yaralar sarılamadı. 

Bu sefer tek bakan var. 

Kimseyi hedef yapma derdim yok kesinlikle ama tüm UBP Güzelyurt Milletvekilleri derhal bir kriz masası oluşturup Hükümetin gündemine sunmalılar. 

Yapacaklar mı? 

Sanmıyorum. 

Şu an tek bakan olan Kemal Dürüst ile İlçe Başkanı Ahmet Çaluda’ya düşüyor öncelikli görev…  

RUM GÜZELYURT’U DELİLER GİBİ İSTERKEN

Müzakere masasının olmazsa olmazıdır Güzelyurt. 

Hristofyas her ayağı takıldığında Güzelyurt’u vermezseniz çözüm olmaz diye beyanat verir. 

Biz de hemen cevap yapıştırırız “asla”. 

Ben verin diyorum. 

Çünkü öksüz bıraktığımız Güzelyurt’lular Devleti her dönem yönetenlere en yukarudan aşağı beddua ediyor. 

Hastanesi yok, Kimse Mezarlığını tercih etmiyor, Lemar hariç marketi yok, birkaç restaurantı hariç başka çağdaş restaurantı yok. 

“Biz Güzelyurt’u vermeyiz” tamam vermeyelim de turşusunu da kurmanın alemi yok; Güzelyurt’u kent yapacak kararlar alın…. 
 



ERKEN ÖLÜM İNSANIN GÜCÜNE GİDİYOR

Hayatın her ne kadar gerçeği olsa da ölüm ne istediğimiz ne de kabullenebildiğimiz bir olgudur. 

Ama er geç başımıza gelecek. İnsan bunu düşündükçe tedirgin oluyor belki. 

Ya da asıl tedirgin eden bizi ölmekten çok sevdiklerimizi kaybedecek oluşumuzdur. 

Çok az insanı severiz belki ama onlardan kopamayız. 

İşte bu nedenle ölmek istemeyiz, vazgeçmek istemeyiz yaşamaktan. 

Ama daha vahim bir durum vardır ki erken ölmek; bu insanın en çok gücüne giden olaydır. 

Erken ölmek; Mustafa Çelik’ler gibi. 

Dün ebedi yolculuğuna uğurladık Mustafa Çelik’i. 

Öldüğüne inanmak mümkün değil. 

Ölmemesi gereken biri; yardım ettiği, moral verdiği, el uzattığı, karanlık kuyulardan çıkardığı özürlü insan sayısının haddi hesabı yok.  

ÖZÜRLÜLERİN HAYATA DÖNÜŞ BİLETİYDİ

Özürlü insanlar zaten çekingen, utangaç ve mahcup hissederler kendileri, Çelik onların yüzündeki utangaçlık maskesini kaldırıp onların hayata gülmesini sağlayan özürlülerden biriydi. 

Bedeni özürlüydü ama en az bir doktor kadar önemli biriydi. 

Özürlülerin doktoru da oydu. 

Anlam veremiyorum bu ölüm yaşam dengesine; uzun ve güzel bir hayat yaşamak varken neden kısa ve zor bir hayat veriyor Tanrım kullarına. 

Uzun yıllarrdır tanıyordum Mustafa Çelik’i; O’nunla ilgili aklımda kalan birkaç bir şey var geriye: Çok sevdiği bir eşi olduğunu duyardım ağzından hep; çok sevdiği bir Orkun’u, Ayşe’si, Sedat’ı vardı; eminim daha çok sevdikleri vardı. 

Ama bir başka ilginç olan bir şey var ki Mustafa Çelik’in ağzından hep sevgi kelimesini duyardım; asıl miras bunu bıraktı….

Benim aklımda kalanlar bu isimler. 

Fotoğrafta Çelik’in en iyi arkadaşlarından biri olan Orkun Bozkurt ile eski günlerden kalan bir resmini yayınlıyorum..

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31