AKP ve buradaki “yöneticilerin” hepsi çözümden bahsediyorlar.

Sağcısı, solcusu, ortası, dincisi…

“çözümü biz daha çok istiyoruz” ve “hep bir adım öndeyiz” diye övünüyorlar.

Böyle ağız birliği görülmedi bugüne kadar.

AKP ne diyorsa, neredeyse tüm siyasiler desteklemek için tek vücut oluyorlar.

Tüm bunlar yaşanırken, Davutoğlu’nun “taksim” söylemi ile başlayan, güneyde bayrağın yakılması ile alevlenen ve ülkücülerin “vur de vuralım, öl de ölelim” sloganları ile hortlayan milliyetçilik…

Bununla da kalmayan ülkücüler, “Kıbrıs Türk’tür Türk kalacak” ve “Apo’nun piçleri yıldıramaz bizleri” gibi sloganlar ile kin kustular.

Söz söyleme hakkı bakınız kimlerin elinde…

Memleket sanki de babalarının malıymış gibi, istedikleri yönde ve yerde eylem yapabiliyorlar.

Cumartesi günü Lefkoşa, bu kirli ve ırkçı tablo ile karşı karşıya kaldı.

Esnaf ile alışverişe gelen Rumlar’a küfür eden bu grup, Kıbrıslıtürk bir ailenin de arabasını taşladı.

Onların gözünde, Kıbrıslıtürk ile Kıbrıslırum’un bir farkı yok…

Ellerine silah versen ve “vur” desen, önce bizi sonra Rumlar’ı vuracaklar.

Peki, tüm bunlar yaşanırken ülkeyi yönettiğini ve güvenliğini sağladığını iddia edenler ne yaptılar?

Koca bir hiç…

Kıbrıslıtürklerin en ufak eylemine yığınla polis ve çevik birliği gönderenler, bu guruba müdahale etme gereği bile duymadılar.

Çünkü bu eyleme kendileri ön ayak olmuşlardır ve kalabalık olabilmeleri içinde asker takviyesi yapmışlardır.

Bu durumda müdahale etmelerini değil, onlara destek olmalarını beklemeliyiz…

Aynı gurup, estirdikleri terör havasından sonra arabaları ile Lefkoşa’yı turladılar.

Üç tane Kıbrıslıtürk arabaları ile konvoy yapsa, anında polis tarafından durdurulup sorgulanır.

Ya da Arda Gündüz, üç arkadaşı ile “benzin bitti” eylemi yapsa yargılanır…

Hatta Başbakan Küçük, “terörist” diye adlandırır…

Ama bu guruba karşı en ufak bir müdahale ve önlem alan yok…

Lefkoşa onlara teslim edilmiş gibiydi…  

Her köşede ırkçı sloganlar atan gurup, Afrika Gazetesi’nin önünden geçerken “damarlarındaki asil kan” en yüksek seviyeye ulaştı.

Sanrım bizden fena halde nefret ediyorlar…

Neyse ki duyguları karşılıksız değil…

Asıl sorulması ve düşünülmesi gerek soru şu…

Taşladıkları arabada bulunan kadın ve iki çocuğuna bir şey olsaydı bunun hesabını kim verecekti?

Buradaki amaç, Kıbrıslıtürklere kuzeyin sahibinin kim olduğunu hatırlatmak ve gözdağı vermekse…

Biz bulunduğumuz konumu ve karşımızdakilerin bizim için ne düşündüğünü çok iyi biliyoruz.

Bu yaşananlar, karşımızdakilerin bir gün gelip de bu topraklardan gideceklerini bilmemesinin sonucudur.

Söyleyeceğiniz ne varsa şuanda söyleyiniz, çünkü bir gün gelecek son sözü Kıbrıslılar söyleyecek…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31