MAAŞIN KAÇ? Bu seçim ortamında, UBP'ye muhalif siyasetçilerin politikalarına en fazla malzeme yaptıkları konuların başında TC Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eski KKTC Başbakanı İrsen Küçük'e kamuoyu önünde yönelttiği o ünlü soru geliyor: “Maaşınız kaç sayın başbakan?” Ama herkes ısrarla o sorunun hangi koşullarda sorulduğunu görmezlikten geliyor. Erdoğan o soruyu, ülkemizdeki adaletsizliklere, çarpıklıklara ve gelir dengesizliklerine dikkati çekmek için sormuştu. Hatırlayınız; tam da o günlerde devlet bütçesinden ödenen bir bürokratın başbakanımızdan iki misli fazla maaş aldığı ve emekliye ayrılırken fabrika bile kurabilecek ölçekte, servet boyutlarında ikramiyeyle ödüllendirileceği gündeme gelmişti. Şimdi Sezar'ın hakkını Sezar'a vererek sormalı: O ortamda bu dobra sorunun bu çarpıklıklar ve adaletsizlikler ülkesinin başbakanına sorulması haksız mıydı? Eğer bizler de kendi ülkemizin anomaliliklerinden ve çarpıklıklarından yakınıyorsak acı gerçeklerimize ironik bir vurgu yapan o soruyu neden haksız ve onurumuza karşı buluyoruz?... Ben de Erdoğan için yeri geldikçe eleştiriler yaparım ama, arızalı bir saatin bile günde bir kez olsun doğru zamanı gösterebildiğini bilenlerdenim...
    * 
   DEŞİFRE EDİYORUM: Ferdi Sabit Soyer, milletvekili transferlerini engelleyecek “Siyasi Partiler Yasası” ile dar bölge seçim sistemini kaldırıp yerine tek seçim bölgesini getiren  “Seçim ve Halk Oylaması Yasası”nın mutlaka çıkarılması gerektiğine işaret ederek “bu yasaların çıkmasını engelleyen parti veya kişiler toplumda deşifre edilmelidir” dedi.
   İşte ben burada CTP'yi ve CTP'nin tüm milletvekillerini deşifre ediyorum. Neden mi? UBP hükümetini devirdikten sonra, ellerinde yeterli meclis çoğunluğu vardı. Derhal bu yasaları çıkarıp seçim tarihini ondan sonra belirleme fırsatına sahiptiler. Ne ki, bu altın fırsatı değerlendirmediler ve alel acele bu yasalar geçirilmeden seçim için 28 Temmuz tarihinin ilan edilmesinde başrolü oynadılar...

     * 
   FUHUŞ: Hükümetin vergisini aldığı, sağlık denetimini yaptığı ve hangi amaçlarla işletildikleri herkesin malûmu olan gece kulüplerinden fuhuş yaptıkları gerekçesiyle zavallı kadınlar sık sık polis tarafından toplanıyor. Fuhuş olayına çok duyarlı olan bu yönetimimiz ahlâk bekçiliğini sürdürmekte bu kadar ısrarlıysa, her yanda açık - seçik fuhuş yapanları neden toplamıyor da, yerleri ve amaçları resmen belli olanların ve de devlet bütçesine de yasal gelir sağlayanların üzerine gidiyor boyuna? Polisin topladıkları kendi iradeleriyle ve geçimlerini sağlamak için hiç istemeden, kader kurbanları olarak yapıyorlar bu işi. Peki bu işi gönül isteğiyle, parasız, keyifle ve de çevrede farkındalık yaratarak yapanlar toplanarak göz altına alınanlardan daha mı ahlâklı ve daha mı yasaldırlar?
   Demek ki herkes para ödemeden fuhuş yapma şansına sahip değil... Yaşasın parasız fuhuş yapabilme şansına sahip olan ahlâklılar!.. Parayı ödeyen yargıya çıkarılıp bir de ceza ödeyecek, bu işi parasız yapanların ise dokunulmazlığı ve onuru olacak!.. Yaşasın adalet... Umumun bilgisinde fuhuş yapanlara hesap sorulduğunda “biz arkadaşız”, ya da “sevgiliyiz” diyerek sıyırtıyorlar. Ahlâktaki çarpık anlayış budur işte!...
   Bu durumda, gece kulüplerinde suç üstü yakalananlara tavsiyemdir: Yargıç önüne çıkarıldıklarında “biz bu işi parasız yaptık, sevgiliyiz, arkadaşız” desinler.
    *
   DR. SİBEL SİBER: Başbakan Dr. Sibel Siber'in başkanlığında seri halinde üretilen Bakanlar Kurulu kararlarına bakıyorum... Özellikle Vakıf mallarının bile peşkeş çekilmesine yaptığı vurgulamalar ve alınan iptal kararları çok ilginç. Diğer konular da öyle. Besbelli Dr. Sibel Siber anasından bu ülkeye başbakan olmak için doğmuş... Temennim odur ki, 28 Temmuz seçiminde ortaya çıkacak olan aritmetik ne olursa olsun, Sayın Cumhurbaşkanı o aritmetik içinden mutlaka Dr. Sibel Siber'i seçerek başbakanlık görevi versin...

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31