Ne Girne ne Lefkoşa için gelmedim.

Karpaz’ı görmek için de değildi gelişim.

Geçen yıl ilki yapılan Baflıların geniş katılımlı Baf gezisi için geldim.

Aslında gezi Mayıs’ta yapılacaktı paskalya nedeniyle 2 Haziran tarihine ertelendi.

-Bu seferki daha kalabalık olacak, dediler.

Bir arkadaşım 500, diğeri, “yok yahu en fazla 400” demişti…

Olsun…

İkisi de uygundu…

Yeter ki içinde Baf olsun…

Orada buluşmak, sokaklarını, caddelerini, kalesini birlikte dolaşmak…

En büyük hayalim ise bir gidişimizde geriye dönmemek.

Hani topluca Ülkü Yurdu Sahasının ortasına gidip…

Orada “Bir daha geriye dönmüyor, kalıyoruz” demek.

Fakat sanırım ona biraz daha var.

Şimdilik sabrımız idare ediyor.

Her neyse.

Geçen yıl birkaç arkadaşla gruba Poli üzerinden katılmıştık.

Yıllardır görmediklerimizle orada kucaklaşmıştık.

Baflılar sırf bir arada olmasın diye Mağusa, Omorfo, Girne ve Karpaz…

Kısaca kuzeyde ne kadar bölge varsa, o kadar parçaya ayırdılar bizleri.

Ve 1974’ten sonra birbirini göremeyen çok Baflı var.

Bu geziler bir fırsat.

Seneye günübirlik yerine birkaç gün kalmak üzere gezi tertiplenirse daha iyi olabilir.

Gelelim gezinin ilk ayağına.

Biz bu sene de Poli üzerinden gittik.

Omorfo’da toplandık.

Oradan önce Gaziveren…

Kıbrıs kültürünün bir parçası olan, unutturulmaya çalışılan köy ekmeği, çöreği, daşinobittası, pilavuna…

Bize ait ne varsa üretilen bir fırın var şimdi orada.

İlk durağımız orası oldu.

Kokusunu içimize çektik, dönüşte ne varsa alacağız dedik, ayrıldık.

Sonra dokusu değişmemiş çilek diyarı Limnidi’de küçük bir duraklama yaptık.

Kayısı aldık, çilek yedik.

Birkaç köylü ile ayaküstü konuştuk.

Bozulan dokudan, zorla kondurulan yerleşiklerden şikâyetçiydiler.

Oradan kapıya(!) yöneldik.

Virajlı ve daracık yollar, uzakta kalan dumanlı dağlar, vadiler, ovalar.

Kıbrıs’taydık.

Sahtelik yok bu cıvadra.

Sahte apartmanlar, sahte kumarhaneler, kerhanelerle kirletilmiş toprak yoktur burada.

Buram buram Kıbrıs hissediliyor, yaşanıyor.

Kapıda birkaç memur.

Önlerinde bekleyen birkaç araba.

Formları dolduran Kıbrıslılar.

Bir mühür basan memura, bir de birbirlerine baktılar.

Bu ne iş, der gibi sırıttılar.

Gerçekten bu ne iş…

Ülkende pasaport, kimlik göstererek bir yerden bir yere gitmek…

Laçi’deki Rumca konuşan Kıbrıslı arkadaşın dediği, “Why not together?”

Olamaz mıydı?

 

(Neden birlikte değiliz)

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31