Eşitlik olacaksa;

Ekonomik düzeyde olacak;

Siyasal düzeyde olacak;

Toplumsal düzeyde olacak;

Ama ne olura olsun eşitlik düzeyinde olacak.

Anayasa da öyle diyor zaten…

Fakat bakıyorum da eşitliğin “e”sinden eser yok yaşamlarımızda. Hem de anayasamıza rağmen!!!

Ekonomik olarak eşit değiliz çünkü birileri her gün mersedeslerini değiştirip, bizim verdiğimiz vergiler sayesinde yükseklerde geziyorlar.  Aynı insanlar biz eşitsizlik mağdurlarının verdiği haklar ile saygı görüyor, yurttaşı sömürüyor, duygularla oynuyor ve lüks içinde, saygınlık senaryoları yazıyor. Öte yandan o eşit olması gerektiği halde hiç eşit olamamış yurttaş da dişiyle tırnağıyla yaşama tutunmaya çalışıyor. Evlat okutmaya çalışıyor. İnsanca yaşam koşullarını sürdürmeye çalışıyor. Sağlıklı kalmaya uğraşıyor. Mutlu olmanın yöntemlerini keşfetmeye çalışıyor. Hem de eşitliği yakalama çabasından diskalifiye edilmemek için de gayret ediyor.

Siyasal düzeyde eşitlik derseniz o hiç yok. Zaten herkesin siyasal özgürlüğü yok en başta… Anayasa hem herkesin özgürce siyasal düşüncesini savunabileceğini söyleyip, öte yandan da sınıflandırılmış bir şekilde bazı kesimlere siyaseti yasaklıyor…

Hadi bunu bir yana bırakalım, diyelim ki siyaseti özgürce yapabilecek yurttaşlardansınız; o zaman da başka bir eşitsizlik tıkayıveriyor önünüzü!

Durun bakalım, savunduğunuz görüşü ifade etmek, öyle çok da kolay olmayabilir. İktidar gibi düşünmüyorsanız ya susacaksınız ya da iktidar gibi düşünmeye başlayacaksınız.

Durun bakalım, özgürce kendinizi ifade ederseniz, birilerinin canı yanabilir ve o da sizin canınızı yakmak isteyebilir. Öyle kolay mı fikrinizi savunmak?

İşte gördünüz, siyasal eşitlik dediğiniz şey de bizim buralara uğramıyor.

Toplumsal düzeyde de eşitlik olmalı! Bilim insanları eşitlik kavramını olmazsa olmazı diye başlıklandırıyor yaşamın her alanında… Peki ya toplumsal boyutta eşitlik var mı? Kesinlikle yok.

Yaşadığınız mahallenin kaldırımından, sosyalleştiğiniz ortamlara kadar hiçbir şey eşit olamaz. Ekonomide, siyasette eşitlik ipinin ucunu kaçırdıktan sonra toplumsal eşitliğin neresinden yakalanabilir ki?

Yolun kenarından geçerken, mahallenin sosyal statüsünü anlarsınız.

Yanınızdan geçen kişinin de sosyal statüsünü anlamak için zorlanmazsınız.

Eşitlik kavramına bir de cinsiyet ve cinsel yönelim boyundan bakarsanız o zaman işler daha da karmaşıklaşıyor. Çünkü eşitliğin paylaştırılması bile eşitsiz artık… Adına eşitlik dediğimiz kavram bile bölünür oldu. Daha eşit veya daha az eşit olanlar var artık; çünkü eşitlik bile eşit dağıtılmaz oldu. Eşitliği cebinde parselleyip yandaşlarına dağıtma hakkını kendisinde görenlere yakın olanlar daha eşit artık. Çünkü onlar eşitliği dağıtanlara daha yakın...

Bu defa daha eşit olanlar ile daha eşitsiz olanlar arasında da eşitliklerin kademelendirildiğini görüyoruz ki… Ürkmemek elde değil…

***

Peki eşitsizliklerin ayyuka çıktığı bir memlekette sizce huzur olur mu? Olmaz!

Yurttaşlar mutlu olur mu? Olmaz! 

Yönetim memnun edebilir mi? Edemez!

O halde bu yönetime ne düşer? 

İstifa etmek! Veya toparlanmak!

Bu nu da yöneticilere bırakıyoruz. Ya bir an önce yaptıklarınızda kendinizi haklı çıkarma yarışından kafanızı çıkarıp doğruları görün ve özür dileyip toparlanın ya da bir an önce istifa edin gidin.

Çünkü tehlikeli bir kulvarda, birlik ve beraberliğe de zarar veren bir yöntem ile koşmaya başladınız.

Bu da Kıbrıslı Türklere bu güne kadar verilmiş tüm zararlardan çok daha büyük bir zarar ile eş anlamlıdır.

NOT: Başbakanın geçtiğimiz Cuma katıldığı ve canlı yayınlanan bir programda amcasının, yani toplum lideri DR. Küçük’ün herkes ile aynı, 30 Kıbrıs lirası, kazanıp yaşamını bununla sürdürdüğünü hatırlatması bana çok anlamlı geldi. Demek ki eşitliğin sağlanmasının çok da zor olmadığı o dönemleri başbakan da hatırlıyormuş. Yorumu size bırakıyorum…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31