ABD Dış İşleri Bakanı John Kerry, TC Başbakanı Erdoğan’ın Gazze ziyareti ile ilgili 'Sayın Başbakan'ın Mayıs ayı içerisinde gitmesini arzu etmiyoruz” söylemi olay oldu...

Türkiye yetkilileri açtı ağzını yumdu gözünü...

“Kerry de kim oluyor da bize nereye gidip gitmememiz yönünde tavsiyede bulunuyor” dercesine çıldırdılar.

TC Hükümet Sözcüsü Bülent Arınç, Kerry’nin bu açıklamasına şöyle yanıt verdi:

"Bu Türkiye için bir prestijdir, bir eksiklik değildir. Ancak doğrudan 'Sayın Başbakan'ın Mayıs ayı içerisinde gitmesini arzu etmiyoruz veya tavsiye etmiyoruz' şeklindeki açıklaması diplomatik açıdan mahsurludur, yanlıştır, doğru değildir. Çünkü Sayın Başbakanımızın veya bir Türk yetkilisinin ne zaman, nereye gideceğine hükümetimiz karar verir. Bunun dışında herhangi bir merciden izin almak veya onların olurlarını peşinen kabul etmek durumunda değiliz. Bunu Sayın Kerry de dünya da bilir ki Türkiye ne zaman, ne arzu ediyorsa bunu gerçekleştirecek güçtedir.”

Aslında rahatsızlık veren Kerry’nin bu sözleri kapalı kapılar ardında değil de basın önünde söylemesidir.

Obama istese Erdoğan’ı arayarak bu ziyareti engelleyemez miydi?

Dakikasında değil, saniyesinde engellerdi…

Belli ki bu söylemdeki amaç farklı…

Erdoğan’a bir mesaj verilmek isteniyor…

Yalnız Türk yetkililer şunu bilecek…

 “Arap Baharı” diye diye kara kışa dönen Amerikan menşeli hareketlerin en büyük destekçileri kendileri…(Hakkını yemeyelim, birde Mehmet Çakıcı…)  

Ama ne olursa olsun en yakın müttefikiniz de olsa, olmayacak rüyaları görmenizi bile sağlasa…

Birlikte tarihe yön verdiğinizi dahi düşündürtse…

Basının önünde haddini aşmak olmuyor değil mi?

Bay Kerry yine de incelik göstermiş…

Ya Erdoğan’a “maaşın kaç” diye sorsaydı?

Dünya basını da “7,5–8 Tayyip” diye manşet atsaydı? 

Tam bir rezillik yaşanırdı…

Düşünsenize, Kerry Egemen Bağış’a 23 Nisan dolayısı ile tebrik mesajı göndermiş…

Sanırım Egemen Bey çocuklar gibi sevinirdi ama yinede büyük bir skandal yaşanırdı…

Cemil Çiçek’e, “bu adam Yahudilere benziyor” dediğini düşünemiyorum bile…

ABD Türkiye’den ambargo yerdi herhalde…

Davutoğlu’na “ya taksim ya çözüm” diyerek dayatma yapsaydı!

Sanrım iki ülkeyi bırakın, üçüncü dünya savaşına doğru yol alıyor olurduk.

En azından Türkiyeli insanların dinini ya da Türklüğünü sorgulamamış…

Kibar ve anlayışlı adam…

Sadece “ihtiyacınızı karşılarken bile bize sormadan hareket etmeyiniz” diyor.

Hani biz ne kadar “devlet” olduğumuzu biliyoruz...

Bizi yönettiğini iddia edenlerin de ne kadar basiretsiz olduğunu biliyoruz…

ABD size müdahale etti diye sevinecek halimiz yok…

En azından siz göstermelik bile olsa karşınızdakine iki çift laf edebiliyorsunuz…

Bizim basiretsizler ise sadece şükran çekmeyi biliyorlar…

O yüzden Kerry sizin içişlerinize karıştı diye üzülmeyiniz…

Bize bakıp bakıp teselli bulursunuz…

Hatta egolarınızı tatmin etmek için bizlere saldırırsınız…

Müdahale ve hakaret yemede dünyada eşimiz benzerimiz yok…

Sırasıyla Erdoğan İrsen’e, Kerry Erdoğan’a…

Piyonlar değişse de, uygulama aynen devam ediyor… 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31