Yazıma başlarken,YAGA Müsteşarı değerli dostum Derviş Besimler’e beklenmedik şekilde geçirdiği trafik kazasından ötürü geçmiş olsun diyorum.

Acemi sürücünün neden olduğu kazanın yarasız atlatılmış olmasına şükretmek gerekir.

Böyle çılgınlar sokakta kol geziyor.

Siz ne kadar özenle trafik kurallarına uysanız da bu yüzen gezen mayınlar gelip herkesi buluyor…

***

Konumuz YAGA olunca,yatırım projeleri ve ona ilişkin olarak yatırım kredilerini konuşacağız.

YAGA’nın kuruluş aşamasında tem destek çıktığımı bu köşemde yazdım.

Daha sonra da desteklenmesi,yatırımların tek elde toplanması konusunu işaret ettiğimi anımsıyorum.

Türkiye Başbakanlığının WEB sitesine girerseniz,Türkiye’de  nasıl yatırım yapılacağını,kredi temininin nasıl olacağını, yabancıların nasıl şirket kurabileceklerini,yatırım alanlarını ve de elbette Türkiye’nin mali ve ekonomik göstergelerini görürsünüz.

KKTC’de “e-devlet” dendi,bir şeyler yapılmadı değil,yapıldı ama sonuçta tam işleyen yapıya henüz kavuşamadık.

Yerli veya yabancı yatırımcının sorularına bu yolla yanıt bulmasına henüz olanak yok.

Yani KKTC’de yatırımlar,krediler,teşvikler,vergiler henüz kalıba girmediği için “Tıkla al yanıtı “gibi bir lükse kavuşamadık.

Oysa Türkiye’de bırakınız Bakanlıkların WEB sitelerini,Başbakanlık WEB sitesinde bile sorularınıza yanıt alırsınız.

KKTC’ye dönelim.

Bakanlar ya da Müsteşarlarla  görüşme olanağınız yok gibi.Kimi toplantılarda,kimi köy kahvehanelerinde ya da esnafla  kafa kol çekerek politika yapmakta.Siz arazi istersiniz, bunun olanaksız olduğunu öğrenirsiniz.

Size “Gidip satın alınız” denir.

Sanayi bölgelerinde yer istersiniz,dolu olduğunu öğrenir,sonra da bunların pazarda satıldıklarına tanık olursunuz.

Bazılarına dönüm dönüm arazi tahsis edilir.

Öyle olmasa denize sıfır bunca arkalı Otel inşaatı olur muydu?

En çok güldüğüm ne biliyor musunuz?

Oteller sahilleri işgâl ettiler.

Plâjlar bazılarının malı haline sokuldu.

Gençleri içkiye sevkeden barlar,gazinolar,diskolar sahillerde ses kirliliği yapıyorlar.

Yasaları arayan soran yok.

Üstünden teşvik alıyorlar.

Kredi buluyorlar.

Halk sitelere sığınmış, sahile derme çatma iskele yapınca Belediyeler ayağa kalkıyor.

”Yıkınız”…

Niçin?

O dev Otele gidip “Yıkınız” diyeniniz oluyor mu?

Sıkı mı?

***

Yıllarca, yatırım ve kredi ilişkisinden hareket edilerek daracık bir yolda ilerlemeye çaba harcanıyordu.

Yerel Bankalar faizde yüksek  uçtuklarından sadece ticari krediye kapı açıyorlardı.

Türkiye merkezli Bankalar da KKTC yurttaşlarına yatırım kredisi için kapılarını açmıyorlardı.

Türkiye merkezli şirketler KKTC’de bedava arazi bulunca,krediyi de Ankara’dan sağlayıp adaya ayak basıyorlardı.

Çoğu Otel böyle ortaya çıktı.

Şimdilerde Türkiye’den sağlanan mali olanakların boyutu “Faiz farkını ödeyerek” büyütülmek istenmektedir.

Turizm, sanayi, enerji,bilişim ve benzer sektörlerde 7 milyon TL’ye kadar yükselen yatırım kredisi verilebilecektir.

Kredi, Bankalardan alınacak ve onların koşullarına uyulacaktır.

Bunu Türkiye merkezli bankalara kabul ettirdiklerinden KKTC’li yatırımcının sorunları hala ortada durmaktadır.

Esnaf kredileri,tarımsal yatırımlar,KOBİ’lere sağlanacak krediler de bu açıda görülmektedir.

Yapılacak istihdamlarda Sosyal Sigorta ve İhtiyat sandığının devlet tarafından karşılanması da söz konusu…

Hani Casinolara alınan personele de uygulanan ünlü formül!

Kumarhaneler  devlet desteği…

İşte bu noktada YAGA olayına dönmek istiyorum.

Bana göre KKTC küçük boyutlara sahiptir.

Yatırımın bir elde toplanmasında zarar yok yarar vardır.

Geçmişte DPÖ olarak adres gösteriyorduk.

Şimdilerde bunun YAGA olmaması için bir neden olabilir mi?

Adam alacak projesini,YAGA’ya başvuracak, DPÖ’den  geçirecek ve teşvikli kredi sağlanacak.

Bankaların bunu sağlaması sadece o Bankaların kurallarına bırakılırsa eskisinden daha iyi bir ortam olmayacak demektir.

Faiz farkını devlet ödeyeceğine göre Bankalara  her türlü yetkiyi bırakmak yerine ortak bir mekanizmayı YAGA ile oluşturmak daha etkili olmaz mı?

Yurt dışında olan gençlerimizin KKTC’ye dönmeleri ve yatırım yaparak ekonomiye katkı sağlamalarını istiyorsak,destek olmamız gerekir.

Siz bir Otelciye ülkenin önemli ölçütteki toprağını hibe edersiniz ama kurulacak bir fabrikaya yer sağlayamazsanız, kredi veremezseniz,bu adaya geri çağırmanın anlamı ne olabilir ki?

Kaldı ki Üniversiteler olsun,merkezi Türkiye’de olan şirketler olsun,ihaleleri KKTC’de açsalar da bu ihalelerin hangi yol ve yöntemlerle KKTC dışına verildiğini bilmeyen yoktur.

Yaşayan görür.

Bence YAGA ciddi yetklilerle donatılmalıdır.

Bakanlar o zaman rahat rahat köyleri,kent kulüp ve kahvehanelerini gezebilirler…

Sözü bağlarken, acaba biri bize Geçitkale Havalanının ne durumda olduğunu söyleyebilir mi?

“Milli Hava Yolu” da masal oldu değil mi?..

Bir kaç proje daha sayılabilir  ama herkes bunları bilmiyor mu?

NOT: Lefke,Yedidalga bölgesine petrola dayalı dev yatırıma karşı çıkanlar,gerekçelerini bin kez gözden geçirsinler.Böyle yatırım gerçekleşirse bundan, bölge de, ülke de kazanır.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31