* Gelin de bizim politikacıları kızları kovalayan, yakalayınca da ne yapacağını bilmeyen o yaşlı adama benzetmeyin. Ömür boyu koltuğu kovalar bizim politikacılar, koltuğu yakaladıklarında ise ne yapacaklarını bilemezler…
   * Farkında mısınız; en obez politikacılar bizim KKTC’de. Diğer ülkelerin politikacıları tığ gibi. Neden acaba? Hadi hep birlikte düşünelim bunu…
   * Modern politikada politikacı artistler ve mankenler gibi bakımlı ve dikkat çekici olmalı.
   * TC Sağlık Bakanlığı’nın devlet hastanelerine ilişkin sloganı: “Randevu alınız, siz hastaneyi değil, hastane sizi beklesin.” Anavatanın izindeysek biz de bu sloganı neden yaşama geçirmiyoruz ki?..
   * Akaryakıta zamlar biteviye bindiriliyor. Mübarek akaryakıt olmaktan çıktı… Bal gibi yakaryakıt işte!...
   * Bazıları zaten bunalımda. Böylelerinin etnik ve toplumsal kimlik bunalımı da yaşamalarına şaşmamalı…
   * Akil olmak yetmez, adil de olmalı… Aklını adaletsizlikten, fitneden ve çıkarından yana kullanan kaç tane akil tanıdım yaşamım boyunca…
   * UBP’deki iç kavga tırmanarak sürüyor. Parti bu dağınıklığıyla genel seçime giderse hali dumandır. En dramatik avuç yalamalarından birine tanık olacağız.
   * Bir Anneler Günü daha gelip geçti. Anneler Günü’ne yıllarca gıpta eden babalar için de bir gün belirlenmiştir, malûm... O günün bir tekrarı yakında geliyor. Ama her zamanki gibi yine Anneler Günü’ne hiç benzemeyecek Babalar Günü…
   * Babaların kimi zaman günahı olur ama annelerin hiç olmaz…
   * Mayıs sağanaklarından sonra Lefkoşa’mızda enfes Venedik manzaraları oluştuğundan tur operatörlerimiz Venedik turlarını iptal etmek zorunda kaldılar.
   * O yağışlı günlerde elektriklerimiz de kesildi durdu… Kamber’siz  düğün mü olur? Düğünümüz yağmur, Kamber’imiz ise elektrik kesintileri!..
   * Çevremizi ve alt yapımızı hoyratça öylesine mahvettik ki, bırakınız sağanakları ama Türkiye’den gelecek suyun da sel baskınlarına yol açması olasılığı var…
   * “Belediyeye onca personel alacaklarına keşke bir tane Nivoyla eğim okuması bilen ve yol drenaj meyillerini yaptıracak teknik personel alsalardı. Lefkoşa sokakları bu hallere gelmezdi her yağıştan sonra…” (Teşekkürler Mimar Faize Tarazi.)
   * 1000 tane belediye çalışanımız olduğu halde Lefkoşa’da bu kadar kentsel sorun yaşamamız reva – i hak mıdır?..
   * Trafikte birinci uyarı: Hiçbir sürücü trafik canavarını yollarda aramasın, içinde arasın ve onu söküp def etsin.
   * Lefkoşa’nın bazı bölgelerinde sokak lambaları gece gündüz yanar, bazı bölgelerinde ise gece gündüz hiç yanmaz..
   * KKTC insanları sık sık kayboluyor. Nedir bunun gizemi? Uzaylılar tarafından mı kaçırılıyorlar?
   * Ateş sıcaktır, buz soğuk. Ama ikisi de yakar…
   * “Her iki tarafı da dinlemeden karar veren, kararı doğru olsa dahi, doğru hareket etmiş olmaz.” Seneca.
   * Haftanın sorusu ve yanıtı: Kadınlar neden futbol oynamaz? Çünkü on bir kadın aynı elbiseyi giyip bir arada duramaz.
   * Erkekten şiddet gören kadınlar için oluşturulan sığınma evleri yaygınlaşıyor. Kadından şiddet gören erkekler ise kara bahtlarıyla baş başa bırakılıyor.
   * Haftanın öğüdü Lev Tolstoy’dan: “Birini seveceksen onu olduğu gibi sev, olmasını istediğin gibi değil.”
   * Temel’in dünyası: Adam içeriden morgun kapısına vurup duruyor, bir yandan da bağırıyor: “Ben ölmedim, yaşıyorum, çıkarın beni buradan.” Morg görevlisi Temel dışarıdan yanıt verir: “Ula bağırıp durma orada, yat yerine. Sen doktordan iyi mi bileceksin?”
   * Ve şiir… Kahraman Tazeoğlu’ndan: “Ölüm kadar soğuktur ayrılıklar / Adamın üstüne lâpa lâpa kar yağar / Ve şairler her mevsim kan ağlar… / Üşütmüyor beni dışımdaki kar / İçimdeki yokluğun kadar.”

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5