Özgecan Aslan...

Ona yapılanları düşündükçe kanım donuyor, çıldırasım geliyor...

Sokağa çıkıp “yeter artık” diye haykırmak istiyorum...

Doğrusunu söylemek gerekirse, bu olay karşısında ne yazmak gerek onu da bilmiyorum...

Zaten böyle bir olay karşısında insan ne yazabilir ki!..

Diğer yandan Beren Saat’in paylaşımını okuyorum...

Bir kadının küçüklüğünden itibaren erkekler tarafından nasıl tacize uğradığını anlatıyor...

Okudukça erkekliğimden utandım!..

Ve “Beren Saat’in anladıkları yalan mı?” diye kendime soruyorum...

Hayır, yalan değil!..

Aksine eksik bile yazmış!..

Okul yıllarında kız arkadaşlarımızın göğüslerini görmek için “su savaşı yapalım mı” diye soru sormaya başladığımız anda onları ıslatan...

“Tavşancık” olup eteklerinin altından bakmaya çalışan...

Okul kantinin de sıraya girip onlara sürtünmek için fırsat kollayan...

Cinsel organımızı fark etmeleri için sürekli bir çaba içerisinde olan...

Ve ders sırasında elimizi onların bacağına atan biz erkekler değil miyiz?

Daha da fazlasını yaptık, yapıyoruz ve de yapmaya devam edeceğiz...

Çünkü bir erkeğe göre kadınları taciz etmek, hatta karşılığında olumlu bir tepki almak gurur verici bir şey!..

Erkek çocuğu olanlar bir dakika durup düşünsün!..

“Bugün şu kızı elledim” diye yanımıza gelen oğlumuza, “aferin evlat” diyerek onun bu yaptığından dolayı gurur duymuyor musunuz?

Alasını yapıyoruz değil mi?

Peki, aynı şekilde kızınız yanınıza gelse ve “baba bu çocuk bugün beni elli” dese tepkiniz ne olacak?

“Düşünmek bile istemiyorum” dediğinizi duyar gibiyim...

Suçu kızında bulan babaların olduğunu da biliyorum...

Ya okul sonrası nasıl bir yaratığa dönüştüğümüzün farkında mısınız?

Azgın birer boğa gibi oluyoruz!..

Hepimiz bir şekilde iş arkadaşımız olan kadınları bilerek ya da bilmeyerek taciz ediyoruz...

Onların yanında cinsel içerikli konuşmaya bayılıyoruz...

Yani Beren Saat bana göre az bile yazmış...

Ve dediği gibi bu kadar potansiyel tacizci arasında bugün nefes alabiliyorsa kendisini çok şanslı bir insan olarak görmeli...

***

Öncelikle şu gerçeği kabullenmek gerekiyor, Özgecan’ın başına gelen vahşet sadece Türkiye de yaşanmıyor...

Bugün özellikle Amerika başta olmak üzere birçok ülkede bu tür vahşetler gerçekleşiyor...

Tabi Türkiye’nin durumu bu ülkelerden çok daha kötü bir noktada...

Ve asıl dert edindiğim konu olan biz!..

Çok çabuk unuttuk babası tarafından tecavüz edildikten sonra öldürülen ve bir çöplüğe atılan Küçük Mustafa’yı...

Ve hiç ayaklanmadık engelli bir kızımıza tecavüz eden hayvanlara karşı...

Ya neredeyse bütün bir köyün tecavüz ettiği kızımız için düştük mü yollara?

Veya 1 ay önce 2 asker tarafından tecavüze uğrayan 14 yaşındaki çocuğumuz için isyan ettik mi?

İşte beni en çok rahatsız eden konu bu!..

Sanki benzer sapkınlıklar bizim ülkemizde olmuyormuş gibi davranıyoruz...

Düşünsenize, bu ülkede erkeklere pazarlanmak için getirilen yüzlerce kadınla aynı marketi ve aynı hastaneyi paylaşıyoruz ama bu duruma isyan etmek yerine normal bir şeymiş gibi davranıyoruz...

Daha geçtiğimiz aylar da bu kadınlardan bir tanesi aşk cinayetine kurban gitmedi mi?

Yine bu kadın gibi onlarcası otel odalarında, yollarda, sokaklarda ölü halde bulunmadı mı?

Peki, neden bunlara ses çıkarmıyoruz?

Evet, Özgecan için içim çok acıdı ama küçük Mustafa’yı da bir türlü aklımdan çıkartamıyorum...

O günü, cansız bedeninin bulunduğu anı bir türlü unutamıyorum!..

Kısacası Beren Saat’in yazdıklarını, Özgecan’ın yaşadıklarını, küçük Mustafa’nın cansız bedeninin bulunma anını düşündükçe artık erkekliğimden değil insanlığımdan utanıyorum...

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31