1 Nisan, tüm dünyada yalan günü… Yalan için neden ille de özel bir gün belirlendi?.. Yılın 364 gününde söylenen yalanlar yetmedi de, bir de yalancılığın ikramiyesi olarak özel güne mi ihtiyaç duyuldu?..
   Yakası açılmadık püsküllü yalanların meşrulaştırıldığı gündür 1 Nisan… En sunturlu yalanlar, eşek şakalarının dik âlâları böyle bir günde hep mazur görülür… Ve yalancılık zaten doğasında olan, yılın 364 gününde çeşitli yalanlarla hemcinslerini ve hatta kendini aldatan insan, 1 Nisan’da yalancılıkla yoğrulmuş doğasına verilen bu ödülle; yalana iyice doyar, iyice deşarj olur…
   Dünyanın bizatihi kendisi yalandır… “Yalan dünya” üstüne nice söylem, nice kurgulama vardır. Dünyanın yalan olduğuna dair en çarpıcı vurgulamayı Türk halk ozanı Yunus Emre yapmıştır… Şu dizeleriyle: “Dünya yalan kardeşim, dünya yalan / Var mı yalan dünyada baki kalan? / Mal da yalan, mülk de yalan / Var biraz da sen oyalan.”
     *       *       * 
   Bu uluslararası yalan günü geleneği nereden kaynaklanır peki?
   Roma İmparatoru Julius Caesar, Milat’tan önce 46 yılında takvimin başlangıcını ocak ayı olarak ilan etti. Öte yandan, 16. yüzyılın ortalarına dek, Avrupa'da yeni yıl geleneksel olarak, bahar aylarının başlangıç tarihi olarak da kabul edildi ve mart ayının 25'inde başladı. 1564 yılına gelindiğinde, Fransa Kralı 9. Charles, takvimi değiştirerek yıl başlangıcını ocak ayının birinci gününe aldı. O zamanki iletişim şartlarında bazı insanların bundan haberi olmadı. Bazıları ise bu kararı protesto etmek amacıyla, geleneklerini sürdürdüler. l Nisan'da partiler düzenlediler, birbirlerine armağanlar verdiler. Ocak ayını takvimin başlangıcı olarak özümseyenler ise bunları “Nisan aptalları” olarak nitelendirdiler. Nisanın ilk gününe  “tüm aptalların günü” adını verdiler. Bu günde “aptal” dediklerine şık ambalajlı, aldatıcı sürpriz hediyeler verdiler… Onları yapılmayacak partilere davet ettiler… Gerçekle ilişiği olmayan aldatıcı haberler ürettiler... Onlarla alay ettiler…
   Yıllar sonra Avrupa’da takvimin ayları yerine oturup, ocak ayının yılın ilk ayı olması yaygınlaşınca, Fransızlar “l Nisan” gününü, kendi kültürlerinin bir parçası olarak görmeye başladılar. Geleneği gittikçe süsleyerek, zenginleştirerek ve yaygınlaştırarak sürdürdüler. Bu geleneğin İngiltere'ye ulaşması yaklaşık iki yüzyıl sürdü. Gelenek oradan da Amerika'ya ve bütün dünyaya yayıldı. l Nisan şakalarının sembolünün “Nisan Balığı” olmasının nedeni ise, mart ayının sonlarına doğru, güneşin Balık Burcu'nu terk ediyor olmasıdır. 
    *      *       *
   Her gün yalanın envai çeşidinin söylendiği ve kendisi de yalan olan bir dünyada yaşıyoruz… Politika uğruna, aşk uğruna, menfaat uğruna, eğlence uğruna, hatta kötülük ya da iyilik uğruna yığınla yalan üretilir… Hayatımıza nice yalanlar girer ve hayatımızı altüst eder… Bu yalan bazen bir insan şeklindedir, bazen bir söylem şeklinde, bazen de serap misali bir görüntü şeklindedir… 
   Böyle bir günde temenni edebileceğimiz en hayırlı şey, Tanrı’nın bizi kötü yalancıların, zehirli yalanlarından korumasıdır. Hayatımızın en büyük yalanı olarak bireysel dünyamıza girenler ve mütevazı, saf dünyamızı mahvettikten sonra çekip gidenler, korunmamız gereken ikiyüzlülerdir. 
   Ama onlardan çok az korunabildiğimiz de yalan dünyamızın bir diğer acı gerçeğidir. Çünkü güzel yalanlara, hele insan şeklindeki güzel yalanlara, hepimizin zaafı vardır. 
   Yalan gününde, “herkes için yalansız bir dünya” diyerek, asla gerçekleşmeyecek böylesi bir dilekle noktalıyorum yalana dair bu yazımı…   

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31