Meclis Başkanı Sibel Siber, Kamu-Sen yetkililerini kabulünde,  “bizim tarihimizde taşlı, sopalı, molotof kokteylli yürüyüşler ve mitingler olmamıştır. Olmayacağına da inancımız yüksektir. Toplum TOMA’ya ihtiyacı olmadığını seslendirmiştir” dedi.

Doğruyu söylemiş...

Uzun uzun da bu konu hakkında konmuşmaya devam etmiş...

Kıbrıslı Türklerin demokrasiye saygısının, dış basında övgüyle yer aldığını da dile getirerek, “Toplumun bu özelliği ile gurur duyuyorum” dedi.

Hatta bu tutumun tarihe geçebileceğine karşı inanç da  belirti...

Sibel Hanım’ın “dış basın” derken nereden bahsettiğini anlayamadım!

Doğrusu bugüne kadar da böyle bir habere rastlamadım!

Neyse gözümüzden kaçmıştır herhalde...

Ayrıca büyük mitingleri de hatırlattı...

Ve  “geçmişte, nüfusumuzun nerdeyse 5’te biri bir meydanda toplanarak mitingler düzenledi ve kimsenin burnu kanamadı. Bu ülke insanı iki farklı ideolojideki siyasi parti mitinglerine yan yana meydanlarda katıldı, kimseye zarar gelmedi” dedi...

Sibel Hanım’ın tüm söylediklerine katılıyorum, gerçekten çok doğru konuşmuş...

Ancak yanlış adrese...

Tüm bunları Kamu-Sen Başkanı’na değil, geçtiğimiz gün kendisini ziyaret eden Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri Komutanı Korgeneral İsmail Serdar Savaş’a söylemeliydi...

Çünkü doğru adres o!

Sibel Hanım’ın aksine, Kamu- Sen Başkanı Özkardaş, ziyarete gitmesine karşın doğru adrese çağrıda bulundu...

Özkardaş, TOMA’nın ülkeye getirilmemesi için Kamu-Sen olarak her türlü yasal mücadeleyi vereceklerini ifade ederek, Güvenlik Kuvvetleri Komutanı’na  çağrı yaptı...

Anayasa’nın Geçici 10’uncu maddesinde değişiklik yapılması gerektiğini  de söyledi...

Neyse ki Özkan Bey ile “TOMA’yı imha planı” var...Oh aklıma geldi ve rahatladım...

Yoksa halimiz duman olurdu...

 

ÖZERSAY HAKLI VE FARKLI

Kudret Özersay farklı bir kişi...

Çok enerjik, çalışkan ve üretken...

Böyle kişilere pek alışkın değiliz...

“Özel Temsilci” olduğu dönemde, Maraş ile ilgli bir öneri hazırlamış ve bu öneri NTV’nin eline geçmiş...

Dün kamuoyu bu haber ile sallandı...

Gündemin kahramanı Özersay’da, dün ayağının tozu ile Kıbrıs Genç TV’deki programıma konuk oldu...

Özdil Nami ise,  jet hızıyla, “Maraş ile ilgili bir planımız yok” diye açıklama yaptı...

Doğrusu neden yaptığını da anlayamadım!

Eroğlu çıksa ve “Maraş ile ilgili bir planımız var” dese, Özdil Nami’nin açıklaması havada kalacak...

Herhalde Ahmet Davutoğlu’ndan aldığı bilgilere güveniyor...

Ben Maraş’ın BM gözetiminde açılmasını ve yasal sahiplerine evlerine dönüş hakkı sağlamasının daha doğru olacağını savunuyorum...

Özersay ise, iki tarafın Maraş’ı 40 yıldır müzakere ettiğine ancak hiçbir adım atılamadığına dikkat çekiyor...

Ve gelin “Maraş’ı tek taraflı açalım, yasal sahiplerine de dönmeleri için çağrıda bulunalım” diyor...

İlk anda milliyetçi bir yaklaşım gibi gelsede, dinledikçe konu hakkında kafa yormaya başlıyorsunuz...

“Biz adımı atalım, göreceksiniz Rumlarda adım atacak” diyor...

“Yetki verilmez, alınır” diyerek de hem Maraş, hem de TOMA ile ilgili hükümete mesajını yolluyor...

Yasalara göre GKK’nın Başbakan’a hesap vermesi gerekiyor...

Yani başbakan istediği her konuda GKK’ya hesap sorabilir...

Özersay bu yasayı dün canlı yayında okudu ve başbakanı uyardı...

“Güvenlik Kuvvetleri Komutanı’nı çağır ve TOMA’yı ülkemde istemiyorum” de...

Özersay hem haklı, hem de diğerlerinden farklı... 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5