Gündem hep değişir.

Bir gün başbakanın söyledikleri çıkar karşımıza, bir gün cumhurbaşkanının.

Bu başbakan veya cumhurbaşkanı hangisi, diye sormayın.

Laf olsun diye yazdım zaten.

Sahte devletin desem, arkadaşlarımızın yüzü asılacak.

Gerçek cumhurbaşkanından bahsetsem, kızacaklar.

İyisi mi, öylesine diyelim.

Bir gün futbol gelir oturur, bir gün cinayetlerle hırsızlıklar.

Uzatmayalım.

Geçen gün telefonum çaldı.

“Açtım” dersem gülmeyin…

Açtım ki konuştuklarımı yazacağım.

Ama nedense hep öyle söylerler.

“Telefon çaldı, açtım.”

Açmasaydın ya…

Neyse.

Kıbrıs’tan gelmiş.

 -Seni gördüm, oradaydın, dedi.

-Konuşsaydın, dedim…

Rahatsızlık vermek istememiş.

Ne var ne yoktan sonra konuya girdi.

O aslında iş aramak için dört beş yıl önce İstanbul’dan kalkmış, yollara düşmüş.

Girne’de bir otelde iş bulmuş.

Ev kiralamış.

Kazancı ile giderleri arasında epeyce fark varmış ilk zamanlar.

İyi de geçiniyormuş.

Hatta İstanbul’daki ailesine para bile gönderiyormuş.

-İş bitti, diyor, senin memleketinde.

-Nasıl yani, dedim.

Hem geliri azalmış, hem malum hepimizin şikâyetçi olduklarından.

Bunlar şöyle sıralanabilir…

Hırsızlık…

Cinayet…

Fuhuş…

Kumar ve bir sürü şey.

“Üstelik diyor, nüfus o kadar çoğaldı ki, sokaklar o kadar doldu ki, huzur muzur kalmadı.

O zaman da kendi kendime dedim ki, oğlum burada ne işin var…

Döndüm artık ve bilsem ki taş yiyeceğim, İstanbul’dan bir yere kıpırdamayacağım.”

Görüştüğümüzde daha detaya gireriz diye sözleştik…

Telefonu kapattım…

Elbette ki kapattım, yoksa ne bu yazıları yazabilir olacaktım, ne başka işler yapacaktım.

Genelde böyleyizdir.

Yaptığımız binlerce eylem var.

Mesela su içmek de bir eylem.

Kapı açmak.

Musluğu kapatmak ve giyinmek de.

Üstümü giyindim dışarı çıktım demek gerekir mi mesela.

Giyinmeden kim çıkabilir kapıdan?

Gündem hep değişir.

Bir gün başbakanın söyledikleri çıkar karşımıza, bir gün cumhurbaşkanının.

Hangileri olduğunu sormayın…

Onlar veya diğerleri…

Yapmaları gereken çok görevleri var…

Yaptıklarını ki yapmak zorundalar, reklam olsun diye söylerler, ama yapmadıklarını gizlerler.

Gizlerler de işler daha kötüye gidince sırra kadem basarlar.

Kafama takıldı.

Şu su getirme işinde kim, kiminle, nasıl görüştü ve nasıl karar çıktı?

Çok merak ettim.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31