Gündelik siyasete dalmadığınız zaman, okur size kızar bazan… “Memlekette neler oluyor, sen nelerden bahsediyorsun?” der…  Daldığınızda ise bir günde yalancı çıkmak, işten değildir. Dün yazdıklarımızı, bugün yalanlamak zorunda kalabiliriz, nitekim…

İrsen Küçük memlekette değilken aslan kesilen kimilerinin, kediye dönmesi için birkaç kişiyi disipline verip, “Erken seçim mi? Alın size acele seçim…” demesi, galiba yetecek… Bir fikir jimnastiği yapalım:

Küçük, birkaç milletvekilini disipline verip, partiden ihraç etti, diyelim! Kendi milletvekillerinde ortaya çıkacak korkuyu da iyi yönetti, Ağustos’a acele seçim kararını çıkardı! Ne olacak? Bu isyancılar, ne UBP’den ne de başka ir partiden, aday olamazlar! Kendilerinin partikurmasına ise zaman yok da ayrıca mecal da var mı? O da ayrı soru…

Böyle bir durumda, muhalefetin pozisyonu ne olur? “Yok, Ağustos’da erken seçim istemem! Erken dedikse, yok da bu kadar!”desen vay! “Peki, hodri meydan” deyip, anlaşıp birlikte  gensoru hazırlığına giriştiğin adamların siyasi hayatını bitirsen, gene vay! İki ucu pis bir değnek…

Meseleyi, bir de tersinden ele alalım:

İrsen bey’in manevrası tutmadı! Ne atabiliyor muhaliflerini, ne de “acele seçim” önergesi verebiliyor! Gensoru verildi, hükümet düşürüldü, gene UBP’lilerin oluşturacağı bir hükümet kuruldu! İrsen bey, dışarda… Parti başkanlığı da elbet devam etmekte… İlk erken seçime kadar, yeni bir kurultay yapılıp, genel başkanlıktan alınmazsa, listeleri yapma yetkisi onda! Bakanlık kabul edenlerin tümünü dışlayan bir aday listesi yaptı,verdi Necdet Numan’a o da götürdü yüksek seçim kuruluna… Ne olur? Mahkemeye mi gidilir? Adayları belirleme yöntemini parti tüzükleri belirler ama unutulmasın ki yasa önünde partinin yönetimidir yetkili olan… Tüzüğü çiğnedi, götürdü verdi, diyelim… Te mahkemeye gidesiniz, seçim yapılır…  Kalırsınız, açıkta… Ha UBP seçimi kaybeder mi? Vallahi davul çalınca kim kimin arkasına koşar, bilinmez… Ama bu kadro, o başkaldırıdan sonra, gereğini yapmazsa, siyaseten bitmiştir! Bu da biline… Ya karnına, ya sırtına denilecek bir durum ortaya çıkmıştır! Bir taraftan biri, ötekini haritadan silecektir artık!

Böyle bir durumda da muhalefetteki partilerin görevi, UBP içindeki tartışmada taraf olanlardan hiçbir kesime koltuk değneği olmama imajını verdiği ölçüde önemlidir. Seçim sathı mailinde, “çantada keklik” yoktur…

Bu senaryoların hangisinin gerçekleşme şansı daha çok?

Süleyman Demirel’in tarihe geçen özlü sözlerinden biri, “ Siyasette yirmidört saat, yeterince uzun bir süredir”dir… Bir diğeri de “Dün dündü, bugün bugün…” Hazret o kadar seçim kazandı, bir bildiği vardır…

Değil üç aya kadar,yarına ne olacağı belli değildir, bana kalırsa… Yarın yalancı çıkmayı, istemem…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31