Önce çekingenlikle etraftakilere çaktırmadan bakılır…
Etraftakiler de etraftakilerine sessizce ve çaktırmadan bakarlar…
Bazıları göz göze gelseler de “ıhım” gibi sözlerden başka söz çıkmaz ağızlarında.
Zaman geçtikçe birbirlerini daha önce hiç görmeyen yolcular kaynaşmaya başlarlar.
Ve yolculuk bitmeden daha, oradan çok iyi arkadaşlıklar doğar.
Hatta doğan bazı arkadaşlıklar önce aşka, sonra  evliliğe kadar gider.
Askerlikte de böyledir…
Okul yıllarında…
Hatta iş hayatında...
Bir gün bakarsınız ki yeni bir hayat başlamış sonradan tanıdıklarınla…
Ben mesela…
Yürüyüşlere başlamadan önce oturduğum semte kimseyi tanımazdım.
Şimdi her bölgeden evine rahatça gidebileceğim yeni tanıdıklar edindim…
Aylardır birlikte olan iki liderimiz var.
Birisi yasal lider, diğeri sahte.
Sahte veya yasal.
Birbirlerine kızsalar da onlar bir odaya kapatılmış günlerce çıkamamışlar kadar birlikte oldular.
Artık çakma yasalın gözlerinden, yasal da çakmanın kaşlarından ne diyeceğini anlar duruma geldiler.
Birisi öksürse diğeri koşacak, diğeri ateşlense öteki soğuk kompresleri kapıp gelecek. 
İşte bu iki kafadarı yani yasalla çakmayı Greentree’ye kapatmışlar.
Hem de eşleri ile birlikte.
Bir aile toplantısı ve kaynaşması gibidir bu kapatma.
Orada kapı komşulukları var.
Birisi ötekini kahveye, öteki diğerin  çaya çağırıp duruyorlar.
Çünkü böyle olmaya mahkumlar.
“Bu kadar yıldır görüştünüz bu işi bitirin” dediler onlara…
Onlar orada birbirleri ile sabah akşam muhabbet ederlerken…
Biz ve bizim gibi bu işin bir an evvel sonuçlanmasını gönülden isteyenler ise gözleri haberlerde, kulakları gelecek seslerde, bekliyoruz…
Gerçekten günlerce yüz yüze bakanların günün sonunda birbirlerine olumsuz cevap vereceklerine inanmak istemiyorum.
En azından yüzlerinin tutmaması gerekir diye düşünüyorum…
Üstelik ortada haklarımız var.
Yasalar var.
Ve capcanlı duran Kıbrıs Cumhuriyeti var…Neyin ne olduğu ortada…
Yani aslında iki lidere (sahte ile yasal) fazla iş düşmezken nasıl oluyor da bir çözüme imza koyamıyorlar…
Elbette ki yıllarca iki toplumun birbirlerinden ayrılmaları için ilkokullardaki eğitimlerden başlatıldı düşmanlık.
Beyinler olgunlaşmadan yerleştirilmiş oralara.
Birkaç nesli öldürüp insanlıktan çıkartmışlar…
Elbette ki iki toplumun bir araya gelmemesi için bizden sorumluların bile çabaları çoktur.
Bunları hepimiz de biliyoruz.
Hatta adının önüne prof yazanlar bile son günlerde petrolü görünce Kıbrıs Cumhuriyeti’ndeki haklarımızdan bahseder olmuşlar.
Kısaca aslında onları oraya kapatanlar Kıbrıs’ın sonsuza kadar çözümsüz kalmasını hesap etmişlerdir.
Ki hem sahtenin hem de yasalın giderlerken açıklamalarından bu umutsuzluğu görebilirisiniz…
 Buna rağmen yine de o yolculuk arkadaşlıkları var ya…
Hani askerlikte, okul yılları ve hatta iş hayatında başlar…
Ve belki de önce aşka sonra izdivaca dönüşür…
Sanmam ya...
Kim bilir belki de sahte de olsa yasal da iki Kıbrıslı, Kıbrıslı olduklarını hatırlayarak herkesi yanıltırlar…

Günün Karikatürü:

1.20120126001204.jpg

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31