Memlekette bir yatırım fetişizmidir almış başını gidiyor. “Yatırım”ın mahiyetini boşlayan çok sayıda insan, sözcüğün kendisine tapınmakla meşgul.

“Her yatırım KKTC ekonomisini güçlendirmektedir…” klişesini tekrarlamak bir tür tapınak ritüeline dönüştü. Bu cümleyi tekrarlayan, sanki dünyanın en tartışılmaz gerçekliğine işaret etmiş gibi kendinden emin.

Son olarak Karadenizliler Kültür Derneği, Trabzonspor’a arazi verilmesine karşı çıkanları ülkeden kovdu. Derneğe göre devletin Trabzonspor’a bedava yer vermesine itiraz edenlerin “bu vatan topraklarında” yerleri yokmuş.

Açık açık yazıyorum; benim bir vatandaş olarak Trabzonspor’a da, Fenerbahçe’ye de, Galatasaray’a da, Beşiktaş’a da “yatırımı teşvik” adı altında arazi tahsis edilmesine itirazım var.

Fanatizmin doruklarında gezinen taraftarlar kızacak diye bu görüşümü gizleyecek değilim. Hele birisi kalkar da beni “vatan topraklarından” kovmakla tehdit ederse buna hiç tahammül edemem.

Dernek yetkilisi, Trabzonspor’a arazi verilmesine itiraz edenlere, “size ne oluyor kuzum, amacınız nedir, kime hizmet etmektesiniz, nedir bu hazımsızlık?” diye soruyor. Böyle insanların varlığından hicap duyduğunu da belirtiyor.

Ayrıca “İngiliz ya da Yahudi kulübü gelse böyle davranmazsınız” demeye getiriyor ki sadece bu bile çirkinliğin daniskası.

Açıklamayı yapan beyefendiye naçizane önerim haddini bilmesidir. Ayrıca ırkçı yönlerini azıcık törpülemeye çalışması faydalı olacaktır.

Türkiye’den gelen her sermaye sahibini çeşitli iltimaslarla baş tacı etme alışkanlığına son verme zamanı artık geldi. Baksanıza iş, spor kulüplerine arazi dağıtmaya kadar vardı.

“Vatan toprakları” bu kadar değersiz mi ki, bir kongre üyeliğine ya da şeref tribününde maç izleme ayrıcalığına karşı bir teşekkür nişanesine dönüştürüldü?

Bundan önce turizm alanında yatırım yapanlarla ithalata dayalı iş kuranlara çeşitli kolaylıklar sağlandı. Şu anda bu yatırımların ülkeye ne katkısı olduğunu hesaplayan bir tek resmi kuruluş olduğunu sanmıyorum. Her şey alakuduru.

KKTC’de bir ahbap edinen herkes, en üst düzeyde ağırlanıp, sayısız iltimasla iş alemine dalabiliyor. Ne Ticaret Odası’nın ses çıkardığı var ne de Sanayi Odası’nın…

Türkiye merkezli ithalatçı firmanın şube açılışında “bu yatırımcılar bizi göklere çıkaracaktır” diye nutuk sallamanın ne alemi var?

Gelecek olan gelsin… Yeter ki karşısında böyle ezik ve muhtaç durmayalım. İstihdam kotalarına uysun, vergisini muntazaman ödesin, ihracata katkı yapsın… Yani ülkeden para emmesin; ülkeye para getirsin… Bunları sağlamayan bir yatırımcının kime ne faydası var?

Karadenizliler Kültür Derneği’nin açıklamasında “bir şey yazılıp çizilirken toplumda yaşayan sempatizanları veya destekçileri hiçe sayan bir düşünce yapısının kabul edilemeyeceği” söyleniyordu.

Oysa kabul edilemeyecek olan şey, insanların yurdunu, kendi babalarının malıymış gibi sağa sola hediye edenlerin pervasızlığıdır.

Manzara vahim: Birileri dağıtıyor, birileri alkışlıyor… Anlaşılan herkes “yatırım” peşinde…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31