Severiz ya da sevmeyiz, her türlü kötü şarta rağmen şu anda ülkenin en büyük partisi UBP’dir.

Yıllardan beridir eskilerin artık kenara çekilmesini isteyen partililer, ne yazık ki son yıllarda gençleşen parti üst düzey yönetiminden, bakanlardan, bürokratlardan memnun değildir.

Parti, ülkenin menfaatler partisi olarak anılsa da, bizde genelin görüşü olan önümüzdeki Pazar günü bir seçim olsa UBP’nin yine birinci parti çıkacağına inananlardanız.

Doğrudur, ülkede partizanlığın mimarı yine bu partidir…

Geçmişteki kötü alışkanlıklarına yine devam etmekte, yine partili olmayana ülkede yaşam hakkı tanımamaktadır.

Bunun da öncelikli sebebi, parti yönetici ve vekillerinin toplumsal olarak değil de bireysel olarak düşünmelerinden başka bir şey değildir.

Bir daha seçilememe korkusu, partinin genelinde hakimdir ve bu da ülkede ayrımcılık, partizanlık ve popülist yaklaşımların devamı demektir.

UBP’nin içinde özellikle son dönemde parlayan yıldızlardan bir tanesi de Lefkoşa İlçe Başkanı Dr. Faiz Sucuoğlu’dur…

İstihdamlar, çeşitli devlet kaynaklarının dağıtılması konusunda her türlü siyasi riski göze alarak hem partilisine hem de toplumun geneline sadece gerçekleri söylemesi, bundan sonra istihdamın artık ülke için çok lüks olduğunu çekinmeden söyleyebilmesi ve sadece partililerin değil partili olmayan gençlerin de bu ülkede istihdam edilebilmesini yüksek sesle söyleyebilmesi bile,  gelecek için umut vericidir.

Bakanların halkın gözünün içine baka baka lüks araçlarda gezmesinin sakıncalı olduğunu, istihdamlarda eşe dosta göre değil,merkezi sınav sistemine göre liyakat ve bilgiye bakılmasını, emeklilere yapılan vergi kesintisinin yanlış olduğunu söylemek UBP gibi bir partide kolay bir iş değildir.

İşte Faiz Sucuoğlu ve onun gibi düşünenler sadece partilerinin aydınlık yüzü değil tüm toplumun geleceğinin garantisi kişilerdir.

Hangi partiden olursa olsun, partisel menfaatlere değil toplumsal kazanımlara değer veren, aydın kişilere en fazla ihtiyacımız olan bir dönemden geçmekteyiz.

Umarız, onların kıymetini bilir, sancılı da olsa köklü değişimleri başlatabiliriz…

 

Okur şikayeti:

“Sınav Anayasa’ya aykırı mı?”

“Levent bey, lütfen Cumartesi günü yapılmış olan öğretmenler sınavında geçen sene yapılan tüzük değişikliğiyle getirilen katkı puanı ve daha önceki senelerde var olan artı puan uygulamasının anayasal eşitlik ilkesine aykırılığını işler misiniz?

Arkadaşım sınavda 3’ncü geldi fakat artı ve katkı puanlarının eklenmesiyle  15’nci sıraya geriledi.

Aynı şekilde diğer arkadaşım 1’nci geldi fakat katkı ve artı puanlarla 13’ncü sıraya geriledi. bu adalet midir?”

(Musa BAYRAKTAR)

 

İHBAR HATTI

ASOK’a ‘kıyak’ iddiası!

“Levent bey kardeşim,

Lefkoşa-Girne yolunda, anayol üzerinde bulunan ve geçen hükümet döneminde trafiğe engel olur gerekçesiyle anayola doğrudan giriş-çıkış izni verilmeyen ANOVA adlı mobilya mağazasının el değiştirip ASOK şirketinin eline geçmesi ile hükümetin ilgili şirkete anayola giriş-çıkış izni verdiğini öğrendik.

Eğer durum böyleyse devlet eliyle trafik terörüne davetiye çıkartılıyor?..”

(İHBARCI)

 

Erenköy Lisesi soruyor;

“Kafetarya kirası kimin?”

“Sayın Özadam,

Erenköy Lisesi’nin kafeteryasını biz Okul Aile Birliği olarak yaptık. Eğitim Vakfı 3 yıldan beridir ihaleye çıkmadı ama paranın yüzde 20’sini alıyor. Bize Eğitim Vakfı’nın katkısı tüm yıllar boyunca sadece bin 200 TL. Şimdi sormak isteriz, yasal olarak kafeterya kirasını okul aile birliği mi yoksa okul idaresi mi almalıdır?

Ben okul aile birliği başkanı olarak iddia ederim ki hiçbir okulda öyle bir kafeterya yoktur. Hatta İskele’den yukarı böyle güzel düzenlenmiş restoran dahi yoktur…”

(Erenköy Lisesi Okul Aile Birliği)

 

Camii’nin elektrikleri kesildi cemaat isyan etti!

Mağusa’da sulu çember diye bilinen mevkideki caminin elektrikleri yatsı namazı kılınırken kesildi ve o anda namaz kılan cemaatin büyük tepkisini aldı.

Bölgede elektrik olduğu halde caminin elektriklerinin niçin kesildiğini anlayamadıkları belirten kızgın vatandaşlar, bu hareketi dine saygısızlık olarak nitelendirdiler.

Din İşleri Başkanlığı’nın da göreve davet edildiği çağrıda yetkililerin en kısa zamanda önlem alması istendi.

levenet.20110922235815.jpg

MESAJ KUTUSU

Sayın Necdet NUMAN, Çatalköy’den Emre Aksu adlı bilgisayar mağazası olan genci Maliye Bakanlığı’nda dün  istihdam ettirdiniz kusura bakmayın ama iyi halt ettiniz.  Bari işi gücü olmayan birisini tercih etseydiniz kötü mü olurdu?

Sayın Erdal ÖZCENK, dün bir intihar vakası olmuş ve hastaneye getirilen kimsesi olmayan bir gencin başında 24 saat durulması için hemşireleriniz ısrarcı olmuşlar. Sizin hastanede hasta başında duracak bir Allahın kulu yok mu?

Sayın Mustafa ÖZBEK, bağırsak kanserinden muzdarip olduğunuzu ama sonuçta savaşı kazandığınızı sevinerek öğrendik. Büyük geçmiş olsun diyoruz. Siz daha çok genci cebinizden çıkarırsınız.

Sayın Mustafa GÜÇLÜ, devlet tarafından yurt dışında görevlendirildiniz ama daha maaş almak nasip olmamış. Yöneticiler devlette angarya çalıştırmanın yasa dışı olduğunu bilmiyorlar mı acaba?

Sayın Günay ÇERKEZ, Vakıflar İdaresi’ne ait golf sahanızın yeni kirasının dudak uçuklattığı ve isyan ettiğinizi duyduk.  Üç aşağı beş yukarı anlaşın artık, söyleyin bütün bakanlar burada golf oynasınlar kiraya saysınlar. Nasıl fikir ama?

Sayın Hüseyin BARBET, muhtarların çocuklarının istihdam edilmediğinden yakınıyorsunuz ama peki gelininizin istihdamını niçin göz ardı ediyorsunuz ki? Umarız bundan diğer muhtarların haberi yoktur, öğrenirlerse yandınız.

Sayın Dağhan FELLAHOĞLU, yani tilki gibi kurnaz olduğunuzu bilirdik de bu kadarına pes dedik doğrusu. Baz istasyonuna su deposu kılıfı fikri kimden çıktı acaba? Minareyi çalan kılıfını da hazırlar değil mi? Sayaç konusu da yakında patlayacak bizden uyarması.

Sayın Ersan SANER, Ercan kavşağının yeniden düzenlenip trafiğin rahatlatılması gerçekten  yararlı olacaktır ama Gönyeli çemberinin bir kez daha göz ardı edilmesi hoşumuza gitmedi. Ha keşke sizin de eviniz Girne’de olsaydı da trafik keşmekeşini bizzat yaşayıp görseydiniz.

Sayın Ünal ÜSTEL, yurt dışı gezileri bittikten sonra biraz da ülke içindeki tarihi yerleri gezmeyi düşünür müydünüz? Yoksa buraları yurt dışa kadar cazip gelmiyor mu size? Tarihi eserler ağlıyor, ne gören var ne duyan!

Sayın Ömer KALYONCU, dün mecliste yaptığınız konuşma mahkemelik oluyormuş ancak, dokunulmazlığınız olduğu için bu mümkün değilmiş. Bu işi ancak mahkemeler çözer değil mi?

Sayın Asım AKANSOY, partililerin basına demeç ve programlara katılma konusundaki kararda büyük payınız olduğu söyleniyor. Hadi Rusya’da okusanız neyse diyeceğiz de biraz abartmadınız mı sizce de…

Sayın Celal CİN, Antep gezisinden bir çuval Antep fıstığı ile geri döndüğünüz görülmüş. Fazlası sağlığa zararlıdır biliyorsunuz değil mi? Müslüman malı ortak olduğuna göre gereğini yerine getirin o zaman…

Sayın Cemal BULUTOĞLULARI, 18 güzelin arasında kalınca bir ara tansiyonunuz tavan yapmış. Belli bir yaştan sonra kalbe zarar verecek şeylerden uzak durmak gerekir değil mi? Verilmiş sadakanız varmış.

Sayın Metin BEYOĞLU, BRTK yönetim kurul üyeliğinizden alınmanız fena halde gücünüze gitmiş diyorlar. Alınganlık yapmaya hiç gerek yok, ileride size görev vermeyenlere yatıp kalkıp dua edeceksiniz.

Sayın Özdemir GÜL, HAK’ın ülke genelinde her geçen gün biraz daha yaygınlaştığını gözlemliyoruz. Ancak kırsal kesime daha fazla zaman ayırmanız ve yerinde ziyaretlerde bulunmanız talepleri geliyor. Kolay gelsin diyoruz…

Sayın Turgut ERGÜL, muhterem validenizin vefatını üzüntü ile öğrendik. Merhumeye Tanrı’dan rahmet size ve yaslı aileye başsağlığı dileriz. Allah geride kalanlara sağlıklı uzun ömürler nasip etsin.

Sayın Ahmet EROĞLU, Derince’deki öğrenci taşımacılığı işinde tamamen partizanlığa kurban gittiğiniz söyleniyor. Umarız bir dahaki seneye adaletli bir seçim yapılır, Geçmiş olsun…

Sayın Sami ÖZUSLU, Wikileaks belgelerinde sizin köşe yazılarınızdan da alıntılar varmış. Artık siz de dünyaca ünlü oldunuz desenize. Darısı diğer meslektaşlarınızın başına…

Sayın Perihan AZİZ, yeni imajınızın epey yakıştığı söyleniyor. Emeklilik günleri yaklaştıkça kendinize çok daha fazla bakmaya başladınız. En doğrusunu yapıyorsunuz. Ama emekli olunca da sizi boş bırakacaklarını sanmayın. Muhakkak bir basın kurumu havada kapacaktır.

 

Günün Fıkrası : Delikanlı maymun 

Maymun kurmuş çilingir sofrasını ormanın orta yerine, külhanbeyliği yapıyor.
O sırada zürafa oradan geçiyormuş, sormuş:
- "Vay maymun kardeş, nasılsın?"
- "İyiyim be anam, içiyorum içiyorum aslanı dövüyorum."
Zürafa tırsmış ve uzaklaşmış. Derken Zebra geçmiş, o da sormuş:
- "Selam maymun abi, ne var ne yok?"
- "N'olsun be gülüm hep ayni; içiyorum içiyorum aslanı marizliyorum."
Zebra da uzaklaşmış oradan. Bu kez köstebek, geçerken sormuş:
- "Maymun ya naber?"
- "İyilik koçum içiyorum içiyorum Allah ne verdiyse girişiyorum aslana!"
Köstebek de sıvışmış.
Ancak böyle böyle derken, olanlar aslanın kulağına gitmiş ve aslan o tarafa doğru yola koyulmuş. Cıkmış maymunun karşısına:
- "Eee anlat bakalım maymun efendi, ne var ne yok?"
Maymun hemen kendine çeki düzen vererek yanıtlamış:
- "N'olsun be abi, içiyorum içiyorum abuk sabuk konuşuyorum."

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31