Her şeyden önce, şunu sormak gerekiyor: Yeni bir sola ihtiyaç var mı ve bu “yeni” lâfı neyi içeriyor?

Bu ihtiyaç, özellikle Komintern felsefesinde ortaya çıkan, dar, indirgemeci, preindividüalist anlayışları aşmak anlamında ortaya çıkmıştır. Karl Marx’a daha hayatta iken “Tanrı beni marxist olmaktan korusun” dedirten bu yaklaşımın neden olduğu Sovyet deneyiminin çökmesi, aslında eski dünyanın da sona ermesidir. Bilgi Çağı öncesinden bahsediyorum. Yeni bir dünyada yaşıyoruz ve bu yeni dünyanın ihtiyaçları, yeni bir sol tanımını gerekli kılıyor.

Sovyet deneyimi çöktü ama Marxist Teori, sanıldığı gibi yalanlanmış değil!

Örneğin  “Değer Teorisi” “Artı-Değer Teorisi” Ücret Teorisi…  Marx’ın kapitalizm’in tabiatı ile ilgili, üretim artıkları elinde biriktikçe, veya sabit sermaye yatırımlarının oranı arttıkça, kaçınılmaz olarak her ikide birde bunalıma gireceği ve bunu ancak yerel veya genel savaşlar çıkararak atlatabileceği hakkındaki görüşünü, hayat yalanladı mı?

Özellikle Sovyet deneyiminden dolayı ortaya çıkmış bir tek gerçek vardır ekonomi alanında, o da onun, “ekonominin yasaları da doğal yasalar gibi insan iradesinden bağımsızdır” önermesinin doğru olduğudur. Yalanlanan, Marx değil; kendini Marxist sananlardır. Yanılan, Marx değil, kendini marxist sananlar olmuştur.  Ekonomiyi insan iradesi ile kendi dar zihninizin kalıplarına göre politik olarak manipüle etmeye kalkışırsanız, batırırsınız!

Dolayısıyla, Marx’ın yanılmış olduğunun ortaya çıktığı ile ilgili iddialar, üzerinden on yıl geçmeden, 1929 Bunalımı’ndan daha büyük bir bunalımla, onu doğruladı, çünkü o 200 yıl evvel bunu öngörmüştü. Amerika’da batan finans sistemini, devlet müdahalesi kurtardı.

Althusser, “Marxizm bitirilmemiş bir teoridir” der.

“Sol” insanlığın özgürlükten ve refahtan eşit pay talep etme” hayalidir! Peki kendini “solda” gören bir partinin, ekonomi politikasının temellerini ne oluşturmalıdır?

Sol bir parti, ekonominin yasalarının insan iradesinden bağımsız olduğunu bilir! Ama bu yasaları, refahın eşit paylaşılması hedefine ulaşmak için, bütün insanlığın yararına kullanmak marifetini geliştirir. Bu olur mu? Yer çekimi yasası, insanlığın aya gitmesine engel olabildi mi? O yasaları çok iyi bilirseniz, istediğiniz amaca uygun kullanmasını da öğrenmeniz lâzımdır. Yoksa zaten size ihtiyaç yoktur. O yasalara teslim olacaksanız, zaten onları kendi çıkarına kullanan hali hazırda başkaları vardır. Size ne gerek var?

Beni ilgilendiren ve çok iyi bilmem gereken, Ekonomi değil, Ekonomi Politik’tir! Nedir Ekonomi Politik? “Üretim süreci içinde yer alan, sınıf ve katmanların, birbirleri ile ilişkilerini inceleyen bilim”! Niçin bilmeliyiz ekonomi politik’i? Çünkü, siyaset tam da budur da onun için! Sol olabilmeniz için, sizin yer çekimi yasasını bilip, ona rağmen aya da gidebilmeniz gerekir! Newton’u canlandırıp, Yer Çekimi Yasası’nı anlattırmanız, herkes aya giderken sizin yürüyor olmanızı ne temize çıkarır, ne de haklı... İnsanlar zaten, siz olmadan da yürüyorlar…

Hiç unutulmamalıdır ki : Politika bir tercihtir…

NOT: Bu yazı devamında yayınlanacak iki makale ile birlikte okunup yargılanırsa anlamlı olacaktır… NB
 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31