“Vallahi billahi yeşile hayranım, hastasıyım” diyenlere sormak lazım…

Hangi yeşile?

Babam üç dört kişinin bir araya gelip mahallede kabadayı kesilen tipler için, “Onların dayılığı yalnız kalana kadardır” diyordu.

Sonradan bu sözün doğruluğuna çok şahit oldum.

Çok kabadayı gördüm höt deyince kaçışanların çok olduğunu…

Çok mahallelerde estiğim estik kestiğim kestik diyenlere çok şahit oldum.

Çoğu tek gezinmiyor.

Bir arkadaşım anlatmıştı.

Onun işyerine yakın bir caddede bir tane varmış.

Cebinden kasaturası eksik değilmiş.

Hep kalabalık dolaşırmış.

Mahalleli ondan çok korkarmış

Bir gün nasıl olmuşsa tek kalmış.

O gün şişlediler…

Ve çete dağılmış.

Şimdi arkadaşımın dediğine göre o şişleyenler o köşeyi tutmak için uğraşıyorlarmış.

Yeşille başladım, dayılığa geçtim, ne alaka diyeceksiniz.

Alâkası yok aslında.

Birbirleri ile bağlantı kurmaya çalışmayın.

Biri ağaç, dolar meselesi, diğeri insanın barbarlığı, zulmü, gaddarlığı ve kendine güvensizliği.

Obama, ABD’nin güvenliği için Suriye’yi vuracağız” dedi.

ABD’nin coğrafi yerini düşündüm, bir de Akdeniz’in sakin olması gereken köşesini.

Suriye bugün içişlerinde sıkıntılı bir dönem geçirmekte…

Komşu ülkeleri ile başı dertte.

Ne yaptıysa bu adam…

Neyi göremediyse.

Neye önlem alamadıysa…

Başı fena sıkıntıya girdi.

İçindeki teröristlere silah ve cephane dışarıdan geliyor.

Hangi ülkelerin gönderdikleri malum ama nedense fazla üzerinde durulmuyor.

Kimyasal silah kullandı diyorlar, vurmak için mazeret onu gösteriyorlar.

Ona bile somut bir açıklama getiremiyorlar.

G20 toplantısında Obama, “Buradaki liderlerin çoğu Esat’ın kimyasal kullandığı yönünde görüş bildiriyorlar, onun için vuracağız” diyor.

Onun bunun sözüne bakıyor ama işine öyle geldi için bilimsel çalışmalara kulak asmıyor.

Hani Obama’yı bir köşede tek başına bulacaksın.

Ona, “yapsana kahramanlık” diyeceksin.

Her neyse.

BM heyeti daha son sözünü söylemedi oysa.

Açmadı kartları, kimyasalların nereden, kimlerin eline geçtiğini, kimlerin kullandığını henüz açıklamadı.

Böyle bir ortamda biri can, diğerleri ise onun canı derdinde iken…

Mahallede savunmasız yaşayan bizlerin de başları belaya girdi.

Üstelik biz kendi içimizde düzen ararken etraftaki düzensizlikten nasibimizi alıyoruz.

Şimdi sabah akşam oturmuş ya savaş başlarsa diye korkuyla bekleşiyoruz.

Bölge tehlikeli.

Bir zamanların yeşil Kıbrıs’ı bugün hasta...

Ve yeşil Kıbrıs’ın sakinleri bugün yeşile hastalar sayesinde sakinliklerine hasretler.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31